TUSIAD Yonetim Kurulu Baskani Umit Boyner, ''Egitimde tum bireylerin esit hakki olmasi lazim. Kimse kiyafetinden dolayi universite egitiminden dislanamaz'' dedi.Boyner, Mugla'nin Bodrum ilcesine bagli Turgutreis beldesindeki Paloma Yasmin Otel'de duzenlenen Turk Girisim ve is Dunyasi Konfederasyonu (TURKONFED) Baskanlar Konseyi Toplantisi'nin sona ermesinin ardindan gazetecilere aciklamalarda bulundu.Boyner bir gazetecinin, ''Bir bakanin size basortusu konusunda yonelttigi elestiri hakkinda ne dusunuyorsunuz?'' sorusuna, ''Ben son yaptigim soylesi de 'Turkiye'de herkesin esit egitim hakki olmalidir.Turban yasagi, 18 yasini gecmis bir genc kadinin, kiyafeti yuzunden egitim hakkindan mahrum kalmasi kabul edilebilir bir sey degildir' dedim.Bunun uzerine de sunu soyledim, 'Bu egitim hakkindan sonra bu kadinlarin, kizlarin kamuda istihdami konusu da gelecek gundeme. Bunun da mutlaka konusulmasi, tartisilmasi lazim.Neticede Turkiye'nin gelmesi gereken nokta bireylerin yasam tarzlarinin toplumsal veya kamusal baskilara maruz kalmayacagi bir noktaya gelmesidir' dedim.Yani burada ozgurlukcu bulmadigi sayin bakanin nedir ben bilmiyorum. Aciklarsa cok sevinirim'' yanitini verdi.Boyner, sozlerini soyle surdurdu:''Turkiye'nin gelmesi gereken nokta sudur. Egitimde tum bireylerin esit hakki olmasi lazim. Kimse kiyafetinden dolayi universite egitiminden dislanamaz.Burada tabi ki aslinda hukuki bir duzenleme yapilmasi veya Anayasayla bunun kisisel ozgurlukler baglaminda duzenlenmesi, Turkiye'nin sorununu daha yapici bir sekilde cozecektir.''TUSIAD Yonetim Kurulu Baskani Umit Boyner, ''Toplumsal barisin onunde engel olan sorunlarimizi halletmedikce enerjimizi ekonomi alanindaki gelisme icin yeterince harcayamiyoruz'' dedi.Boyner, Mugla'nin Bodrum ilcesine bagli Turgutreis beldesindeki Paloma Yasmin Otel'de duzenlenen Turk Girisim ve is Dunyasi Konfederasyonu (TURKONFED) Baskanlar Konseyi Toplantisi'nda yaptigi konusmada, turizm sektorunun son 60 yilda dunyanin en hizli buyuyen istihdam yaratan ekonomi alanlarindan biri haline geldigini soyledi.Dunya turizmi acisindan, klasik Avrupa ve Kuzey Amerika disinda bircok bolgenin onumuzdeki yillarda cok daha fazla gelismesinin beklendigini belirten Boyner, ''Sektordeki bu cok daha rekabetci ortama da ulke olarak hazir olmamiz gerekiyor.Turkiye, 2009 yilinda 25,5 milyon yabanci turist ile dunya siralamasinda yedinci sirada yer alirken, turizm gelirleri acisindan 21,3 milyar dolar ile dokuzuncu sirada yer aldi.2010 yili ilk alti ayinda, turist sayisi acisindan 2009 yili ayni donemine gore yuzde 7 artis gerceklesti ve yilsonuna kadar, 2009'a gore yuzde 3?4 oraninda bir artis bekleniyor'' diye ifade etti.Dunyada, turizmde iddiasi olan butun bolgelerin turizm gelirlerini artirmak icin kiyasiya bir rekabet icinde olduklarina isaret eden Boyner, soyle konustu:''Bu sebeple, dunya ile surdurulebilir sekilde rekabet edebilir bir turizm sektoru, ancak yerel aktorlerin de katilim sagladigi bir surecte sekillenen, kuresel duzeyde bu alandaki gelisme ve trendleri takip eden bir turizm stratejisi ve yol haritasi ile mumkun olabilir.Plansiz bir sekilde turizm alaninda yapilan yatirimlarin, saglanan destek ve yonlendirmelerin, cogu zaman hedeflenenin aksine olumsuz sonuclar dogurabildigini goruyoruz.Bahsettigimiz strateji, guvenilir verilere dayanan, turizmi mevsimsellikten cikarip 12 ay boyunca surdurulebilir ve katma degeri yuksek bir yapiya kavusturabilecek gerekli altyapi, insan kaynagi, turizmin cesitlendirilmesi, tanitim gibi pek cok temel alani iceren bir strateji.''Boyner, turizmde dogal, tarihi, kulturel mirasin oynadigi rolun cok onemli oldugunu kaydetti. Bu mirasi