Meşhur Misyoner Zwemer’den bu manada rivayet edilen hadise, herkesçe
malumdur. Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgelerine gönderilen heyetlerin,
hırıstiyanlık propagandası için yaptığı çalışmaları değerlendirmek üzere yaptıkları kongrelerin birinde, Misyonerlik Teşkilatından sorumlu kişi olması hasebiyle, zwemer’ hücum etmek ve onu başarısızlıkla suçlamaka
için kongredekilerden biri ortaya atıldı. İddiası; harcanan bunca
paralara ve yapılan yoğun çalışmalara rağmen, tek bir şahıs
Hıristiyanlığa girmemiş, çabaların tümü tek bir müslümanı bile
inaçlarından vazgeçirmede başarılı olamamıştır. Zwemer aşağıdaki şekilde cevap verdi. Bu hadiseyi burada aktarma amacımız da bu cevaptır.—"Gayemiz, Müslümanları Hıristiyanlaştırmak değildir. Zira
buna gücümüz yetmez. Maksadımız, sadece Müslümanları İslam’dan
uzaklaştırmaktır. Dinimize katılmasalar da bize bu yeter. Bir
Müslüman’ın doğumundan ölümüne kadar kimliğinde Müslüman yazabilir,
fakat bir Hıristiyan gibi yaşayarak, cami önündeki teneşire yatmalıdır.
Kiliseye gelmesine gerek yok, varsın camiye gitsin. Ama bir Müslüman’ı
hayatı boyunca Hıristiyan gibi yaşatmalıyız. Zaten hiçbir Hıristiyan ya
da misyoner hakiki bir Müslüman’ı kesinlikle Hıristiyan yapamaz.”İngilizlerin Mısır’dan çıkarılması için parafe edildiği zaman, Şehit profesör Seyyid Kutup’a şöyle bir soru soruluyor. –Allah’a hamd olsun yakın birgelecekte İngiliz sömürgeciler Mısır’dan çıkarılacaklar. Bu
da, İslami çalışmaların serbest ve etkili olarak yürütülmesine imkan
hazırlayacaktır. Cevaben ded ki: —" Kırmızı İngilizlerin çıkarılması
için anlaşma imzalandı. Bunların tehlikesi sınırlıdır. Asıl önemli olan <<Siyah İngilizlerin>> in mısır’dan çıkarılmasıdır.”Şayet İslam, taraftarlarını yükseltmekten ve ilerlemekten alıkoyan
bir din olsaydı, batı asla İslam’la uğraşmayacaktı. İslam’a bu kadar
düşman olmayacaklardı. Sorun; ne yaparsanız yapın, İslam "İnsan”’ı eline aldığı zaman, alıp tepelere çıkartıyor. Yani, sizin anlayacağınız, "kişileri” uyandırıyor. Bu batı sistemleri ya da "Batıl” sitemler, kendi diktalarının devam etmesi için, insanların uyuması
gerekmektedir. İşte, insanları uyandıracak her şey, onlar için tehlike
arz etmektedir. Bunların başında da İslam ve onun bağlıları Müslümanlar gelmektedir. Bir Müslüman’la arkadaş olmak dahi tehlikeli hale geldi,
hatta ben Müslüman’ım dersin, demokrasinin beşiği(!) sayılan Amerika
da, bıçaklanabilirsiniz. Sadece Müslüman’ım demeniz kafidir.Elbette onlar, benim ve senin Müslüman olmana bir şey demiyorlar.
Fakat onların istediği türden bir Müslüman olmak şartıyla. Tüyü
yolunmuş bir kuş gibi… Onların istediği gibi Müslüman olmak için neler
yapılması gerekir. Diğer adıyla, bu "Güç”’lerin
egemenliği, sömürgeleri, İslam ülkeleri başta olmak üzere, dünya da
sistemlerinin yürüyebilmesi için… Kalıp insanların yetiştirilmesi
lazım. Ne gibi… Kimliği Müslüman, Memleketi İslam ülkesi, kalıbı
Müslüman ama tüm yaşantısı Batı tipi… Ha…Aynı zamanda bu kişi
kendisinin koyu bir Müslüman ve bağımsız olduğunu hissetmeli aynı
zamanda.İşte bu türleri(!)..yetiştirmek için, misyonerler birinci derecede
hizmet etmektedir. Bunların yetiştirdiği, ilkokuldan Üniversiteye kadar
adam yetiştirmemek için elinden gelenin yapılması gerektiğinin
bilincindeki rektör ya da Prof. Eskiden mühendislerimiz, Avrupa ve
Amerika’nın mühendisleri ile yarışmaktaydı. Eskiden Liselerde okutulan
dersler Üniversite dersleri gibiydi. Şimdi üniversiteyi bitirmiş,
kafanın içi boş, "her şeyi”, iyi olsun, kötü olsun
alkışlayan bir insan tipi çıkardılar. Mesuliyetten kaçan, korkuyu esas
alan, saygı sevgi kalmamış, hele dinini hiç bilmeyen, onun ahlakını
alamadığı için, her şeyini kaybeden, sadece mezar yolunda yarım yamalak hatırladığı bir din şekli ki, …Bu benim dinim değil.
Genel
24 Haziran 2012 - 16:49
Misyonerler ve Müslümanlar!
Meşhur Misyoner Zwemer'den bu manada rivayet edilen hadise, herkesçe malumdur. Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgelerine gönderilen heyetlerin, hırıstiyanlık propagandası için yaptığı çalışmaları değerlendirmek üzere yaptıkları kongrelerin birinde, Misyonerlik Teşkilatından sorumlu kişi olması hasebiyle, zwemer' hücum etmek ve onu başarısızlıkla suçlamaka için kongredekilerden biri ortaya atıldı. İddiası; harcanan bunca paralara ve yapılan yoğun çalışmalara rağmen, tek bir şahıs Hıristiyanlığa girmemiş, çabaların tümü tek bir müslümanı bile inaçlarından vazgeçirmede başarılı olamamıştır. Zwemer aşağıdaki şekilde cevap verdi. Bu hadiseyi burada aktarma amacımız da bu cevaptır.
Genel
24 Haziran 2012 - 16:49












