Mızrak çuvala sığmaz
Eskiler'Mızrak çuvala sığar mı?'demişler. Sığmaz. O sebeple üstüne kısa yorgan serenin ayakları açıkta kalır. Her şeyin yolunda gittiğini varsayıp tatbikat seminerini gerçek isimler kullanarak uygulatan komutanın kendini savunması da, savcı tarafından,'suçun ikrarı'olarak kabul edilir...
Eskiler‘Mızrak çuvala sığar mı?’demişler. Sığmaz. O sebeple üstüne kısa yorgan serenin ayakları açıkta kalır. Her şeyin yolunda gittiğini varsayıp tatbikat seminerini gerçek isimler kullanarak uygulatan komutanın kendini savunması da, savcı tarafından,‘suçun ikrarı’olarak kabul edilir...
Org. Hilmi Özkök’ün Silivri’de Ergenekon davalarının görüldüğü mahkeme önünde tanık olarak verdiği ifadeden sonra, ‘Balyoz’ tatbikatının ‘darbe’ hazırlığı olduğu iddiasına karşı çıkan siteyi daha yakın takibe aldım. Başlangıçta ismi ‘Çetin Doğan ve Gerçekler’ iken sonradan ‘Balyoz Davası ve Gerçekler’ isminde karar kılan internet sitesi Balyoz Davası’nın 1 numaralı sanığı Org. Çetin Doğan’ın kızı ve damadı tarafından yönetiliyor.
Medyada konuya ilişkin çıkan haber ve değerlendirmeleri izliyor sitenin kurucuları,‘çarpıtma’saydıkları her yaklaşımı sergiliyor. İddianameyi didik didik ettiklerini ve davanın iler tutar tarafı kalmadığını bütün dünyaya duyurduklarını da kaydedeyim.
‘Bütün dünya’ derken abartmıyorum; her karşı-saldırıyı İngilizce olarak da sitelerine koydukları için, konuya merak duyan yabancıların yararlanabildiği tek kaynak onların sitesi... Harvard Üniversitesi’nde ders veren, biri dünyanın sayılı ekonomistlerinden sayılan karı-koca, bir babaya gösterilecek vefanın azamisini bu ders-harici faaliyete dökmüş bulunuyor...
Hilmi Özkök’ün tanıklığından sonra ‘Balyoz Davası ve Gerçekler’ sitesi suskunluğa büründü. Tanıklık 3 Ağustos günü yapıldı. Sitede o günün haberinin başlığı şu: "Balyoz delilleri hakkında bir teknik rapor da Almanya’dan...” Hilmi Özkök’ün tanıklığıyla ilgili tek satır yok. Bir sonraki haber 6 Ağustos tarihli. O gün yapılan duruşmada, sanık avukatı Hüseyin Ersöz, savunma hakkının kullandırılmadığını söylemiş; site onun sözlerini "Bu müsamereye ne gerek var?” başlığıyla haberleştirmiş...
Daha önceki her duruşmanın geniş özetini bulabiliyorsunuz‘Balyoz Davası ve Gerçekler’sitesinde...
Tek istisna Org. Özkök’ün"İstanbul’daki tatbikatta aşırıya gidilmiş”cümlesiyle başlayan açıklamaları... Siteyi boş vakitlerinde hazırlayan evlâtlar, 6 Ağustos’tan bu yana sessizliğe büründüler..."İşleri yoğun”diyemiyorum, çünkü ABD’de akademik tatil sürüyor ve siteye daha fazla vakit ayırabilecek haldeler... Nitekim 3 ve 6 Ağustos günleri bir şeyler yazabilmişler...
Zorlandıkları belli. Çetin Doğan’ın mahkemedeki son savunması işlerini daha da zorlaştıracak gibime geliyor. Sadece mahkeme savcısının"Bu, ihtilâl hazırlığı yapıldığının ikrarıdır”dediği sözler yüzünden değil hem de...
Gelin, ajans haberini bir daha okuyalım: "İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Balyoz davasına, tutuklu sanık eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ın savunması ile devam edildi. Davaya konu olan seminerde hem cephede uygulanacak askeri harekat, hem de cephe gerisinde uygulanacak sıkıyönetim planının konuşulduğunu ileri süren Doğan, eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın ‘Adil düzen mutlaka gelecek, kanlı mı gelecek, kansız mı gelecek onu zaman gösterecek’ şeklindeki sözlerini hatırlattı. Doğan, ‘Bu mealdeki söylemlerin parti liderlerince gündeme pervasızca taşındığı bir ortamda, ordunun geri bölgesinde bölücü ve irticai kalkışmaları sıkıyönetim planlarının tartışılması için senaryoya dahil edilmesinden acaba neden rahatsızlık duyulmaktadır?’ dedi.”
Neymiş, neymiş? Necmettin Erbakan "Adil düzen mutlaka gelecek, kanlı mı kansız mı gelecek?” demiş, 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan da, bu sözler üzerine, tatbikat seminerine irticai kalkışmaların tartışılması senaryosunu da eklemiş...
İyi ama, o sözler Necmettin Erbakan tarafından ‘başbakan’ olmadan çok önce (13 Nisan 1994’te) "Refah Partisi yeterli oyu alsa bile iktidar kendisine verilmez” söylemine cevap olarak sarf edilmişti... ‘Balyoz’ tatbikatı ise, Ak Parti iktidarı döneminde, 3-5 Mart 2003 tarihlerinde, o sözlerden on yıl sonra yapıldı.
Yarın yine bakacağım‘Balyoz Davası ve Gerçekler’sitesine; bakalım mızrağı çuvala sığdırabilmişler mi?