cok iyi degerlendiren nesiller yetistirmesi gerektigine dikkati ceken Boyner soyle dedi:''Ancak, bu tek basina yeterli olmuyor. Bu mirasi nasil muhafaza ettiginiz, nasil sundugunuz da en az o kadar onem tasiyor.Bugun, bizim sahip oldugumuz bu mirastan cok daha azina sahip bolgeler gelir acisindan cok daha fazla geri donus elde edebiliyorlarsa, bunun sebeplerini dogru sekilde ortaya koyup, stratejileri de buna gore sekillendirmemiz gerekiyor.Bunu yaparken, turizm icin gerekli olan degerlerin korunmasinin, surdurulebilir bir turizm icin ne kadar onemli oldugu, bu degerlerin geri donulemez sekilde yok edilmelerinin sektorde orta ve uzun vadede yaratacagi olumsuz etkiyi de akildan cikarmamaliyiz.''Bodrum da turizm sektorunun yani sira onem kazanan diger bir sektorun de yat imalatciligi oldugunu ifade eden Boyner, ''Dis Ticaret Mustesarligi tarafindan yol haritasi belirlenen on kumelenmeden biri de Mugla Yat Imalati ve Yat Turizmi Is Kumesi.Calismalar sirasinda Bodrum'da odaklanilmasi kararlastirildi. Bu sebeple, yat imalati ve turizm sektorlerinin surdurulebilir buyumesi icin birbiri ile uyumlu, etki analizleri yapilan stratejilerin benimsenmesi buyuk onem tasimaktadir'' dedi.''TURIZM CALISMA GRUBU''Boyner, TUSIAD'in dunya ve Avrupa turizm pazarindaki yeri ile Turkiye ekonomisine ciddi bir katki saglayan turizm sektorunun karsilastigi sorunlari irdelemek, bu sorunlarin cozumune yonelik olarak Turkiye'de etkili bir sekilde uygulanabilecek turizm stratejilerine yon vermek, yapilan calismalari takip etmek ve sektorle ilgili karar mekanizmalarinin icinde yer almak amaciyla Turizm Calisma Grubu olusturduklarini ifade etti.Calisma grubunun ayni zamanda, secim doneminde, turizm politikalarina iliskin olarak, siyasi partilerin secim beyannamelerinde yer almasi gereken hususlar konusunda bir calismada da bulunacagini anlatan Boyner, bu kapsamdaki calismalarda, yerel duzeyde isbirliginde olduklarini bagimsiz ve gonullu SIAD'larin katki ve onerilerini de almayi cok istediklerini dile getirdi.YENI ANAYASA IHTIYACIYeni bir Anayasa ihtiyacinin, toplumun her kesiminin ortak talebi oldugunu acikca ortaya koyan bir referandum surecinin geride birakildigini belirten Boyner, sozlerini soyle surdurdu:''Yeni Anayasanin genis mutabakatli bir toplum sozlesmesi olmasi gerektigi konusunda ki goruslerimizi her yerde dile getiriyoruz. Toplumsal barisin onunde engel olan sorunlarimizi halletmedikce enerjimizi ekonomi alanindaki gelisme icin yeterince harcayamiyoruz.Bu baris ve huzur ortaminin ekonomideki yansimalarini en fazla hisseden sektorlerden biri olan turizm sektoru de, eminim ki bu surece en buyuk destegi ve katkiyi yapacagina inaniyorum. Simdi, onumuzde, haziran ayinda gerceklesecek bir secim var.Bu surecte, kuresel krizden cikista hala cok hassas olmamiz gereken bir donemde oldugumuzu ve ekonominin hala gundemin en onemli maddelerinden biri oldugunu unutmamali, unutturmamaliyiz.''Boyner, Turkiye gundeminin her gun degisebildigini ifade ederek ''Boylesine degisken bir gundemle, kuresel krizi daha az hasarla atlatabilmissek burada bagimsiz duzenleyici ve denetleyici kurumlarin da onemli rol oynadigina inaniyoruz.Ozellikle, Merkez Bankasi gibi, ozerk kurum ve kurullarin performansinin ciddi etkisi oldu. Bu kurumlar, piyasa ekonomisinin zayif unsurlarini guclendirerek, istikrarli bir yatirim ortami saglanmasinda onemli rol oynadilar'' dedi.Boyner, bagimsiz duzenleyici ve denetleyici kurumlarin, ABD'de, kokleri 1800'lerin sonlarina kadar gitse de, genel olarak gelismis ulkelerde 90'li yillardan itibaren onem kazandigini soyledi. Devletin ozellestirmeler sonucu bazi sektorlerde uretimden cekilmesi gundeme