Gaziantep'te cami avlusunda, bir yaşındaki Almina'nın küçük tabutuna
bakıp gözyaşlarınızı engellemeye çalışırken bu insafsız ve vicdansız
manzara ile Kürt sorunu arasında bir bağ kurabilir misiniz? Masûmun,
sabî çocukların kanı bu.
Hangi ideal, hangi gaye, hangi yüce dava bu kanı açıklayabilir?
Kürtlerin uğradığı haksızlıklarla, kimliklerinin, dillerinin inkâr
edilmesi ile; kısaca Kürt sorunu ile insanın yüreğini eriten bu kanlı
şiddet arasında ilişki kurmak, insan idrakine zulüm değil mi?
Kurarsanız, Kürtlere ve Kürt sorununun çözümü adına gösterilen bütün
çabalara haksızlık etmiş olmaz mısınız?İran bölge gelişmelerini değerlendirip karar veriyor, Türkiye'ye
terör ihraç ediyor. Suriye'deki iç savaşın tahterevallisini,
Gaziantep'te cami avlusunda duran bu küçük tabutlarla dengeye getirmeye
kalkıyor. PKK, kiralık katil rolünü üstleniyor. Başkasının savaşını,
başkasının amacını güdüyor. Peki Kürt sorunu?Kürt sorunu ile terör sorunu arasında hassas terazilerle,
milimetrik ölçülerle yapmaya çalıştığımız ayırımı PKK, önümüze koyduğu
tabutlarla çok açık ve seçik şekilde yapıyor. Hatlar kalınlaşıyor.
Saflar belirginleşiyor.Gaziantep saldırısının ağır havası içinde soralım: Kürtlerin
farklı anadillerinden ve kimliklerinden dolayı ayrıma tabi
tutulmamaları, kendilerini Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit ve onurlu
vatandaşları olarak görmeleri konusunda bugün ne durumdayız? Bu soruyu,
sorunu çözmekle görevli iktidar sahiplerinden, Kürtlere ve Türkiye'nin
geri kalan nüfusuna sorduğumuz zaman karamsar mıyız, yoksa umutlu mu?
Tabii bundan beş yıl öncesine göre. Atılacak kalan adımların önünde bir
engel var mı? Türkiye Kürt sorununun çözümünde nereye doğru yol alıyor?Peki Gaziantep'teki katliam ile Kürt sorununda atılacak geri
kalan adımlar arasında bir şekilde umuda veya karamsarlığa yol açacak
bir bağlantı kurabilir misiniz? Vicdan sahibi Kürtlerin vereceği cevaba
kulaklarınızı çevirin. Mahcubiyet içinde işiteceğiniz sadece şu olur:
Hangi hak ve hangi sorun o sabilerin hayatından daha değerli olabilir?
Yılların politikalarına, ayırımcılığa, aşağılanmaya, yok sayılmaya karşı kabaran öfkeyi PKK'nın kanlı şiddetinin bastırdığını ve anlamsız hale
getirdiğini anlayacaksınız. PKK terörü, Kürt sorununu sıradanlaştırıyor, anlamsız ve değersiz hale getiriyor. Lanet okumak Türkçede de Kürtçede
de aynı duyguyu yansıtır. Gaziantep katliamına her iki dilde de lanetler okundu. İnsan olarak kimsenin duygularını yargılayamazsınız; ama bu
şiddetin Kürt olarak kalplerini kırdığını bilmelisiniz. Daha önemlisi bu cinayetlerle Kürtler arasındaki ilişkiyi Kürt olmayanlar da
kurmuyorlar. Terör artık bir etnik grubun mevcudiyetine bağlanmıyor.
Duyulan üzüntü, öfkeye dönüşüp Kürtleri hedef almıyor.Terör, çirkin ve vahşi yüzüyle mübarek bayram günü karşımıza
çıktığı gibi; 30 yıl boyunca canımızı, yüreğimizi yaktı. Ama Kürt
sorununda çok şey değişti. En önemli göstergelerden biri, MHP liderinin
son günlerde ısrarlı ve kararlı itidal çağrıları. Bahçeli bu katliamı
"Türkiye'yi kardeş kavgasına sürüklemek isteyenlerin en karanlık terör
hamlesi" olarak niteledi. Ülkücüleri kavgadan ve tahrikten uzak
durmaları konusunda ikaz etti. 2005 yılında olduğu gibi kimse bayrağı
kapıp sokaklara koşmuyor. En önemlisi hiç kimse bu saldırı ile Kürtler
arasında bir ilişki kurmuyor. Türkler de Kürtler de, bölgesel bir sorun
olarak kabak gibi açığa çıkan PKK terörünün içinde etnik bir renk ve
koku hissetmiyor. Makas açıldı: Terör ve Kürt sorunları arasındaki
mesafe büyüyor ve halk bu mesafeyi canlı bir şekilde görebiliyor.
"Terörle mücadele, siyasetle müzakere" parlak bir formüldü. Aynı
şekilde, terörün artmasına rağmen AK Parti hükümetinin "Demokratik
Açılım"a ısrarla devam etmesi, PKK'nın inisiyatif alanını daralttı.
Bugün BDP'liler Gaziantep saldırısı için "PKK yapmadı, Ergenekon yaptı"
lafına kimseyi inandıramıyor. Niye? Düzgün işleyen, hukuku uygulayan bir devlet, Ergenekon'u artık kimsenin inanmadığı bir kurt masalına
dönüştürdü. Geride bu tür melanetleri işleyecek sadece Kürtler
üzerindeki silahlı vesayet kaldı.PKK terörü Kürt sorununun bataklığında gelişti ve serpildi.
Bataklık büyük ölçüde kurudu. PKK, kendi içinde evrilerek Kürt
sorunundan bağımsız bir varlık kazandı. Nitekim bugün, taşeronluğu asıl
mesleği olarak icra ediyor. Ve sonuç olarak terör sorunu Kürt sorunuyla
yakından uzaktan bir alakası olmayan, profesyonel bir şirketin yani
PKK'nın piyasa sorununa dönüşüyor.













