Iran, Suriye ve Lubnan muhtemel savas gercegi onunde ABDULVEHHAB BEDIRHAN* Ahmedinejad, ABD ve Israil'in yakinda bolgede en az iki ulkeye savas acacagi sozuyle aciklamalar serisini acmisti. Suriye ve Lubnan'i kastettigi anlasildi. Ahmedinejad'in sozlerinin teyidi Amerika tarafindan ancak farkli bir yonde geldi. Zira ABD Genelkurmay Baskani Oramiral Michael Mullen, Iran'a yonelik saldiri planinin 'hazir' oldugunu belirtti ve iki gozlem ortaya koydu. Ilki, saldirinin Iran'in nukleer silah edinmesiyle sartli olmasi. Ikincisi, saldirinin beklenmeyen sonuclarinin bolgedeki istikrarsizlik dikkate alindiginda endise verici olmasi. Zira Mullen'in sozleri, savas ihtimalinin tercih edilmesinde daha net gorulse de Iran Devrim Muhafizlari Komutan Yardimcisi Yedullah Cevani'nin karsilik vermesine yol acti. Cevani konuyu hemen Korfez'in guvenligi meselesine getirdi ve Amerikan macerasinin bolge guvenligini tehlikeye atacagina isaret etti. Ayrica daha acik ifadelerle 'Korfez'in guvenliginin herkes icin oldugunu veya hic kimsenin bu guvenlikten nasiplenmeyecegini' teyit etti.
Sonrasinda sira Iran Disisleri Bakani Manucehr Muttaki'ye geldi ve Ortadogu'daki herhangi bir savasin 'sinirli olmayacagini' belirterek Iran'in herhangi bir saldiriyla mucadeleye kendisini hazirlarken Suriye ve bolge ulkelerinin yaninda duracagini teyit etti. Bundan once Suriye Devlet Baskani Bessar Esed 'gercek baris uzaklasiyor ve savas ihtimalleri artiyor' aciklamasinda bulundu. Esed'in bu konuyu ilk defa degerlendirmedigi dogru ancak zamanlama Iran ve baska gostergelerle daha fazla esgudumlu goruluyor.
Buna karsin Suriye Disisleri Bakani Velid el Muallim, Iran'a karsi bir Amerikan askeri operasyonunu uzak gordugunu ancak Israil'in ABD'yi bu ise katmasi durumunda mumkun olabilecegini ifade etmek icin Sam Universitesi'nde verdigi konferansi firsat bildi. Fakat Muallim bazi Araplarin Israil'i Araplarin dusmani oldugu gercegini goz ardi etmesinden ve Iran'i dusman olarak gormesinden dolayi uzuntusunu dile getirerek bu Araplara 'savas ciktigi takdirde kivilcimlarinin kendilerine sicrayacagi' uyarisinda bulundu. Ayni baglamda bakan, Suudi Arabistan Krali Abdullah'in son ziyareti sirasinda Sam'a bir Amerikan mesaji getirdigi iddialarini yalanladi.
Son donemde Iran'in nukleer krizi yonetme ve yaptirimlari ele alma konusunda bir degisiklik gozlemleniyor. Ahmedinejad'in Guvenlik Konseyi'nin yaptirimlari kabul etmesi sonrasi gosterdigi ironik tavir ve Tahran'in yaptirimlari destekleyen ulkelere karsi sert misillemeye hazirlandigi tehdidi gercekciydi. Su ana kadar bazi ulkelerle iliskileri kesme tehdidi hicbir aciklama yapilmaksizin ortadan kalkti. Bunun en onemli gostergesi buyuk ulkelerle muzakerelere yonelik tutum oldu. Yeni Iran muzakereleri uzak gormekle basladi. Ardindan muzakere sartlari koydu, Ramazan ayi sonrasina erteledi. Son olarak Atom Enerjisi Kurumu'na muzakerelere sartsiz derhal girmek istedigi mesaji gonderdi.
Ayni zaman zarfinda Hizbullah'tan bazi unsurlarin Refik Hariri suikastina katildigina iliskin muhtemel suclamalar etrafindaki sizdirma bilgiler dumani yayildi. Uluslararasi mahkemeden cikmasi beklenen karar, ic krizin adresi oldu. Hizbullah, bu krizi idare etmek istemiyor. Ya suclamalar geri cekilecek ya da Lubnan hukumeti mahkemeden cekilmesine zorlayan baskilara maruz kalacak. Her halukarda Hizbullah genel sekreteri Hasan Nasrallah, sorunun kendi ifadesiyle bir Israil projesine donusen mahkemeye bel baglayan diger grup kadar Israil'le iliskili oldugunu belirtti.
Suclamalar sadece Hizbullah'in sayginligini lekelemeyi degil, pratik olarak Iran'i da terorle savasla ilgili kararlar geregi suikastla suclamayi hedefliyor. Bu yuzden Lubnan krizinin baslamadan kontrol altina alinmasi krizin cozumu yonunde hizli Arap hareketlenmelerini gerektirdi. Bu cozum Suriye'ye verildi. Fakat Sam'in uluslararasi mahkemeyi reddetmesine ve itiraz etmesine ragmen yatistirmayi baskin kilacak tesvikler almasi gerekli. Filistin yonetiminin Israil'le bazi garantilerle direkt muzakerelere gitme secenegini tercih etmesi yonundeki Arap saflasmasini bu baglamda anlamak mumkun. Bu cercevede Hamas'la gerginlige kismen donulebilir.
Obama ile Netanyahu arasindaki son gorusmeden bu yana savas havasi daha baskin oldu. Washington kendi egilimlerini aciklamada kararli olmasina ragmen bu kez Obama'nin Filistin-Israil muzakereleri ve sureci icin benimsedigi ilkelere darbe yapmasinin etkenlerini aciklama noktasinda ketum davrandi. Fakat bu degisimin yururlukteki tek basligi Iran. Bu konu abarti icermekle birlikte bazi analistler Obama-Netanyahu gorusmesini Irak Savasi'na karar veren Bush-Blair arasindaki meshur gorusmeye benzetiyorlar.Londra'da Arapca yayimlanan El Hayat gazetesi, Lubnanli yazar, 5 Agustos 2010ZAMAN
Türkiye
07 Ağustos 2010 - 09:23
Muhtemel savasin esigindeki 3 ulke
Bir hafta zarfinda muhtemel savasla ilgili konusmalar benzeri gorulmemis bir artis yasadi. Ilk defa Iranli yetkililer bu tartismaya alisilmadik bir ciddiyetle katildilar
Türkiye
07 Ağustos 2010 - 09:23
İlginizi Çekebilir

