gelince, ozellikle altyapi ve finans sektorleri gibi piyasa aksakliklarinin hukum surmeye devam ettigi sektorlerde iktisadi faaliyetlerin duzenlenmesi gereginin ortaya ciktigini belirten Boyner, '' Yurutmeden bagimsiz davranabilme ozellikleri ile bu kurumlari, kamu yonetimini iyilestirme ihtiyaci duyan gelisen ulkeler icin, yeni bir kamu yonetisim anlayisi olusturmanin unsuru olarak degerlendirmek yanlis olmayacaktir'' diye konustu.Turkiye'de bu yaklasimlar cercevesinde, devletin duzenleyici kapasitesini daha etkili kilmak amaciyla, idari ve mali ozerklige sahip bagimsiz duzenleyici kurumlar kuruldugunu anlatan Boyner, soyle dedi:''Ilk olusturulduklari donemde, ozellikle uygulamada belirli bir gecmise dayanmadiklari icin bazi sorunlarla karsilasilsa da, gunumuzde bu yapilarin ozerklikleri konusunda onemli mesafe kat edildi. Ve bu mesafe, ozellikle, kuresel krizde, yurutmenin uygulamalarina dengeleyici ve tamamlayici bir unsur olarak, krizden cok daha az hasarla cikmamizda onemli rol oynamistir.Bugun, zaten, kuresel kriz sonrasi yasanan tartismalarin onemli bir noktasi devlet ve piyasalar arasindaki isbolumunun ne sekilde kurgulanacagi uzerine. Bu dunyada da boyle.Devlet ve duzenleyici kurumlar yatirim ortamini kolaylastiracak, rekabetci gucunu artiracak onlemleri ve duzenlemeleri yapmakla yukumlu. G20'nin en onemli konusu da bu is bolumu.''ISSIZLIKIssizligin hala ciddi bir sorun oldugunu belirten Boyner, sozlerini soyle surdurdu:''Isgucu piyasasi ile ilgili sorunlarimizi cok boyutlu ve butuncul bir yaklasimla ele almamiz gerekiyor. Egitim, ozellikle mesleki egitim ile isgucu piyasasi arasindaki baglarin guclendirilerek vasif uyumunun saglanmasi, genc issizligini azaltabilecek en onemli faktor.Bunun yaninda, cok dusuk duzeylerde seyreden kadin istihdaminin gelistirilmesine ozel bir onem verilmesi gerekiyor.Istihdam uzerindeki yuklerin hafifletilmesi ve isgucu piyasasi duzenlemelerinin guvenceli esneklik anlayisiyla ele alinmasi da, yeni istihdam olusturma konusundaki kapasite sikintisinin asilmasina yardimci olacaktir.Istihdam ve issizlik sorununa butuncul bir yaklasim, kayit disilikla mucadeleyi ve uretkenligin artmasini da desteklemelidir.Hepimiz biliyoruz ki kayitdisi olan sirketlerin finansmana erisimi cok daha sinirli oluyor, inovasyona, insan sermayesine yatirimlari cok daha dusuk kaliyor. Bu da uretkenligi, verimi ve kaliteli uzun sureli istihdami onemli olcude dusuruyor.''Boyner, is dunyasinin ''yasam kurallarina'' yeni bir bakis acisi getiren Turk Ticaret Kanunu tasarisinin, Turk sirketlerinin uluslararasi toplumun ve piyasalarin guvenilir bir aktoru olmasi, seffaflik ilkesinin belirleyici olmasi ve Turkiye'nin AB'ye uyum saglamasi hedefleri gozetildiginde son derece buyuk oneme sahip oldugunu soyledi.Boyner, ''TUSIAD olarak bolgesel kalkinmislik farkliliklarinin giderilmesini, her bolgemizin firsatlarini degerlendirerek Turkiye'de yaratilan katma degere giderek daha cok katki yapabilmesini, sonucta sermayenin yayilarak guclenmesini verimli surdurulebilir buyumenin ve demokratiklesmenin en onemli sarti olarak goruyor ve bu konuda TURKONFED uyeleriyle olusturdugumuz guc birligine cok deger veriyoruz'' dedi.Toplantiya, BASIFED Yonetim Kurulu Baskani Huseyin Porsuk, TURKONFED Yonetim Kurulu Baskani Celal Beysel, Bilgi Universitesi Ogretim Uyesi Prof. Dr. Ilter Turan, Akbank Genel Muduru Ziya Akkurt katildi.Habervakti
Türkiye
08 Ekim 2010 - 15:23
TUSIAD'in Arinc'a basortu cevabi
TUSIAD Baskani Umit Boyner, 'Egitimde tum bireylerin esit hakki olmasi lazim. Kimse kiyafetinden dolayi universite egitiminden dislanamaz' dedi
Türkiye
08 Ekim 2010 - 15:23
İlginizi Çekebilir

















