Ayların sultanı, beklediğimiz
rahmet ve bereket ayı geldi de geçiyor. Tahminlerimizden de öte rahmetin ve
bereketin sağanak, sağanak olduğu bir zaman dilimi, günahlarımızın
bağışlanmasına vesile olan bu mübarek ayı adeta çok değerli bir misafirimiz
gelmiş gibi iyi ağırlayabildik mi? Onu bilemiyoruz. Zira her geçen an biz
Müslümanlar için çok değerli bu ayda.Bu çok önemli zaman diliminde, bu
ayın ruhaniyetine uygun işlerle meşgul olmak ve ne gerekiyorsa sadece onları
düşünmek ve icraata koymak gerekir. Cenab-ı mevladan; kendisi için yapılan
bütün oruçları, namazları, ibadetleri,
zikirleri, sadakaları, yoksullara yardımları kabul-ü karin eylemesini hep
beraber niyaz edelim. Tarih
boyunca, bütün İslam âleminin her köşesine nice ramazanlar geldi geçti. O
günden bu güne ne kadar da beni âdem terki diyar eyledi. Belki bizde onlardan
biri olacağız. Bir daha ki ramazan ayına erişemeyeceğiz. Tarihteki
ramazanlar la bu günün ramazanları arasında mutlaka farklar olacaktır. Bu farklar;
sosyal çevreden tutun da ta insanoğlunun
psikolojik durumuna kadar farklıklılar gösterdiği aşikârdır. Daha
önceleri ramazana ait olan örf ve adetler neredeyse yok olmaya yüz tutmuştur.
Globalleşen dünyada insanın istek ve arzuları değişmiş, sosyal çevreler ise
tamamen farklılaşmış ve insanların meşguliyeti çok çeşitli alanlarda artmıştır. Önceleri
sosyopsikolojik yönden oruç tutmak bir yönden daha kolay gibi gözükse de. Diğer
yönden belki daha zor denebilir. Bu gün
farklı kültürlerin iç içe yaşması avantaj mı? Dez avantaj mı? Bilemiyoruz.
Bakış açısına göre değişebilir. Ama ne var ki nerede o eski tarihte ki
ramazanlar diyoruz. Genel
olarak bakıldığında bu günkü hayatımızla eski tarihte yaşanan hayat arsındaki
farkla ramazanlar arası farkın doğru orantılı olduğunu varsaymak gerekir.
Hayatın her alanındaki değişim tesirini bu mübarek ayda da hissettirecektir.
Keza sosyal bağların ve manevi duyguların zayıflığı kendini daha bariz bir
şekilde ramazanda da gösteriyor. Yurdumuzda
ki ramazan ve oruç manzaralarının eskiye nazaran daha iyiye gittiğini
söylersek, Müslüman toplum olarak bu sosyal psikolojinin ramazanda oruç
tutanların farklı kitleleri olumlu yönde etkilediğini de söyleyebiliriz. Oruç ibadetini yerine getirmesi gereken
Müslüman toplumlar; iç içe bulundukları yerlerde daha kolay ibadetlerini ifa
edebildikleri bilinir. Kozmopolit yerlerde ise bir takım problemlerle karşı
karşıya kalmaktadırlar. Tarihte
ki ramazanların özlemi belki bu sebeplerden olabilir? Belki tarihte geçmiş olayların
her zaman bir gizemi olması insanları onun nasıl olduğunu bilme merakı ile
açıklanır mı? Bilinmez, uzmanlara sormak gerekir. Acaba
eskiden ramazanlar nasıl icra edilip kutlanır? Sosyal çevre nasıl olurdu? Bu
konuyu daha derin incelemek gerekiyor. Hayırlı
Ramazanlar diliyorum.
Genel
25 Temmuz 2012 - 18:24
Önceki Ramazanlar ve Sosyal Çevre
Ayların sultanı, beklediğimiz rahmet ve bereket ayı geldi de geçiyor. Tahminlerimizden de öte rahmetin ve bereketin sağanak, sağanak olduğu bir zaman dilimi, günahlarımızın bağışlanmasına vesile olan bu mübarek ayı adeta çok değerli bir misafirimiz gelmiş gibi iyi ağırlayabildik mi? Onu bilemiyoruz. Zira her geçen an biz Müslümanlar için çok değerli bu ayda.
Genel
25 Temmuz 2012 - 18:24












