Dini degerleri yasa zoruyla dayatmak ahlaki olarak curumus bir toplum doguracaktir. Oysa ahlaki degerler, gonullu olarak benimsendiginde bir anlam ifade eder. Bu yuzden yasalar icinden ciktigi toplumun degerlerini yansitmalidir. Bu yasalarin Islam?a uyumlu olmasini isteyen Islamcilar da, bariscil bir yontemle toplumu buna ikna etmeye calismalidir.
Liberallerle Islamcilar arasindaki tartismalarin en ihtilafli noktalardan biri, dinin devlet ve toplum icerisindeki rolunun ne olacagidir. Bazi Islamcilar laik bir devletin toplumda ahlaksizlik ve yolsuzlugu yayginlastiracagini dusunuyor. Bazi liberallerde Misir?da olusacak bir din devletinin, Iran?dakinden ya da Taliban doneminin Afganistan?indakinden farkli olmayacagina inaniyor. Bence her iki tarafta yaniliyor.
Bu makalede, en saf haliyle din ve devletin birbirinden ayri olmasi noktasindaki liberal gorusu temsil etmeye calisacagim. Okurlar, toplumun sekillenmesinde dinin oynadigi onemli rolun farkina varmis olacaklar. Bu, Misir?in ozgur ve demokratik bir toplum meydana getirmedeki kabiliyeti acisindan kritik olan, Islamcilarla liberaller arsindaki anlasma noktalarindan birisini olusturacaktir. Hepimizin aradigi da bu zaten.Liberal bir rejimde hukumetBazi temel konulardan baslayalim once. Devlet, toplumda bireylerin ve kurumlarin birbirleriyle etkilesimini duzenleyen bir varliktir. Bu duzenleme hukumet eliyle yapilir. Demokratik bir sistemde secmenler, hukumet uyelerini ozgur ve adil secimler vasitasiyla secerler. Tabi her demokraside degil sadece liberal demokrasilerde bu boyledir. Basit bir cogunluk yonetimine karsi olan liberal demokraside, cogunluk kamu alanlarindaki etkilesimleri yonetir ancak azinliklarin esit haklarini da ihlal etmez. Liberal gorusteki en kucuk azinlik bireydir. Bundan dolayi, liberal bir demokraside kisisel haklar tamamen koruma altindadir. Diger bireylerin haklarina tecavuz etmedigi muddetce her birey ozgurdur. Bir demokrasinin liberal olmasinin yolu, anayasa vasitasiyla devlet ve cogunlugun, birey ve azinliklarin haklarini garanti altina almasidir. Birey haklarinin bu sekilde guvence altina alinmasi saglikli bir toplum icin hayati oneme sahiptir. Bu isterse tamamen Islami bir toplum olsun. Bunun boyle oldugunu birazdan gostermeye calisacagim.
Hukumetlerin uc tane kolu vardir: Yasama yurutme ve yargi. Yasama kolu dogrudan vatandaslarin arzularini yansitan yasalar yapar. Yurutme organi bu yasalar cercevesinde yonetimini surdurerek cumhurbaskanini, kabinenin bakanlarini ve diger memurlari belirler. Yargi organi da toplumsal kurumlarin uyeleri arasindaki anlasmazliklara bakarak bunlari yasama organi tarafindan hazirlanan mevzuat cercevesinde cozmeye calisir. Yargi ayni zamanda yasama organinin anayasaya riayet etmesini de denetler. Ve yine toplumdaki tum kurumlarin haklarinin devlet tarafindan ihlal edilmemesi noktasinda da denetleme gorevini yapar. Ozellikle de yurutme organi yasalari uygularken.?Islami arka plana sahip? bir devletLiberalizmin neden din ve devletin birlestirilmesine karsi oldugunu aciklamak yerine, bazi Islamcilarin istedigi ?Islami Devletin? bir anlam ifade etmedigini ve bunun bir onkosul olarak ileri surulmesi durumunda sadece topluma degil ?Islami toplum? fikrine de zarar verecegini gosterecegim.
Bir devletin ?Islami? olmasi veya ?Islami arka plana sahip olmasi? ne demek? Simdi bunlari ayri ayri ele alalim.
Yurutme organinin Islami olmasi ne demek? Yurutme, yasama organi tarafindan cikarilan yasalarin uygulayicisindan baska bir sey degildir. Bu yuzden onun Islami olmasini istemek tek basina bir anlam ifade etmez. Yurutmenin uyeleri dindar olabilirler veya olmayabilirler. Asil mesele yasalari en iyi sekilde uygulayabilecek kisilerin isin basina gelmeleridir. (Adil ve ozgur secimler vasitasiyla.)
Yarginin Islami olmasi ne demek? Yine yargi, yasama organi tarafindan cikarilan kanunlarin tarafsiz bir tercumanindan baska bir sey degildir. Burada bir yargicin yasama tarafindan yapilan yasalari kendi kafasina gore yorumlamasina yer yoktur. (Eger bir belirsizlik olursa bu kisi, cikarilan yasalarin amacindan ve ruhundan sapmamalidir).
