Kimlerle haşrolmak isterseniz
"Dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim" der eskiler.. Kimle, ne için dostluk kuruyorsunuz bu çok önemli.
"Dostunu söyle, sana kim olduğunu
söyleyeyim" der eskiler.. Kimle, ne için dostluk kuruyorsunuz
bu çok önemli.
Sizin veliniz kim, biliyor musunuz, kimin sözünü dinliyorsanız o..
Sizin Rabbiniz, size terbiye edeninizdir..
Rabbimizin rızası için sevmeyi, Rabbimizin rızası için buğzetmeyi öğrenmemiz gerekiyor..
Son günlerde biri düğmeye bastı ve Başbakana inat, Aile
Bakanına inat, aileyi hedef alan açıklamalar yapıyorlar..
Aramızda "evlenmeyin" diyeni de var, "evliliğe inancımı yitirdim" diyen de..
Zaten "sanatçı" kimliğinin arkasına saklanan bir çok kişi, "seviyeli birliktelik" yaşıyor.
Lezbiyenliği, Homoseksüelliği geçtik, ensest ilişkileri
meşrulaştırma çabasına girdi birileri.. Fuhuş artık vak'a-i
adiyeden sayılıyor sanki birilerince..
Bu seviyeli birliktelik, öteden beri "Asri aile" diye takdim
edilmeye çalışılıyordu. Şimdi bunun adı Modern-Çağdaş aile
oldu..
Çocuk kreşte, anne baba huzur evinde.. Kendisi de bir gün
anne-babasını gönderdiği yere gidecek. Kreşte yetişen
çocuktan daha fazlasını beklemeye hakları yok.
Ana okulunda anne, huzur evinde huzur yok aslında.
Onun için de zaten köpek seviyorlar, çocuk sevmiyorlar..
İyi böylece kendi elleri ile kendi soylarını tüketiyorlar..
Türk tiyatrosunun usta ismi Haldun Dormen ve 49 yıl önce
boşandığı eşi Betül Mardin özel hayatları ilgili samimi
açıklamalar yaptılar.
Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Haldun Dormen ve
Türkiye'de iletişim alanında ilklere imza atmış ünlü halkla
ilişkiler uzmanı Betül Mardin yıllar önce hayatlarını
birleştirmiş, ancak evlilikleri sekiz sene sürmüş.
Boşanmalarının üstünden 49 yıl geçen Dormen ve Mardin, eski
eşi ile yarım asra yakın bir zaman dost..
Haldun Dormen "Evlilik güç bir iş. Geleneksel evlilikler de
modern evlilikler de aynı. Hiçbirinin çok da mutlu
olduklarını sanmıyorum. Mutlu olanlar varsa da dünyaya öyle
bakıyorlardır. Bence birlikte yaşamak daha mantıklı ve
daha güzel. Benim kardeşim 10 yıldır biriyle yaşıyor ve çok da
mutlu." diyor.
Gazeteci soruyor: "Gençlere evlilikle ilgili ne önerirsiniz?"
Haldun Dormen, Betül Mardin: Evlenmeyin! (Birbirlerine bakıp gülüyorlar)
Evet yılların sanatçısı, Hayatı iyi gözlemlediği kabul
edilen bir Tiyatrocu ve Türkiye'nin yakından tanıdığı bir
iletişim uzmanı size "evlenmeyin" diyor.
Ama Peygamberimiz "evlenin" diyor. Çok çocuğumuzun olmasını istiyor..
Size kim hangi haberi getiriyor ona bakın.. Yoksa peşine
düştükleriniz size kendi sonlarına götürürler. Onların
kılavuzlukları, rehberlikleri sizin onlarla
haşrolunmanızı sağlar..
Bırakalım, herkes kendi yoluna gitsin.. Onları veli edinmeyin..Velisi Şeytan olanın akibeti hayrolmaz.
Biliyorsunuz, Ayşe Arman Haldun Dormen'in gelini.. O da aynı
yolun yolcusu.. Ve sonunda bir gün, din gününde herkese
yaptıklarının hesabı sorulup, karşılıkları verildiğinde,
bu dünyada tartışıp durduğumuz şeylerin gerçeği ortaya
çıkacak.. Ama o gün vazgeçmek için, pişman olmak için çok geç.
Evliliği cinselliğe indirgemek temel bir yanlış..
Annelik, kadınlar için onur duyacakları bir şey, ruhsal olarak
da bedensel olarak da annelik sağlıklı bir hayat için
gerekli.. İşe manevi bir derinlik katarak aslında insan
olarak kendimizi yüceltiyoruz. Evlilik, biyolojik bir
üreme refleksi değil tek başına..
Geçen gün Ayşe Kulin de katılmıştı evliliğe inancını kaybedenler kervanına..
Aslında o seviyeli birliktelik dedikleri şeyden en çok kadınlar zararlı çıkıyor..
Geç evleniyor, çabuk boşanıyorlar. Çocuk yapmıyorlar.
Evliliklerinin mutluluk katsayısı çok düşük. Eşlerin
karşılıklı aldatması azımsanmayacak kadar çok.. Buldukları
çözüm: "tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna"
Müzik dünyası, moda dünyası, sanat dünyası sineması,
tiyatrosu ile bu emele hizmet ediyor. Mizah dünyası büyük
ölçüde belden aşağı.. Fuhuş, alkol ve kumar sektörü hızla
büyüyor.. Bir adım sonrası uyuşturucu sektörü. Ve tabi
psikolojik sorunlar, bedensel ve fiziksel engelli
nesiller..
Birilerinin özgürlük diye pazarlamaya çalıştığı şey
nefse, esarete kölelikten başka bir şey değil, aslında bu
pencereden bakınca..
Eee, insanlar cenneti ve cehennemi nasıl hakedecek..
Herkes özgürce kendi seçimini yapacak ve sonucuna katlanacak..
Kim ne yaparsa yapsın, onlar kendi yoluna, biz kendi
yolumuza. Allah'ın kitabında yazdığı, peygamberimizin
bize açıkladığı gibi..
Selam ve dua ile..