Misir politik rejimi karanliktir, pek oyle seffafliga gelmez. Devlet baskaninin saglik durumu hakkinda isini geregi gibi yapacak bir tip komisyonunun kurulmasini teklif etmek kimsenin haddine degildir
Israil ve bati kaynakli yayinlarda Misir Devlet Baskani Husnu Mubarek?in sagligina iliskin endiseleri gundeme getiren yazilardan gecenlerde bahsetmistim. Ingiliz Economist dergisinin kapak dosyasi bunlardan biri. Economist dergisinin kapaginda, piramitlerin yaninda firavun kiligina girmis ve colun kaypak kumlarina saplanmis bir Husnu Mubarek figuru var.
Yazimda belirttigim gibi, bu yayinlarda verilen bilgiler noktasi virgulune dogru olmayabilir. Ancak insanlarin zihinlerinde, Mubarek?in saglik durumuna iliskin olumsuz goruntuler olusturacagi tartisilmaz. Ayrica bazi hususlar da bu yayinlari destekler mahiyette. Mesela:
1- Mubarek?in ilerleyen yasi
2- Baskent Kahire?den ziyade turistik Sarmu?s Seyh?i mesken tutmasi
3- Canli yayin baglantisinda konusma yaparken bayilip kalmasi
4- Sonuncusu safra kesesi ameliyati olmak uzere pespese cerrahi mudahalelere maruz kalmasi
5- Ana haber bultenlerinde eskiden oldugu gibi sik sik gorunmemesi
Bizim kulturumuzde saglik, hastalik, hayat ve olume iliskin konular, takdir-i ilahi boyutu nedeniyle fazla irdelenmez, dillendirilmesi hos gorulmez. Medeni ulkelerde ise tibbi bilgiler, her hastanin kisisel mahremidir, iceriginin gizli kalmasi gerekir. Ancak bir devlet baskaninin sagligi soz konusu olursa bunlarin hicbirisi bahis konusu olamaz. Ortada bir devleti, bir milleti, koskoca bir kamuoyunu ilgilendiren bir mesele vardir. Aldigi kararlarla milyonlarca insanin bugununu ve gelecegini ilgilendiren bir insandan bahsediyoruz neticede.
Bu nedenle baskanin saglik bilgileri, muayene ve konsultasyon asamalarinda bile olabildigince seffaf ve aciktan olmali. Ulke guvenligi gibi son derece kritik konular soz konusu degilse bu hususlara yaklasim tarzi rahat olmali, asiri duyarli olmaya hic gerek yok. Bu yaklasimdan hareketle, baskanin hastaligina iliskin yabanci basindaki varsayimlari asiri duyarliliktan uzak bir sekilde, tarafsiz ve seffaf olarak ele alacagim. Baskanin sagligi gercekten yerinde degilse iki ihtimalli bir durumdan bahsetmek mumkun.
Birinci ihtimal: Baskanlik secimlerine dogru adim adim ilerlerken baskanin sagliginin birdenbire degil de yavas yavas bozulmasi. Bu durumda secime girer ve gorevine devam eder. Ancak sonraki secimlerde adaylik yuzdesi dusuk olabilir.
Ikinci ihtimal: Ani olumu veya gorevine devam edemez hale gelisi nedeniyle baskanlik makaminin bosalmasi ve bir erken baskanlik secimi olasiligi.
Her iki ihtimalin sonucunu anlamak icin konunun yasal boyutlariyla politik boyutlarini birbirinden ayirmak gerekiyor. Yasal boyutlar, sinirli anayasal cercevenin gerektirdigi faaliyetlerdir. Politik boyutlari belirleyen ise gucler dengesi ve politik denge unsurlaridir. Bu arada ikame veya ikmal edici, siradan veya siradisi diger surecler de goz onunde tutulmalidir.
Yasal acidan bakildiginda anayasanin 33-34 ve 35. maddeleri, yetki devrini, gecici bir engel durumu veya baskanlik makaminin bos kalmasina yol acacak sekilde surekli isgoremezlik kosullariyla sinirliyor. Gecici bir engel durumu soz konusu oldugunda baskanlik makamina baskan vekili, vekil yoksa veya mazeretli bir durumdaysa bakanlar kurulu baskani getirilir. Bu durumda baskanlik makamina gecici olarak getirilen kisinin, anayasayi degistirme, millet meclisini veya danisma meclisini dagitma ve bakanlari gorevden alma yetkisi yoktur.
Ancak vefat veya isgoremezlik nedeniyle baskanlik makami bosaldiginda meclis baskani gecici olarak baskanligi ustlenir. Eger meclis feshedilmisse yuksek anayasa mahkemesi baskani, gecici olarak baskanliga getirilir. Gerek meclis baskani, gerekse anayasa mahkemesi baskani, baskanlik secimlerinde aday olamazlar. Baskanlik secimi, makamin bosalmasini muteakip 60 gun icerisinde anayasanin 76. maddesinin geregine gore yapilir. Gecici devlet baskani, daha once de vurgulandigi gibi anayasayi degistiremez, millet meclisini veya danisma meclisini feshedemez, bakanlari gorevden alamaz.
Politik boyuta gelindiginde, her iki halde de (gecici engel veya isgoremezlik) Misirdaki rejimin gorulmemis bir sikinti ve karmasa yumagina dusmesi kacinilmazdir. Bunu iki sebebi vardir:
Ilki, bir baskan vekilinin olmayisi ve bakanlar kurulu baskaninin Misir rejiminde herhangi bir yetkiyi ifade etmemesi. Bakanlar kurulu baskani, bir devlet veya siyaset adamindan ziyade yuksek dereceli bir memur olarak algilanmaktadir.
Ikincisi, Misir?da yillardir hazirliklari yapilagelmis iktidari devralma planlarinin varligi. Ustelik halk, politik ve sosyal patlama tehditleriyle duruma yardimci olmaya tesne bir yapidadir.
Bu baglamda, devlet baskaninin uzunca bir sure daha saglik durumundaki bozulmanin devam ihtimali durumu daha karmasiklastiracak, devlet ve milletin yuce menfaatlerini koruma gudusu mevcut anayasa maddelerinin isletilmemesini beraberinde getirecektir. Cunku Misir politik rejimi karanliktir, pek oyle seffafliga gelmez. Devlet baskaninin saglik durumu hakkinda isini geregi gibi yapacak bir tip komisyonunun kurulmasini teklif etmek kimsenin haddine degildir. Bu durumda nihai karar, karar verici merkezlerin, yonetimi devralmak icin uygun zamani belirlemelerine kalmis olacaktir.
Ikbal beklentisi icindekiler, zamanin uygun olduguna kanaat getirmezlerse, baskanlik makaminin gecici bir sureyle bos oldugunu ilan ederek baskanin omur boyu baskan kalmasindan istifade etmeye calisacaklar. Bu, onlara iktidari ele gecirme planlarinin islemesi noktasinda zaman kazandiracak ve karsilasacaklari akibeti belki biraz hafifletecektir. Ozellikle yonetim kademesinde benzer hesaplari yapanlarla catisma kacinilmaz oldugunda. Bunun yol acacagi olumsuz etkinin sonuclariysa gercekten vahim olabilir.
Herhangi bir sebepten dolayi iktidari devralma icin uygun bir zaman olmadigi kanaati h