Afyon'daki patlama

Sadece "Afyon!" dedim, dünkü yazımda... Aslında "Afyon'daki patlama" diyecektim ama dün öyle bir yazı çıkıverdi; her ne hikmetse!..

Sadece "Afyon!" dedim, dünkü yazımda... Aslında "Afyon'daki patlama" diyecektim ama dün öyle bir yazı çıkıverdi; her ne hikmetse!.. Evet, Afyon'da bir silah deposu patladı ve maalesef onlarca şehit verdik... Her şeyde olduğu gibi yine suçlu arayıp ceza vermeye kalkışma yarışı başladı... Oysa her yerde ve her müessesede kazalar olur, olmakta... Askeri müesseselerde de elbette kaza olacaktır... Nasıl zelzeleye karşı gelemiyorsak, kazalara da karşı gelmemiz mümkün değildir... Ne var ki kazaların asgariye inmesi için herkesin dikkatli olması gerekir. Önce o ölenlerin dikkatli olmaları gerekir. Sonra komutanların dikkatli olmaları gerekir. Dikkatli olup olmadıklarını bilmiyoruz, tam olarak bilemeyiz de! Komutanların astlarını denetlemeleri ve dikkatsizlikleri varsa uygun ceza vermeleri elbette olacaktır ve olmaktadır. Buna sivilleri karıştırmak ve savcıları devreye sokmak elbette mümkün değildir. Orası askeriye! Ama bu vesileyle "Adil Düzen"e göre "sivil düzen" ve "askeri düzen" nasıl olmalı ki bu sorunlar olmasın veya asgariye insin; düşünelim...

"Adil Düzen"de "askeri düzen" şöyledir. Her şeyden önce ordular millîdir. Ancak aynı dili konuşanlar bir askeri birlik oluşturabilirler. Mümkün olduğu kadar "ulus" olarak "en büyük askeri güç" oluşturulmalıdır. Ancak o zaman galip gelinir. Aynı dili konuşmayanlar ordular oluşturamayacakları için ulusun üstünde bir silahlı güç olmamaktadır.

Bu köşede birkaç defa yazdık ama bir defa daha hatırlatalım. Ülke bölgelere ayrılır. Türkiye'de 12 bölge oluşacaktır. Her bölgede bir ordu bulundurulur. Ordu o cepheyi korumakla yükümlüdür ve yetkilidir. Tüm sorumluluk ordu komutanına aittir. "Afyon" ilimiz 12 bölgeden birinin merkezi olabilir veya Eskişehir'e bağlanabilir. Eskiden ulaşım dolayısıyla Eskişehir merkez yapılmıştır. Şimdi bize göre Afyon'da bir ordumuz yerleşmelidir. Afyon'daki cephanelikte patlamadan Afyon Ordu Komutanı sorumlu olmalıdır. Ordu içi düzen tamamen ordu komutanına aittir. Dışarıdan asla müdahale edilemez. Devlet başkanı ordu komutanını komutanlıktan alabilir ama müdahale edemez, şöyle yap böyle yap diyemez. Komutanın sorumluluğu bedenî sorumluluk değildir. Her ordunun anayasada belirtilen gelirleri vardır. Ordu o gelirlerle yaşar. Her ordunun bu gelirleri farklıdır. Afyon ordusunun burada şehit olanların hata diyetini ödemesi gerekir. Diyet ailelerine ödenmelidir. Böylece ordu komutanı dikkatli olur. Onun emrinde olan komutanlar da dikkatli olurlar. Yani cezası maddîdir ve şahıs değil birlik öder. Ordu da birliklere tahsisat verir. Dikkatsiz birliklerin tahsisatlarında kısmen kısıtlama yapar. Bu şekilde herkes cezasını çekmiş olur. Bir kimsenin ölmesi kendisinden çok çevresini rahatsız eder. Manevi acı, kardeş acısı, evlat acısı çekmek ve İlâhi kader deyip sabretmek gerekir. Allah'ın izni olmadan hiçbir şey olmaz, kaza da olmaz. Dolayısıyla insanlara suç atıp kin besleme yerine; musibet Allah'tan gelmiştir ve biz bunun telafisi için aracı olacağız demeleri gerekir. Afyon'da ölenler cephede ölenler gibi şehittirler. Şeriata göre şehitler için yapılması gerekenler bellidir. Herkes er veya geç ölecektir. Şehitler de ölmüştür. Kur'an yani Allah onlara en yüksek mertebeyi vermektedir. Hesaba çekilmeden cennete gideceklerdir. Bu yönleri ile mertebeleri bütün diğer insanlardan daha üstündür. Bunun yanında insan çevresi için en büyük servettir, sevinç ve yaşama kaynağıdır. İşte bu yönüyle şehitlerin diyeti vârislere ödenir ve vârisleri de böylece maddî sıkıntıdan kurtulurlar. Bir kişinin diyet miktarı ise 33 senelik ücrettir, ağır diyette ise 66 senelik ücrettir, yani maddî bakımdan sıkıntı tamamen giderilmektedir.

Biz bu hükümleri Kur'an'dan çıkararak size aktarıyoruz. Daha önceki fukaha da buna benzer hükümler çıkarmışlardır. "Medine Devleti" kurulur kurulmaz ordular teşkil edilmiştir. Şeriat budur. Bunun neresini beğenmiyorsunuz?! Şeriat düşmanlığınız nereden gelmektedir?! Sömürücü sermaye sizi sömürmek için sizi şeriat düşmanı yapıyor! Bugün devlete ödediğiniz "vergiler" kadar Amerika'daki sömürücü sermayeye "faizler" ödüyorsunuz! Sermaye bunu şeriat düşmanlığı ile size yapmakta, oluşturduğu millî olmayan MEDYA yoluyla sizin beyinlerinizi afyonlaştırmakta. Bu gibi "musibetler" vesile olsun da uyanın artık, UYANIN...