ABD 'kacinilmaz son?a daha da yakin
Orta Dogu?yu isyanlar kasip kavururken, ABD yoneticileri imparatorlugu korumak icin umutsuz. Orta Dogu?yu isyanlar kasip kavururken, ABD yoneticileri imparatorlugu korumak icin umutsuz
Orta Dogu?yu isyanlar kasip kavururken, ABD yoneticileri imparatorlugu korumak icin umutsuz. Bu gunlerde tarihin gelgitleri cok hizli hareket ediyor. Siradan bir insanin, yasamak zorunda oldugu bir hayata sahip bir kisinin, olcegi kucuk ancak hissedenler icin dunyayi sallayan dertlerle dolu bir bireyin, tum bunlardan bir anlam cikarmasi zor. Aslinda sozum ona ?uzmanlar? dahi bu noktada sasirmis durumdadir. Aralarindaki en umitsiz ve dunyayi saran engin degisim denizine en cok direnenler, ABD politika yapicilaridir. Suriye diktatoru Bessar Esad, guvenlik guclerini genc gostericiler uzerine salmasi gibi, Israilliler de ?Nakba? gununde (Buyuk Felaket-Israil?in Kurulus Gunu) gosteri yapan genclere saldirdi ve bu yazi yazilirken 20 kisiyi katletti. Yemen?de gostericiler onun birakmasini isterken ?Baskan? bir yere gitmedigini ilan etti. ABD?nin anahtar muttefiklerinden Bahreyn?in Kral Hamad?i, birakmasi yonundeki taleplere ragmen tahtina meydan okuyarak yapismaya devam ediyor. Ozetle, tum eski rejimler ayni firtinanin muhasarasi altinda; tipki kayalara yapismis midyeler gibi umutsuzca guce sariliyorlar ancak hicbiri bu yumusakcalarin bitmez tukenmez kalma gucune sahip degil. Determinist bir eskatolojiye (Dunyanin sonu Teolojisi) dusmeden, tum bu rejimlerin (Demografik olarak Israillilerin, uzun zaman once Avrupa?da (ve Amerika) krallarin sultasini sonlandiran modernlik gucleriyle Arap monarsilerin) olmeye mahk