Cemaatin gücü adına!
Ben ne yaptımsa ne Allah için yaptım, ne de insanlar için. Ne yaptımsa kendim için yaptım..
Takma kafana be Ali İhsan!
Kim ne yaparsa kendine yapar..
Ben ne yaptımsa ne Allah için yaptım, ne de insanlar için. Ne yaptımsa kendim için yaptım..
Allah'ın bana ihtiyacı mı var. O'nun rızasını kazanmak için yaptığım
şeyler de yine kendim için.. Onların birçok şeyi, benim bir tek şeyim
var: Allah vekil ve O yeter!
Bu işler biraz loby, PR ve örgüt işi.. Varsa bu işlerde bir yanlışlık,
biz o yanlışın farkına varalım ve aynı yanlışa düşmeyelim ve insanları
uyaralım..
Herkes Cemaatin mal varlığını merak ediyor. Cemaati belli bir kesim
olarak kasdetmiyorum, her Müslüman bu çerçeveye dahil, isterseniz ümmet
deyin siz buna.
Cemaatin servetinden söz ederken, bu çerçeveye dahil herkesin kişisel
servetinden mi söz ediyorlar, yoksa, cemaat adına bir organizasyona
aktarılan paradan mı?
Hemen söyleyeyim, bizimkiler iktidarla daha kamil anlamda yeni
tanışıyorlar. Cemaatin bu anlamdaki gücü bugüne kadar büyük ölçüde zekat
ve din gayreti ile oluşturulan fonlardan kaynaklandı. Derin devletin
baskısı ile iktidarlar kurban derilerimize zekat ve fitrelerimize bile
el koydu. Şirketler "yeşil sermaye" diye damgalandı ve boykot edildi..
Ne oldu ise buna rağmen oldu.. Yoksa Beyaz Türkler, yani cumhuriyetin
seçkinleri, mütegallibe takımı, hazineyi de yağmaladılar, banka - borsa
oyunları ile halkı da.. Enflasyon canavarı hep bu efendilere çalıştı..
Bu düzenin devamı için kayıtdışı siyaseti de, kayıtdışı ekonomiyi de bunlar örgütledi..
Teröre 30 yılda 400 milyar dolar harcadık. Bu para aynı memleketin
çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerinden silah tüccarlarına, finans
capital denilen çevrelere gitti.
1950-80 arası, 30 yılda soğuk savaşta aynı faturayı ödedik. 1920-50 arasında da tek parti döneminde olan oldu..
28 Şubat döneminde de, o kısacık dönemde birileri 300 milyar dolar götürmüş.
Şu habere bakar mısınız "28 Şubat darbesi iddia edildiği gibi irtica ile
mücadele amacıyla yapılmış değil. İdeolojik kamuflajla yapılan soygunun
adıdır. 300 milyar dolar kaybedilmiştir.
Refahyol Hükümeti döneminde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olan İzmir
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabri
Tekir, 28 Şubat postmodern darbesine ekonomik açıdan bakmanın daha
mantıklı olacağını söyledi. Prof. Dr. Tekir, '28 Şubat ideolojik
kamuflaj altında yapılan bir soygundur. Asla iddia edildiği gibi irtica
ile mücadele amaçlı olarak yapılan bir müdahale değildir' dedi."
Beşli çetede kimler yer aldı ve bunlar bal tutup parmaklarını yaladılar
mı?. Batık bankalara yönetim kurulu üyesi olanlar sadece yönetim kurulu
hakkı huzuru ile yetindiler mi? Sürecin bütün sorumluluk ve yükünü
taşıyanlar bu ranttan hiç mi nasibdar olmadılar?..
Gerçekten Erkaya'nın hesabına bu büyük ranttan sadece 10 daire mi
düştü.. 300 milyar dolar, yani yaklaşık yarım trilyon liradan söz
ediyoruz.. Beşyüz tane milyarder çıkar bu işten..
Peki kim bunlar?
Kambersiz düğün olur mu? Basın olmadan bu işler olmaz.. 28 Şubat
sürecinde basın kuruluşlarının kullandığı teşvikler ve bu teşviklerin
niteliği. Bu 500 milyarderin 100'ü askerse, 100'ü siyasetçi olmalı.
100'ü yargı ve bürokrasiden olsun... 100 işadamı söyleyin bana; hadi
buna STK, sendika ve odaları da ekleyelim.. 100'ü gazete, gazeteci ve
bilim adamı olsun.. Bir milyar liraya, her biri 250.000 lira olsa, 4000
tane daire alınır ya hu! Bizimkiler de Erkaya'nın 9 dairesine takmış..
Bu paralar yurtdışında gitmiş olmasın sakın. Ya da borsada kullanılıyor
olmasın..
Ekonomide para kaybolmaz.. Bir Anayasa fırlatma olayında piyasanın,
borsanın ne olduğunu hepimiz gördük. Bu süreçte para buharlaşmadı,
birilerinin cebinden çıkan paralar birilerinin cebine girdi.. O dönemde
ihalelerin kimlere nasıl verildiğini biliyoruz. Kamu bankalarının nasıl
içinin boşaltıldığını, özel bankaların kimlere çalıştığını da, repo
rezaletlerini de. Finansal tetikçilerin nasıl iş dünyasını haraca
bağladığını da biliyoruz..
İnşallah, Meclis bu vurgunları da aydınlatır.. Bu işlerin arkasındaki
derin güçleri deşifre eder ve bunlar da sanık sandalyesine oturtulur.
Bu işler Ergenekon'dan, Balyoz'dan ibaret değil.. Darbe planı içinde yer
alan media mensupları, iş dünyasındaki isimler, STK ve odalardaki
isimler, akademisyenler, bürokratlar, yargıçlar daha deşifre olmadı.
Bana kalırsa içeridekilerin birkaç katı daha dışarıda insan var..
O dönemin banka kayıtları önemli.. Bu kişilerin usûl ve furuundan 3
dereceye kadar akrabalığı ve iş ilişkisi olanların izlenmesi gerek.. Bu
çevreler nerede ise 80 yıldır bu işin içindeler.. Cemaat grubları daha
yeni öğreniyor. Bunların eline su bile dökemezler bu anlamda..
İş Bankası ve o malûm çiftliklerin hesabı görülmedi daha.. Devletle bu
adamların "kesebir" çalıştıkları biliniyor. Yavuz-Havuz davası, Alyans
evlerini geçtik, hazine arazisi yağmalarını, rüşveti, sahi şu Hazine
bonosu meselesi neydi?! Demirel ve Cindoruk'a DYP'nin kurulduğu günlerde
olup bitenleri de sormak gerek.
Erkaya'nın sadece 9 dairesi varsa, gerçekten adam çok temizmiş diyeceğim, ötekilerine göre..
Selâm ve dua ile..