Ve yine, Musluman olup olmamasina veya dindar olup olmamasina bakmaksizin, yasalari en iyi sekilde okuyup uygulayan kisiler bu goreve getirilmelidir (dogrudan secimle veya secilmislerin atamasiyla bu kisiler belirlenmelidir).
Yani yargi ve yurutmenin ?Islami? olmasinda buraya kadar bir anlam goremedik. Ancak hala yasama organini ele almis degiliz. Tum yasalarin Islam seriatiyla uyumlu olmasini istemek akillica olur muydu? Hatta bunlarin Islami degerlerin yayginlastirilmasi meselesine yardimci olmasini istemek dogru mu? Her iki sorunun cevabi da, birazdan gosterecegim gibi saglam bir ?Hayir?!Toplumda ?din degeri?Yasama organi toplumdaki birey ve kurumlarin etkilesimini yonetecek olan yasalari yapar. Bu yuzden bunlar toplumdan gelmeli ve mumkun oldugu kadar dogru bir sekilde, o toplumun gercek sosyal degerlerini yansitmalidir. Butun yasalarin Seriatla uyumlu olmasini isteyerek dini degerleri yasa zoruyla dayatmak cazip gozukuyor olabilir.
Onceliklerin dayatilmasi toplumu gercekten dindar yapacak mi? Yoksa dini rituelleri sirf devletin yaptirimlarindan kurtulmak icin yerine getiren riyakar bir toplum mu yaratacaktir? Uyelerinin istemedikleri bir ahlaki kodu dayatmak, ahlaki olarak zayif bir toplum ortaya cikarmayacak midir? Bu bulanik, sisli ahlaki anlayisin ortasinda, Islam?i kendilerine dava edinenler nasil olacakta bu sorumluluklarini yerine getirecekler?
Aslinda Islam davalarinin geregini yapanlar acisindan da, Islami olup olamamasina bakmaksizin yasalari toplumun degerlerini yansitacak sekilde yapmak, islerini daha kolaylastirici bir islev gorecektir. Eger yasalar Islam?la celisiyorsa o zaman Islamcilar sosyal alandaki eksiklerini tespit ederek bunlari giderme yoluna gidebilirler. Bu yasalar Islam davasi icin mucadele edenlere toplumun ahlaki seviyesini olcme imkani sunacaktir. O zaman cikip bariscil bir sekilde davalarini vaaz ederek toplumun bunyesindeki bu yanlislari duzeltebilirler. Devletin guc kullanarak yasa zoruyla topluma mudahil olmasina muhalif olarak kendi argumanlarini savunabilirler. Yasalarin Seriatla uyumlu olmasini oncelemek, Islam?in hakiki mesajinin yayilmasina zarar verir.
Ve sunu da unutmayalim ki; her hangi bir on kosuldan muaf olan bir yasama sureci, Islam?in sundugu cozumlerin ana hatlarinin ve yararlarinin bilinilirliginin artmasini saglayacaktir.
Seriata uyumlu olmasini bir on kosul olarak dayattigimiz yasalar neticede ahlaki olarak curumus bir toplum doguracaktir. Bati?da gecirdigim zaman zarfinda Islam?la uzaktan yakindan alakasi olmayan sayisiz Iranli ve Suudi ile tanistim. Bazi kadinlar vatanlarindan cikar cikmaz basortu ve burkalarini cikararak evlilik disi iliskilere giriyor, alkol aliyor vs. Yasadiklari ulkelerdeki tum o ?muhafazakar toplum? iddialarina ragmen bu durum onlarin ahlaki degerlerinin ne kadar da zayif oldugunun bir yansimasidir. Bu insanlarin arkada biraktiklari kisiler (ki bunlarin bircogu saglam temellere dayanan dini degerlere sahipler), Islami kanunlari ihmal etmeyerek ceza alma korkusundan kurtuluyorlar.
Bu durum, gonullu olarak sahip olunmasi gereken ahlaki degerlerin zorla dayatildigi bir toplumun sonucudur. Boyle bir toplumun tamami degil ama bir cogu, ya riyakar ya da ahlaki olarak zayif olmalarindan dolayi dunyaya hicbir deger sunamayacaklardir. Neticede yasadiklari bu hayat kendilerinin sectigig bir hayat olmayacak, baskalarinin onlar icin secip nasil uygulamalari gerektigini onlara soyledigi bir hayat olacaktir. Tipki uysal koyunlar gibi olacaklari icin uretken veya yaratici olamayacaklardir. Ancak nasil ve neye gore yasayacaklarini kendileri secenler uretken ve yaratici olacaklardir.
