Cesur yeni dünya

Uzak-yakın dostlarım, yüzlercesi, bayramımı kutladı. Sağolsunlar. Kutlamaların hemen hepsi elektronik ortamda gerçekleşti. Kimi akıllı telefonun mesaj imkânını kullanarak, kimi internet üzerinden e-posta göndererek kutlama görevini yerine getirdi. Tebrik kartı gönderen olmuş mudur? Herhalde pek az...

Uzak-yakın dostlarım, yüzlercesi, bayramımı kutladı. Sağolsunlar. Kutlamaların hemen hepsi elektronik ortamda gerçekleşti. Kimi akıllı telefonun mesaj imkânını kullanarak, kimi internet üzerinden e-posta göndererek kutlama görevini yerine getirdi. Tebrik kartı gönderen olmuş mudur? Herhalde pek az...

Geleneksel yolla bayram kutlaması dönemini kapanmış sayabiliriz.

Eskiden ağzımıza sakız olmuş "Bak postacı geliyor / Selâm veriyor / Herkes ona bakıyor / Merak ediyor” dörtlüğünü şimdiki çocukların bildiğini sanmam. Her şeyden önce ‘postacı’ artık iletişimin en önemli kaynağı olmaktan çıktı. En son ne zaman mektup yazdınız? Hemen herkes birbirine derdini çağın getirdiği yöntemlerle anlatıyor.

Hiç değilse faturalar düşerdi posta kutusuna, o da bitmek üzere; son zamanlarda şirketler elektronik fatura yoluyla hesabı ulaştırıyorlar. Bankalar hesap özetlerini aynı yolla gönderiyor. "Akıllı telefon nakit cihazı haline ne zaman dönüşecek?” merakındaydım, o da başlamış; her türlü para değiş-tokuşu cep telefonu üzerinden gerçekleşecekmiş...

Olayın hayatlarımızı güvenlik açısından ilgilendiren bir yönü olduğu kesin: Herhangi bir şey elektronik ortama girdiği andan itibaren devlet başta olmak üzere pek çok kurum ve kişinin ona erişebilmesi kolaylaşıyor. Sabah kaçta kalktığınızı, mesaiye hangi yolu kullanarak gittiğinizi, ayda ne kadar para kazanıp ne kadarını tükettiğinizi, paranızı nerelere harcadığınızı, hangi markaları tercih ettiğinizi, kimlerin yakın arkadaşınız olduğunu, televizyonda neleri izlediğinizi... Her şeyinizi biliyorlar...

Geçen gün İSKİ’den evime kadar gelen bir görevlinin, "Sisteminizde kaçak var, son 48 saat içerisinde önceki bir aydan daha fazla su sarfiyatınız oldu” uyarısı da benim için göz açıcıydı.

Kimi cep telefonunuzdan öğreniyor, kimi OGS kartınızdan, çoğu bilgiyi de kredi kartınız sağlıyor... "Ben kredi kartı kullanmam” demeyin, eşiniz, çocuklarınız kullanıyor... Hangi sabunu kullandığımıza, hatta hangi sıklıkla yıkandığımıza kadar hayatımızın her ânıyla ilgili her türlü bilgiyi birilerine kendimiz sağlıyoruz.

Yaşasın teknoloji!

Dikkat ederseniz yasa-dışı dinlemeden, ya da birilerinin elektronik posta hesabınıza girerek elde ettikleri bilgilerden söz etmiyorum; kendi elimizle, kendi dilimizle sağladığımız tamamen yasal bilgiler bunlar...

Polisin cinayetleri çözmede artan başarısının altında da teknolojik nimetler var. ‘Kurban en son kimlerle konuşmuş, nerelere uğramış?’ bilgisini etrafa sorarak öğrenmek gerekmiyor çünkü; kurbanın cebindeki telefon bunları anlatıyor... Diyelim, kâtil telefonu alıp götürdü, bir şey fark etmiyor; servis sağlayıcı bilgileri görevlilere sunuyor. Kuşkulanılanlardan kimin kâtil olduğunu çıkarmak da kolay artık; bu defa onun cep telefonu "Cinayet ânında kurbanın yanında olan kişinin telefonuyum ben” diye konuşmaya başlıyor...

Bambaşka bir dünya haline getirdi teknoloji yaşadığımız dünyayı; onu kullanmasını bilenler hayatlarımıza da hükmeder hale geliyorlar... Evvelce birkaç bin kişiyle yapılan kamuoyu yoklamalarıyla toplumsal eğilimler ve tepkiler ölçülürdü; şimdi kablolu televizyon, cep telefonu ve kredi kartları denek sayısını milyonlara çıkarmış oldu. Toplumun eğilimlerini de, tek tek kişilerin tercihlerini de doğal olarak her gün kullandıkları teknolojik âletler belli ediyor.

Unutmayın: "Ben cep telefonu kullanmıyorum” demenin bir anlamı yok; hane halkından tek bir kişinin kullanması yeterli.

Korkutmak için yazmıyorum bunları, nasıl bir dünyada yaşadığımızı bilelim diye yazıyorum; bilelim ve ona göre hareket edelim. Günümüz dünyası herkesi daha şeffaf olmaya zorluyor. Vaktiyle saklanabilen sırlar günümüzde birkaç klavye darbesiyle deşifre olabiliyor.

Deşifre araçlarını da sağlıyor teknoloji; ‘twitter’ başta olmak üzere sosyal medyanın bütün mecraları bir kişinin gördüğünü veya keşfettiğini ânında milyonlara -istenirse sesli ve görüntülü olarak- ulaştırıyor...

Uzaktan-yakından bayramımı tebrik eden dostlarım ile bütün okurlarımın bayramını ben de kutlarım.