Yitirdiğimiz insani değerler içindi bu başlık. Ama epey bir kaybımız olduğu için yazımın sonunda topluca okursunuz fatihayı.
İnsanlık ölmüş zatenbelki saygı biraz idare eder diye düşündük ama o da öldü. Sevgi deseniz kibir derebeyinin esiri. Bencillik artık üzerinde hiç güneşin batmadığı devasa bir imparatorluk oldu. Kralı da tatminsizlik (doymayan nefis) Hoşgörü unutulan, mezarı bile bilinmeyen fosilleşmiş bir yitik. Ahlak mı dediniz o sadece sıradan bir lak lak.
İnsanlık ölmüş zatenbelki saygı biraz idare eder diye düşündük ama o da öldü. Sevgi deseniz kibir derebeyinin esiri. Bencillik artık üzerinde hiç güneşin batmadığı devasa bir imparatorluk oldu. Kralı da tatminsizlik (doymayan nefis) Hoşgörü unutulan, mezarı bile bilinmeyen fosilleşmiş bir yitik. Ahlak mı dediniz o sadece sıradan bir lak lak.
Bizi biz yapan degerlerin hiç biri yok artık.
Aksini iddia eden birkaç gün metrobüslerde yolculuk yapsın. Binerken yaşanan savaşı bindikten sonra başlayan yer kapma kavgalarını ardı arkası kesilmeyen sürtüşme ve taciz olaylarını görsün. En üzüldüğüm vaka 70 yaşlarında yaşlı bir adama yer verilmeyişiydi. Adam demirleri tutuyor ancak elleri titriyor, biraz idare ediyor ancak dayanamayor sağa sola yıkılıyor. Yaslandığı insanlar öteye ittirip yaka silkiyor hemde birgün bizde bu hale geleceğiz diye düşünmeden.
Sonra trafiğin yogun olduğu yerlerde birkaç gün arac kullanın. Araçların önce ben gececem telaşıyla başlayıp, kornalaşma ile devam eden, sonra küfürler ve ardından levyelerle saldırı düzeninde hastanede yada karakolda son bulan kavgaları görün.
Ardından şöyle bir esnafı dolaşsın o büyük komutan Fatih'in dolaşıp fethe hazır mıyız düşüncesiyle teftiş ettigi esnaftan kalan var mı? Söz verip sözünde durmayanlar, konuştuğu zaman yalan söyleyenler, emanette emin olmayanlar. Daha neler neler... Birde dolaştığınız esnafa piyasanın en güvenilir esnafı kimler diye sorun. Aldığınız cevap sizi hiç şaşırtmasın. Çünkü layık olduğumuz şekilde idare edileceğimizKuran'da açıkca belirtiliyor. Bilmemki acaba bu hallerle kainatın efendisinin huzuruna nasıl çıkarız, yüzüne nasıl bakarız? Birazcık bilinç, birazcık şuur nolur. Çünkü bu tavırlarla sadece kendimize değil koskoca bir dine zarar veriyoruz. İslam'ın Müslümanlığın adını lekeliyoruz. Buna ne hakkımız var?
Bakın birörnek davranıştanhisse çıkaralım. Yurtdışında yaşayan gurbetçi bir ailemiz her bayram ve
özelgünlerdekomşularının kapısını çalar tebrik eder, karşılaşınca hal
hatır sorar bir ihtiyaçlarının olup olmadığını sorar, hatta bazen
pişirdiği yöresel yemeklerden komşusuna da ikram eder.Durumdan çok
etkilenenkomşuları topluca müslüman olmaya karar verirler. Komşularının kapısını çalar ve "biz ne sizden ne de çocuklarınızdan en ufak bir
olumsuz davranış görmedik. Çocuklarınızın sokakta saygısız bir
davranışlarına, arkadaşlarıyla kavga ettiğine dahi şahit olmadık. Sizden de hep iyilik gördük eğer müslümanlık bu ise bizde müslüman olmak
istiyoruz". işte örnek aile, işte örnek müslüman profili Aksini iddia eden birkaç gün metrobüslerde yolculuk yapsın. Binerken yaşanan savaşı bindikten sonra başlayan yer kapma kavgalarını ardı arkası kesilmeyen sürtüşme ve taciz olaylarını görsün. En üzüldüğüm vaka 70 yaşlarında yaşlı bir adama yer verilmeyişiydi. Adam demirleri tutuyor ancak elleri titriyor, biraz idare ediyor ancak dayanamayor sağa sola yıkılıyor. Yaslandığı insanlar öteye ittirip yaka silkiyor hemde birgün bizde bu hale geleceğiz diye düşünmeden.
Sonra trafiğin yogun olduğu yerlerde birkaç gün arac kullanın. Araçların önce ben gececem telaşıyla başlayıp, kornalaşma ile devam eden, sonra küfürler ve ardından levyelerle saldırı düzeninde hastanede yada karakolda son bulan kavgaları görün.
Ardından şöyle bir esnafı dolaşsın o büyük komutan Fatih'in dolaşıp fethe hazır mıyız düşüncesiyle teftiş ettigi esnaftan kalan var mı? Söz verip sözünde durmayanlar, konuştuğu zaman yalan söyleyenler, emanette emin olmayanlar. Daha neler neler... Birde dolaştığınız esnafa piyasanın en güvenilir esnafı kimler diye sorun. Aldığınız cevap sizi hiç şaşırtmasın. Çünkü layık olduğumuz şekilde idare edileceğimizKuran'da açıkca belirtiliyor. Bilmemki acaba bu hallerle kainatın efendisinin huzuruna nasıl çıkarız, yüzüne nasıl bakarız? Birazcık bilinç, birazcık şuur nolur. Çünkü bu tavırlarla sadece kendimize değil koskoca bir dine zarar veriyoruz. İslam'ın Müslümanlığın adını lekeliyoruz. Buna ne hakkımız var?









