Başlığa sığmadığı için yeniden yazalım; para ya kendisine zarar verebilecek her şeyin sonunu ya da bu süreçte kendi
sonunu getirecek...Ünlü bir ekonomist-gelecek bilimci yıllar önce söylemişti bu
cümleyi...İlk duyduğumda "ne diyor bu adam” diye düşünmüştüm, yaşananlar ve özellikle 2001 sonrası gördüklerim "haklı çıkardı” söyleyeni...Nasıl mı ? Gelin birlikte sorgulayalım...Bugünün dünyasına bakalım. Ne görüyoruz; dünyanın biricik yasası haline gelen, getirilen tek bir kurum var; piyasa...Nedir bu herkesin üzerine titrediği, titremeye zorlandığı PİYASA ?Kimilerine göre "yeni dünya düzeninde güçlenen, çalışma prensipleri
insanlık tarihi kadar eski bir "hiper-imparatorluk”...Kimilerine göre
"yerel-küresel” güçlü aktörlerin zayıf olanları kandırmak için
kurdukları bir "tezgah” !Peki gerçekte ne ? Bugün "hiper imparator” olma yoluna giren piyasa
geçmişte nasıldı ? Dünya ve Türkiye bazı dönemlerde "piyasayı hakim
kılıyoruz” kılıfı altında soyulmadı mı ? 2001 krizi neydi ? 2001-11
Eylül sonrası oynanan oyunun adı veya Amerika’daki "mortgage” görünümlü
piyesin özü aynı değil miydi ?Sevgili dostlar, piyasa her zaman İMPARATOR oldu ! Dünya, 1980
sonrası ABD’de başlayan "finansal hareketlenmelerle” birlikte "hiper
olma” kavramıyla tanışmaya başladı...1993-2000 arasında "piyasa
devletleri” kuruldu, "piyasa algılaması” altında devletler çökertildi,
diz çöktürüldü...Türkiye’de de "süreç” farklı değildi... 1980 sonrası "şereflendik”,
1983 sonrasında Türkiye’ye "Benim memurum işini bilir” sloganıyla
yansıyan "yeni imparator” piyasa, 2001 sonrası "tek hakim” oldu! 2001
krizi "piyasaların bir ülkeyi” ekonomik, siyasi ve dış politika
dinamiklerinde nasıl esir alabileceğinin en "önemli” denemesiydi !
Piyasa İmparatorluğuna karşı zayıf olan 57. Hükümet İmparatorun birkaç
darbesiyle devrildi...Peki dünya genelinde ve Türkiye’de insanlar "nasıl bu kadar” saf ve tepkisiz şekilde gelişmelere seyirci kaldılar?Kabuğu "güzeldi”! Daha doğrusu "içi sertti ama ambalajı” iyi
yapılmış, "motto” iyi seçilmişti ! Piyasa kavramına inanmak "yüce bir
değere teslim olmaya” benzetilmiş psikolojik olarak toplumlar
hazırlanmıştı...Bu ülkede "piyasa bozulmasın” diye "konuşamam” diyen
Genelkurmay Başkanları, Başbakanlar, Bakanlar gördük... Amerika da
farklı değildi, hala değil...Sevgili dostlarım, "piyasa, sivil toplum, herkese eşit şans” gibi
kavramlar havalarda uçuşurken, 1980’ler sonrasında o güne kadar "devlet” olduğunu sandığımız birçok "ülkede” inanılmaz skandallar ortaya
çıktı...Amerika bu işte de başı çekti ve Enron skandalı patladı...Askeri-endüstriyel "yapının” en önemli temsilcilerinden biri olan
Bush Ailesi’nin, Enron’un kurucuları ile ilgili söyledikleri cümleleri
hatırlayın; "Enerji piyasasının serbestleşmesine yaptıkları katkılardan
dolayı onlara teşekkür borçluyuz”... İşte büyük "devlet” Amerika, işte
"serbestleşme-piyasa” algılaması altında olanlar...28 Şubat sürecinde
Türkiye’de de durum farklı değildi. Hükümeti devirmek isteyenler "piyasa imparatorluğu ve alt dinamiklerinin” etekleri altında "her türlü” oyunu oynarlarken, Türkiye "Finansal Ergenekon” dinamiği ile tanıştı...Sonuç : Konuyu daraltalım ve Türkiye’ye odaklanalım...Biz "devlet
yapısı güçlü, anti-emperyalist bir süreçle kurulmuş bir ülke” değil
miyiz? 1980-2004 arası "piyasa baskısına” nasıl teslim olduk ?
Türkiye’de de süreç bütün dünya ile aynı anda başladı ve ivmelendi; 1980 askeri darbesi ile "ulusal devletin”, piyasa devlerine dönüştürülme
"süreci”, toplum yeterince "depolitize” edildikten sonra sonrası
gelenlere ihale edildi... 1980-2004 arasında Türkiye adeta "piyasa
piyesinde” figüran haline getirildi...Bu dönemde halkın 1,5 trilyonu
çalınırken, iktidarda olan "iradesiz hükümetler” IMF-Dünya
Bankası-İçerideki yerleşik düzen arasında "sefil” oldular...Son söz : Piyasa "hiper imparator” olma yolunda ilerliyor... Dünya ve Türkiye buralara bir günde gelmedi... Amerika’da 1950, Türkiye’de 1980
sonrası kavramlar hızla yıpranırken, "para en yüce değerdir” anlayışı
toplumun ana algılama damarı içine yerleşti... Dediğim gibi "piyasa” bir günde imparator olmadı... Bu bir süreç ve "zirveye” doğru hızla
ilerliyor...Türkiye’nin şansı da tam bu noktada ortaya çıkıyor; 2004
sonrası Hükümet olan İRADE, bu oyunu gördü ve özellikle Başbakan
Erdoğan’ın attığı adımlar ile bu "tiyatro yıkılarak” IMF Türkiye’den
kovuldu, içerideki "Finansal Ergenekon” çökertilme yoluna
sokuldu...Bugün "piyasa kavramına inanan” gerektiğinde çıkarlarını
maksimize etmek için kullanan ama fazlasının pompalanarak "halkının
soyulmasına” izin vermeyen bir Türkiye var ! "Bu nasıl oldu” derseniz,
cevap gayet açık; bu sayfada anlattığım OYUN bozularak...Başbakan
Erdoğan bu "gidişi durduran” ve piyasa İmparatorluğuna karşı savaşı bu
güne kadar "galip” yürüten dünya üzerindeki birkaç liderden
biri...Umarım bu gidişi geri çevirmeye kimsenin gücü yetmez...
Genel
19 Ağustos 2012 - 03:48
Para ya kendi sonunu ya da...
Başlığa sığmadığı için yeniden yazalım; para ya kendisine zarar verebilecek her şeyin sonunu ya da bu süreçte kendi sonunu getirecek...
Genel
19 Ağustos 2012 - 03:48













