İbrahim Güçlü: Başbakan-Leyla Zana görüşmesi fiyasko
Kürt siyasetçi ve yazar İbrahim Güçlü, Başbakanın kabulünden sonra Leyla Zana'nın açıklamalarına bakıldığında görüşmenin tam bir fiyasko olduğunu ileri sürdü. Kamuoyunda Zana'nın düşüncelerinde bir farklılaşma algısı oluştuğunu ifade eden Güçlü, görüşme sonrası yapılan açıklamaya bakıldığında ise aslında Zana'nın "PKK silahlı mücadeleye devam edebilir." demeye başladığını kaydetti.
Kürt siyasetçi ve yazar İbrahim
Güçlü, Başbakanın kabulünden sonra Leyla Zana'nın açıklamalarına
bakıldığında görüşmenin tam bir fiyasko olduğunu ileri sürdü. Kamuoyunda
Zana'nın düşüncelerinde bir farklılaşma algısı oluştuğunu ifade eden
Güçlü, görüşme sonrası yapılan açıklamaya bakıldığında ise aslında
Zana'nın "PKK silahlı mücadeleye devam edebilir." demeye başladığını
kaydetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile
Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana arasındaki görüşmeyi Cihan
Haber Ajansı muhabirine değerlendiren Güçlü, Zana'nın görüşmeden önce
yaptığı açıklamaların üç temel özelliğinin bulunduğunu ifade etti.
Güçlü, şöyle devam etti: "Silahlı mücadele anlamlı değil, Türk ve Kürt
çocuklarının öldürülmemesi gerekiyordu. Varlığı silaha bağlı olan
PKK'nın da anlamsız olduğunu söylüyordu. İkincisi, AK Parti'nin güçlü
bir iktidar, Başbakanın güçlü bir lider olduğunu ve güvendiğini
söylüyordu. Bu şu anlama geliyordu: 12 Haziran öncesi BDP ve PKK
tarafından hükümet ile Başbakana yönelik geliştirilen düşmanlığını
anlamsız olduğunu söylüyordu. Üçüncüsü; BDP'nin siyaset üretmediğini,
hatta duygularda bile Kürt olmadığını, düşüncede sadece Kürt olduğunu
bunun ciddi bir handikap olduğunu, AK Parti milletvekillerinin duyguda
Kürt olduklarını ancak düşüncede Kürt olmadıklarını yani asıl Kürdün
onların olduğunu ifade ediyordu. Kamuoyunda buradan yola çıkarak PKK ile
Leyla Zana'nın düşüncelerinde bir farklılaşma algılama oldu. Bu
açıklamaların olumlu karşılanmasının nedeni buydu."
"LEYLA ZANA'NIN AÇIKLAMALARININ ARKASINDA DURMASI BEKLENİYORDU"
PKK-KCK
ve BDP yöneticilerinin de Zana'nın açıklamalarını eleştirdiğini
hatırlatan Güçlü, Zana'dan bir tekzip yapabileceğinin beklendiğini ancak
yapılmadığını söyledi. Tekzibin yapılmamasının ise "Leyla Zana
söylediklerinin arkasında duracak ve bu arkasında durduğu düşüncelerini
BDP içinde, BDP içindeki kitle içinde, dışındaki kendisini destekleyen
Kürtlerle birlikte ileri götüreceği" düşüncesini doğurduğunu dile
getiren Güçlü, "Fakat görüşme tam bir fiyaskoydu. Üstelik Leyla Zana,
açıklamalarıyla daha önce yaptığı açıklamalardan farklı olduğunu
göstermedi. PKK'nın silah bırakmasının gerekli olmadığını, hükümetin
operasyonlara son vermesinin gerçekçi olmadığını söyleyerek aslında 'PKK
silahlı mücadeleye devam edebilir' demeye başladı." dedi.
"BDP'NİN SÜREKLİ TEKRARLADIĞI TALEPLER"
Görüşmenin
çok anlamlı olmadığını savunan Güçlü, "Leyla Zana'nın ileri sürdüğü
talepler de, eğer çok özel başka bir mesaj söz konusu değilse, farklı
talepler değil. Kamuoyu tarafından bilinen, BDP'nin sürekli tekrarladığı
taleplerdir. BDP'nin talepleridir. PKK'ya karşı açık bir politika
izleyeceğini söylemesi beklenirken, Leyla Zana'nın ve BDP
milletvekillerinin otonom, özerk bir şekilde PKK'dan uzaklaşarak bir
siyaset izleyebilecekleri konusunda bir görüş belirtmesi anlamlı
olabilecekti. Bunu yapmadığı için çok anlamlı bir görüşme olmadı. Hatta
fiyasko olduğunu düşünüyorum. Sanıyorum hükümet çevreleri de böyle
düşünüyordur." görüşlerini savundu.