Basbakan Tayyip Erdogan'in Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ndeki Fransiz parlamentere yonelik, "Siz Turkiye'ye Fransiz kalmissiniz." cumlesi gecen haftanin gundemine oturdu. Bu hadiseden sonra, merak ettik, simultane ceviri yapan tercumanlarla gorustuk. Acaba her dilin kendine ozgu deyim, atasozu, kaliplasmis cumleleri nasil cevriliyor?
Basbakan Recep Tayyip Erdogan, gecen hafta Strasbourg'daki Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde (AKPM) konustu. Basbakan'in konusmasi salonda tansiyonu yukseltti. Hatta bu konusma Davos'tan sonra ikinci 'one minute' cikisi olarak degerlendirildi. Toplantinin en cok dikkat ceken diyalogu Fransiz parlamenterle Erdogan arasinda yasandi. Fransiz parlamenter Turkiye'de gayrimuslimlerin ibadet ozgurlugunun olmadigini iddia etti. Erdogan'in verdigi cevap manidardi: "Turkiye'yi yakindan takip etmiyorsunuz. Duyduklarinizla hareket ediyorsunuz. Ama arkadas Fransiz galiba. Siz Turkiye'ye de Fransiz kalmissiniz." Salonda gulusmeler bu anda basladi, gulebilenler, "Fransiz kalmak" deyimini anlayabilenlerdi. Cunku salon bu soze yabanci kisilerle doluydu. Olayi aninda anlayamayan Avrupalilar, deyimin pesine dustu. AFP konuyla ilgili ozel bir haber gecti ve deyimi kendilerince tercume etti ancak anlam yerine oturmadi: "Anliyorum ki Fransiz'siniz. Turkiye'de bizim bir konu hakkinda yeterli bilgisi olmayanlar icin kullandigimiz bir deyim vardir: Fransa'dan geliyor kendisi..." Bu gelisme, simultane (aninda) cevirinin aslinda hic de kolay olmadigi gercegini goz onune serdi. Bir dili cok iyi bilmenin yaninda, cevirinin yapildigi dilin kulturu de iyi bilinmeliydi. Deyimler, atasozleri, halk arasinda kullanilan cumleler ve kaliplasmis soz obekleri... Esra Karakaya, Hacettepe Universitesi Mutercim Tercumanlik bolumu mezunu. Bes yildir tercumanlik yapiyor. Yerel ifadelerin tercumanlari zor durumda biraktigini anlatiyor. Onun yasadiklari da bunun bir kaniti. Hemen bir ornek veriyor: "Kafayi yemek deyimini birebir cevirirsek yabancilar bundan bir sey anlamaz. Ya da 'ayagi kesildi' deyimi gercekten ayak mi kesiliyor yoksa artik gitmez mi oluyor?" Yani simultane tercume yapanlar, bu yuzden birebir tercume yerine anlam tercumesi yapmayi tercih ediyor. Cocuk oyuncagi yerine bir parca kek! Semra Kunt Akbas, Bilkent Universitesi Uygulamali Ingilizce-Turkce Cevirmenlik bolumunde ogretim gorevlisi. 19 yildir tercumanlik yapiyor. Kulturel ve toplumsal yonu agir basan deyimlerin cevirilerinde istenmeyen zorluklarin yasandigini anlatiyor: "Turkceye 'canin ne isterse onu yap' diye aktarilabilecek 'be my guest' ifadesi cogu zaman 'misafirim ol' diye cevriliyor. Kolay isleri anlatmakta kullanilan 'piece of cake', 'cocuk oyuncagi' yerine 'bir parca kek' diye aktarilabiliyor. " Akbas, kulturlerin kendilerine uzak ya da anlasilmaz olan seyleri baska kulturlere atfetmesinin bize ozgu olmadigini soyluyor. Ingilizcede "Fransiz kalmak" ifadesinin kulturel bir esdegeri oldugunu ve ifadenin komsumuz Yunanistan'a gonderme yaptigini anlatiyor: "Ingilizcede anlasilmaz durumlar ya da konular icin 'Yunanca gibi' ifadesini kullaniliyor. Fransizlarin dilinde ise, 'Fransiz kalmak' yok ama 'Cince gibi olmak' var. Asina oldugumuz deyimlerden biri daha: "Alman usulu odeyelim." Herkesin kendi hesabini odemesi durumuna, Ingilizcede Hollanda usulu, Misir'da Ingiliz usulu, Kolombiya'da ise Amerikan usulu adi veriliyor
Imali tesekkur!
Dunya Ekonomi Forumu'nda Basbakan Tayyip Erdogan, moderatore yonelik imali ve kendine ozgu uslubuyla, "Sana da tesekkur ederim. Sana da tesekkur ederim. Benim icin Davos bitmistir. Bir daha da gelmem." demisti. Tercuman ise ceviriyi su sekilde yapmis, ima tamamen yok olmustu: "Cok tesekkur ederim. Tesekkur ederim. Bundan sonra Davos'a gelecegimi sanmiyorum."
















