Chicago?daki uluslararasi sergiye heyet gonderen, alanda ?Turk Koyu? kurduran Sultan, maketlerin yaninda bir de gercek cami insa ettirmis. 3 bin Turk urununun tanitildigi organizasyonda Osmanli?ya gosterilen ilgi Sultan?in hafiyelerini bile sasirtmis...
Sultan II. Abdulhamid, 33 yillik iktidari doneminde Yildiz Sarayi?ndan pek ayrilmamasina karsin, ABD?den Japonya?ya kadar dunyanin dort bir tarafindaki gelismeleri yakindan takip etti. Sadece hafiyelerini degil, fotografcilarini, askerlerini ve din adamlarini dunyanin dort bir tarafina gonderiyor, onlardan gelen raporlar uzerinden gelismeleri analiz ediyordu. Musluman dunyasinda ?halifeligiyle?, Bati dunyasinda da ?etkin diplomasisiyle? rol aliyordu. Donemin krallari, devlet baskanlari ve prensleri, bu sessiz ama muktedir imparatorla tanismak icin Istanbul?un yolunu tutmustu. Onlari Yildiz Sarayi?nda agirliyor, ozel olarak hazirlattigi hediyelere boguyordu. Alman Krali II. Wilhelm?le dost olmus, Ingiltere Kralicesi Victoria?nin aile albumune girmisti. O yalniz iktidar degil, muktedirdi de?
Diplomasideki basarisi, gencliginden itibaren merak duydugu fotograf ve teknolojiyle de alakaliydi aslinda. Sultan II. Abdulhamid bir fotograf tutkunuydu. Bu yondeki teknik gelismeleri yakindan izliyor, dunyanin her neresinde olursa olsun yeni icatlari Yildiz Sarayi?na getirtiyordu. Iktidarinda isinin ehli fotografcilara Osmanli cografyasini neredeyse karis karis fotograflattirdi. Ermeni Vichen, Kevrok ve Hovsep kardeslerin (Abdullah Freres adiyla bilinirler) yani sira Rum asilli Vasilaki (Basile) Kargopoulo ve Fransiz Pierre Louis Pierson gibi donemin meshur fotograf sanatcilariyla calisiyor, belirledigi konseptler cercevesinde fotograf albumleri hazirlatiyordu. Albumlere girecek fotograflari kendi eliyle seciyor, begenmedigi kadrajlari yeniden cektiriyordu. Kimi zaman asker

















