Bermekîlerin sonu!
Kaza ve kader birden gelmez. Önceden işaretleri gelir ve ardından kendisi teşrif eder. Herkes İsrail'in geleceğine ömür biçiyor. Ruslar İsrail'in 2020'li yıllarda yok olacağını doğruluyorlar.
Kaza ve kader birden gelmez. Önceden işaretleri gelir ve ardından kendisi teşrif eder. Herkes İsrail'in geleceğine ömür biçiyor. Ruslar İsrail'in 2020'li yıllarda yok olacağını doğruluyorlar. Keza Tel Aviv'deki Stratejik Araştırmalar Merkezi bundan en az 5 yıl kadar önce İsrail'in 10 yıl içinde yok olabileceğine dair bir rapor hazırlamıştır (El Mustakbel lil İslâm, Sefer Havali, s: 35). Elbette Fehd Amir el Ahmedi gibi kimileri de tarihi daha da öne çekerek 2012 yılında İsrail'in yok olacağına hükmetmişlerdi. Bunlar farklı içtihatlardır. Bazıları tarihi öne çekebileceği ve gerçeği teğet geçebileceği gibi, bazıları da tarihi olduğundan fazla tehir edebilir. Lakin somut verilere baktığımızda İsrail'in sonuna giden sürecin açıldığını söyleyebiliriz. Bazen olaylar ve hadiseler faillerin bile tahmin edemeyeceği şekilde gelişir. Tarihte buna dair çok sayıda örnek vardır. Abbasîlerin Köprülüleri olan Bermekîlerin akıbeti ve kaderi ve sonları ibretlerle doludur. Kader remizleriyle ve kurgularıyla adeta geliyorum demiştir. Bermekîler adeta Harun Reşid'i gölgelemişler ve devlet içinde devlet olmuşlardır. Şairleri atiyelere ve ödüllere boğmuşlardır. Bundan dolayı bir şair Bermekîleri şöyle tasvir etmiştir:
Ma reeyna kecudi Fadl Bin Yahya / Tereke'n nase kullehum şuârâ
(Fadl Bin Yahya gibi cömerdini görmedik! Bu cömertliğiyle herkesi şair yaptı!)
Her şeyin bir dolma ve taşma anı ve miktarı vardır. Ya da denildiği gibi bardağı taşıran daima bir son damla vardır. Bermekîler, şaşaa ve debdebede halifeleri gölgede bıraktıkları gibi Abbasî Devleti'ne Bermekîler Devleti de denilir olmuştur. Bütün bunlar Harun Reşid'de kuşku ve kin birikimine neden olmuştur. Bardağı taşıran damlalardan birisi Bermekîlerin maliyeyi tamamen kontrol altına almaları ve Harun Reşid'in onların debdebesi karşısında züğürt haline gelmesi ve istediği nafaka veya harcamaları alamamasıdır.
Belki kışkırtma da olabilir lakin onların zamanla hilafeti yıkacakları ve Kâbe'yi bir Zerdüşt tapınağı ve ateşhane haline getirecekleri söylenmiş. Harun Reşid'in kulağına fısıldanmıştır. Yine de bardağı taşıran son damla Harun Reşid'in sarayından daha büyük saray yapmaları olmuştur. Ebu Nüvvas gibi Farisi cephesinden veya kampından olanlar bu saraya övgüler düzmüşler bu ise en başta Bermekîleri tedirgin etmiştir. Esmai gibi Arap hikemiyatı şairleri Bermekîlere karşı çıkarken, Ebu Nüvvas gibi şuubiye taraftarı olan şairler ise Bermekîlerin tarafını tutmuştur. Şairler arasında bile bir kamplaşma olmuştur.
Cafer Bermekî yeni sarayla ilgili Ebu Nüvas'ın şiirini dinledikten sonra "Ebu Nüvas! Mezarımızı mı kazıyorsun?" diye sitemde bulunmuştur. Saraya intikal edeceği günü veya geceyi tayin etmek için Cafer Bermekî müneccimlere başvurur. Onlar da kendilerine göre en uğurlu anı tespit ederler ve Cafer Bermekî'ye iletirler. Bir gece yarısını tavsiye ederler. Bu tavsiyeye binaen Cafer Bermekî eşek sırtında ve tenha bir anda sarayın yolunu tutar. İnsanlar dinlenmeye çekilmişlerdir. Gece sükunete ermiştir. Çarşıdan geçerken bir karaltının şöyle mırıldandığını işitir:
Tüdebbiru binnucumi ve leyse yedri/Rabbunnecmi yefalu ma yüridu
(Yıldızlara danışırsın! Halbuki onlar ne bilir! Yıldızların Rabbi dilediğini icra eder!)
Bu beyti duyan Cafer Bermekî işkillenir ve adeta bu beytte kaderini sezer. Derhal bunu söyleyen kişinin önüne keser ve bunu kendisi için mi söylediğini sorar. Adamı istintaka tabi tutar. Adamın cevabı manidardır: Ben ne seni kastettim ve ne de seni tanırım! Adeta bu, gayb perdesinden bir hatıf veya nidadır. Adama birkaç kuruş vererek savar lakin içine kurt düşmüştür bir kere. Zira ondan önce de gördüğü rüyalar kendisini ürkütmüş ve kötümserliğe gark etmiştir. Sevinci gölgelenmiştir. Ve rüyalar ve arkasından bu tevafuklar sonunda kendi kendine kaderin kendisine acı bir son hazırladığına tam kanaat getirir. Ve sonunda koruklan gerçekleşir ve Harun Reşid, Cafer Bermekî'nin boynunu hadimi Mesrur'a havale eder. Kader ağlarını böyle örmüştür. Azgınlığın sonu hep böyledir!