Suriye rejiminin, soylemlerini ve siyasi uygulamalarini onaylamak mumkun degil. Sam'daki rejim, sekiz ay once Suriye devriminin patlak vermesinden bu yana gostericilerin, Israil isgaline ve bolgedeki Amerikan politikalarina 'direnen' rejiminin tutumlarina kin duyan ulkelerin harekete gecirdigi silahli ceteler ve asiri selefiler oldugunu ve ulkeyi onlardan temizleyecegini dile getiriyordu.
Rejim yalan soyledigini ve gosterilerin boyutunun trajedilere, oldurme, bombardiman, iskence ve tehditlere ragmen azalmadigini biliyor. Haklarini elde etmek ve taleplerini ulastirmak isteyenler harekete gecti, Suriye'nin sehir, kasaba ve beldelerindeki sokak hareketleri buyudu. Bu hareketler cinayetlerin halki korkutmadigi yonunde rejimi sasirtti. Sabiha denen guvenlik biriminin eli kana bulandi ve rejimin eklemleri ve dilleri kesmeyi surdurmesi sonrasi halk ayaklandi. Sloganlar sertlesti, en uc noktaya varacak kadar cagrilar ve talepler artti.
Bessar Esed, 'uluslararasi toplum ve orgutler, oldurme ve temizleme misyonunu tamamlamasini engellerse' bolgeyi depremle yakmakla tehdit etmeye calisti ancak halkin 'destansi' direnisi sonrasi gostericilerin vatansever devrimci Suriyeliler oldugunu ve Suriye tarafinda gorusunu ve ulusal tutumunu sunma hakki bulunan Suriye denkleminin tarafi oldugunu itiraf etmek zorunda kaldi. Rejim onay verdigi Arap Birligi plani sartlari kapsaminda muhalefetle istemeyerek de olsa bir diyalog baslatmis oldu. Hic kuskusuz Kaddafi'nin trajik sonu Suriye rejimini Arap girisimini kabul etmeye mecbur birakti. Ozellikle de Yemenli meslektasi butun oyalamalarina ragmen ayni zaman zarfinda Korfez girisimini kabul etmisti. Zaman kazanmakta basarili oldu ve halen de Yemen krizinin cozumu diyerek bu girisime tutundugunu iddia ederek agirdan almaya ve diyaloga olumlu bakmak suretiyle zaman kazanmaya calisiyor. Ancak her ikisi de Kaddafi ve Saddam Huseyin'in sonundan korkuyor. Onlerinde Bin Ali gibi kacmak veya Mubarek'in yaptigi gibi gorevi birakmak disinda bir secenek yok.
Sam'in onay verdigi Arap plani maddeleri, diyalogun yani sira siddet ve oldurmelerin durdurulmasi, tutuklularin serbest birakilmasini, ordunun kislasina cekilmesini ve sehirlerin silahli goruntulerden arindirilmasini icerdi. Ordunun cekilmesi demek Suriye kentlerindeki milyonlarca gostericinin sokaga dokulmesi anlamina gelecekti. Bayram gunleri de muhalif tutumun ve hak talebinin kararliligini ifade etmek amacli bir muhalefet hareketine sahne olacakti. Bu durum da rejim ve erk
Ortadoğu
10 Kasım 2011 - 09:35
Suriye'de olen olum
Cemil Ezziyabi El Hayat Gazetesi'ndeki yazisinda Suriye'de olen olum'u yazdi.
Ortadoğu
10 Kasım 2011 - 09:35
İlginizi Çekebilir















