PKK'nın kusuru (!)
Tüm İslam âleminin ve değerli halkımızın mübarek Ramazan Bayramı'nı kutluyor, bu mübarek günlerin kan gölüne dönmekte olan bölgemizde hayırlara vesile olmasını diliyoruz."
Tüm İslam âleminin ve değerli halkımızın mübarek Ramazan Bayramı’nı kutluyor, bu mübarek günlerin kan gölüne dönmekte olan bölgemizde hayırlara vesile olmasını diliyoruz.”
Bilin bakalım, bu bayram mesajı kime ait?
Bu mesaj, dünyanın en kanlı terör örgütünün Ramazan Bayramı öncesinde yayınladığı bayram mesajı.
PKK bununla da kalmadı ve bayram dolayısıyla tüm birimlerini"zorunlu olmadıkça çatışmaya girmemesi”konusunda uyardı.
Hani meşhur fıkradır, adam kendisini över över de en sonunda"tek kusurum yalan söylemektir”der ya, PKK’nın da bir kusuru var, göz göre göre yalan söylemesi, asla sözünde durmaması.
Örgüt sanki bu mesajları yayınlamamış gibi, sanki zorunlu haller dışında çatışmaya girmeyeceğini açıklamamış gibi Gaziantep’te terör tarihinin en kanlı saldırılarından birini gerçekleştirdi.
PKK bayram süresince eylem yapmama sözü vermiş olmasına rağmen dayanamadı, halk otobüsü durağında bomba yüklü aracı havaya uçurdu. 9 kişi ölürken, 60’dan fazla kişi de yaralandı. Ölenlerin ve yaralananlar hepsi sivil. Hatta kurbanlar arasında çocuklar ve kadınlar da var.
Peki, bu eylem zorunlu muydu? PKK’lı teröristler dağda güvenlik güçleri tarafından kuşatılmıştı da, kendilerini savunmak için mi bomba yüklü aracı havaya uçurmuşlardı? Elbette hayır. Ancak bir yönüyle eylem zorunluydu. Çünkü PKK eylemsiz yapamıyor. Sivil öldürmeden, havaya araç uçurmadan, çocuk-kadın demeden katliam yapmaksızın duramıyor. Örgüt insan öldürmezse eli kaşınıyor, krize giriyor.
PKK da terörist değilse
Şimdi bazı aydınlarımız"sadece PKK’yı suçlayarak bu sorunu çözemeyiz. PKK’ya ‘terörist’ diyerek bir sonuca varamayız”diyorlar. Onlara göre PKK sorununu ele alırken daha nötr bir dil kullanmalıyız ve PKK’lılara ‘militan’ ya da ‘gerilla’ demeliyiz.
Doğrudur, birinin teröristi bir başkasının ‘özgürlük savaşçısı’ olabilir. Nihayetinde Esad için terörist, Türkiye için muhalif... Ayrıca hemen hemen her bağımsızlık mücadelesinde terörün bir araç olarak kullanıldığı da reddedilemez bir gerçektir. Örneğin Filistinliler de uzun yıllar ‘terörist’ diye bilindiler... Ancak bağımsızlık hareketleri terör dönemini kısa sürede kapatırlar ve meşruiyetlerini temsil ettikleri kitlelerden almaya başlarlar.Terör ile bağını kesemeyenler ise hep terör örgütü olarak kalmaya mahkûmdurlar. İşte PKK bu bağı tam 30 yıldır kesememiştir vesu katılmamış bir terör örgütüolarak kalmıştır.
Bu bağlamda bizlerin PKK’ya ‘terör örgütü’ demesinin temel nedeni siyasi açıdan farklı yelpazelerde oluşumuz değildir. Bir halk otobüsünü, içinde kimin olduğuna bakmaksızın havaya uçuran kim olursa olsun o bizim için teröristtir... Bir dershane önünde, kime zarar vereceğine bakmaksızın bombalı saldırı yapıyorsanız siz siyaset bilimi terimlerine göre teröristsiniz... Eğer Taksim Meydanı’nda, günün en yoğun saatlerinden birinde kendinizi havaya uçuruyorsanız dünyanın en aşağılık yaratığısınızdır...
Uyuşturucu ticaretinden kazandığınız paralarla çocuk kaçırıp, 12-18 yaş arasındaki Kürt çocuklarından bir terör ordusu kurmaya çalışıyorsanız boşuna debelenmeyin, eğer siz de terörist değilseniz yeryüzünde hiç kimse terörist değildir.
Kısacası PKK sadece bir terör örgütüdür, yaptığı eylemler de buz gibi terör eylemleridir. Nokta!...