Bir Musluman olarak ben, Islam?in gucunun onun argumanlarinin saglamliginda yattigina inaniyorum. Islam, toplumun gerceklerini dikkate almayarak dayatilan yasalardan cok daha iyi bir seydir. Islam?in yasa zoruyla dayatilmasini isteyenler kendi iman, arguman ve inandiriciliklarindaki zayifligi ifade etmis oluyorlar.Liberal bir toplumda dinin yeriLiberal bir devlette inanlara ibadet hurriyeti taninir. Yani kimsenin Islamcilara nasil ve ne zaman ibadet etmeleri gerektigini soyleme hakki yoktur. Ikinci olarak liberal bir devlette, bireyler bariscil yollarla toplanma ve orgutlenme hakkina sahip olacaklardir. Bu Islami kuruluslarin calismalarini yuruturken hicbir kisitlamaya maruz kalmayacaklari anlamina geliyor. Islamci siyasal partiler bu orgutlenme hurriyeti kapsaminda, ozgur secimlere katilabilecekler, kamuda gorev alabilecekler hatta bunlari dini sloganlari kullanarak bile yapabileceklerdir.
Bahsettigim bu son husus bazi ?liberaller? arasinda son derece tartismali bir konudur. Dini partilerin kampanyalarini yuruturken dini sloganlari kullanmalarinin yasak olmasini savunan liberal dostlarima katilmiyorum. Hatta bu gorusu liberalizme son derece aykiri buluyorum. Ifade hurriyetinden dolayi, iktidar icin yarisan siyasi partiler istedikleri ahlaki kodu secip, ait olduklari platformun dilini kullanabilmelidirler. Eger onlarin elinden bu hakki alirsak nasil liberalizmi savundugumuzu iddia edebiliriz? Ben bunu liberalizme ihanet sayarim. Zaten butun siyasi partiler bir takim ahlaki temeller uzerine insa edilmiyor mu? Liberalizm de bazi ahlaki temeller uzerine kurulu degil mi? Bizimkisi oluyor da onlarin ki neden olmuyor?Islamcilar icin AKP ornegiTabi bu Islami sloganlarin kullanilmasinin akillica oldugu anlamina gelmiyor. Ben daha onceki bir makalemde Misir?daki Islami partilerin kitlelerin destegini ararken dini bir dil kullanmaktan sakinmalari gerektigini belirtmistim. Ancak onlari buna zorlarsam iyi bir liberal oldugumu iddia edemem. Liberal okurlar icin sunu da zikretmek istiyorum; yasaklamak ise yarar bir yontem degil. Turkiye?nin Islami partileri siyasi hayattan men etmesi Adalet ve Kalkinma Partisi?ni (AKP) iktidara gelmekten ali koyamadi.
Turkiye?yi yoneten AKP, Islamcilarin uzerinde dusunmesi gereken harika bir orneklik teskil ediyor: Turkiye?deki kati laik yapida bile AKP bariscil yontemlerle iktidara gelebildi ve Turk toplumunu iyiye goturme noktasinda cok onemli katkilar sundu. Bu liberalizm icin olumlu bir belgedir.
Sunu da belirtmek gerekir ki; Islami bir araka plana sahip olan siyasi parti politik surece dahil olunca diger laik ve laik olmayan partilerin de ozgur bir sekilde faaliyet gostermesine olanak sunmalidir. Hukuk karsisinda tum siyasi partiler esit olmalidir. Buna ek olarak hicbir parti de elestiriden muaf olamamalidir. Eger biz ifade hurriyetini garanti edeceksek, baskalarini elestirse bile o ifadenin serbestce kullanilmasi gerektigini savunmaliyiz. Sizin dinden bahsediyor olmaniz elestiriden muaf olmaniz anlamina gelmez. Elestiri aslinda ulke ve Tanri sevgisi icindir.
Bir liberal olarak ben Kur?an?da olmayan hicbir seyi isteniyorum. Bireylerin ozgurlugunu onurlandirmanin bir parcasi olarak inanc, dusunce ve vicdan hurriyetine saygili olmak zorundayiz. Bu Tanri?nin insana tanidigi iradesini kullanarak secme hakkini garanti altina almak demektir. Baska bir ifadeyle bizim ihtiyacimiz olan liberal bir demokrasi, cogunluk demokrasisi degil.
Bu, erdemli bir topluma dogru giden yolu acacaktir. Boylece gercekten inandiklari kanaatler uzerine hayatlarini bina eden sahislar, yasalarin korkusu olmaksizin veya kendi sectikleri yerine, onlardan beklenin pesinde gozu kapali bir sekilde gitmeksizin, dunya medeniyetine katkilarini sunacaklardir.
timeturk
Ortadoğu
03 Kasım 2011 - 13:29
Liberal demokrasi ve Islamcilar
Liberallerle Islamcilar arasindaki tartismalarin en ihtilafli noktalardan biri, dinin devlet ve toplum icerisindeki rolunun ne olacagidir. Misirli yazar Islam Huseyin'in analizi: Dini degerleri yasa zoruyla dayatmak ahlaki olarak curumus bir toplum doguracaktir
Ortadoğu
03 Kasım 2011 - 13:29
İlginizi Çekebilir















