Macaristan, aldigi kararlarla Avrupa Birligi icinde -son yillarda- kendinden en cok soz ettiren devletlerin basinda yer aliyor. Son olarak Basbakan Viktor Orban 2 Ocak gunu, yeni Anayasa'nin yururluluge girmesi sebebiyle Budapeste opera binasinda resepsiyon verirken, 70 bine askin Macar Budapeste sokaklarinda tepkilerini dile getiriyordu.
Ayni gun Orban Budapeste Guzel Sanatlar Akademisi'nde "Kahramanlar, krallar ve azizler ; Macar resmi ve hafizasi tarihi" baslikla resim sergisinin acilisi yapti. Viktor Orban'in acilis konusmasini yapmak icin sectigi tablo Macar tarihinde onemli bir donemece gondermede bulunan Benczur Gyula'nin "Buda kalesinin fethi" adli tablosu idi. Ressam bu tablosunda II. Viyana Kusatmasi sonrasinda Macarlarin Turk parantezini kapatmasina (1526-1683) gondermede bulunuyor. Orban bu tercihiyle Turkiye'ye mesaj gondermeye calismiyor tam aksine, daha genis bir yorumla, Avrupa'ya "Macar ulusunun" bagimsizligindan odun vermeyecegi mesajini gonderiyordu.
Modern Macar tarihinde parantezler onemli bir yer tutuyor. 1526-1683 tarihleri arasinda Osmanli hakimiyeti, ardindan 1848'e kadar tek tarafli olarak Avusturya Imparatorlugu'nun denetimi ve Cifte Monarsi'nin kurulmasi, I. Dunya Savasi sonrasinda Cifte Monarsi'nin dagilmasi ve Trianon Antlasmasiyla topraklarinin onemli bir kismini kaybeden Macaristan II. Dunya Savasi sonrasinda Sovyetlerin uydusu oldu ve bagimsizligina ancak 1989'da tekrar kavustu. Bu sebepten bagimsizlik dusuncesi Macar milli tarihinin mihenk tasini olusturuyor.
Orban parlamentonun acilis konusmasinda (Mayis, 2010) Jozef Antal'in (bagimsiz Macaristan'in ilk basbakani) "boyle konusacaginiza devrimin gerceklesmesi icin caba sarfetseydiniz" sozlerine gondermede bulunarak "biz bu cabayi gosterecegiz" diyerek yasanacak degisimi haber veriyordu. Oylede oldu. Bir bucuk yilda "Macaristan Cumhuriyeti" tarihe karisti. Geriye "Macaristan" kaldi. Daha kusatici bir isimle cevre ulkelerde yasayan Macarlari da kapsamayi hedefliyor. Basin yasasi degisti. Gazeteciler seslerinin kisilmasina tepki gostermek icin eylemdeler. Iki gazeteci tepkilerini goztermek icin aclik grevinde. Muhalefetin sesi radyosu frekansini kaybetti. Hukukta gerceklstirilen degisikliklerle yurutmenin gucu artirilirken ters orantili olarak denetim mekanizmalarinin gucu azaltildi. 26 Aralik 2011'de secim yasasi degistirildi. Yeni uygulama haliyle iktidar partisinin avantajina (vekil sayisini azaltiyor, aday olmak icin gereken imza sayisini artiriyor, tek turlu secimi ongoruyor, bolgeleri yeniden belirliyor, Macaristan disinda yasayan Macarlara oy hakki veriyor). Macaristan Merkez Bankasi uzerinde ki yargi denetimini kaldirildi.
Sol ve liberal muhalefet bu degisikliklerle Macaristan'in hizla otoriter bir devlet olma yolunda ilerledigini iddia ediyor. Ozellikle denetim mekanizmalarinin sulandirilmasiyla Macaristan'in demokratik karakterini yitirdigini, muhalefetin sesinin kisildigi ve yok edilmek istendigini soyluyorlar. Bu noktada Bruksel'i de goreve cagiriyorlar. Barosso Aralik ayinda gonderdigi iki mektupla Orban'i AB prensipleriyle ters dusmemeye davet etmisti. Hillary Clinton'da Orban hukumetini gonderdigi mektupla uyarmisti. Bunlarin disinda OECD, Avrupa Parlamentosu, Venedik Komisyonu ve Birlsemis Milletler Genel Sekreteri Ban-ki Moon'da cagrida bulunanlar listesinde yer aliyor. Ancak Viktor Orban bunlarin gecici tepkiler oldugu, Avusturya'da 2000 secimlerinden sonra muhafazakarlarin asiri sag ile hukumet kurmasina tepkilerin dokuz ay surdugunu goz onunde bulundurarak Macaristan konusunda da ayni durumun gerceklesecegi ve kisa bir sure sonra tartismalarin unutulacagi dusunuluyor .
Viktor Orban'in yeni Anayasa konusunda yaptigi aciklamalarla ve muhalefetin tepkileri uzerinden genel durumu ozetlemek mumkun; ancak konunun cok daha girift oldugu ve Macar siyasi tarihine basvurmaksizin anlasilamiyacagini dusunuyoruz.
Sovyetlerden ayrildiktan sonra iki siyasi kanat belirdi. Birincisi komunist cizgide, sosyalist ve postkomunist hareket digeri Soveyetlerden bagimsizligin elde edilmesi icin mucadele vermis liberal hareket. Suan Macaristan Basbakani olan Orban her ne kadar muhafazakar-milliyetci bir cizgide siyaset yapsa da o gunlerde liberaller hareketin icinde yer alan bir genc idi. 1989'da ortaya cikan liderler icinde hala aktif siyasette olan tek lider.
Macaristan bagimsizligini elde ettigi gunden beri anayasal bir cumhuriyet olmak icin gayret sarfediyor. Ancak siyasi kutuplasma bunun tam manasiyla uygulanmasini engelliyor. Iki blok arasinda uzlasmaya vardiklari konu sayisi cok az. Son yirmi yilda yapilan tartismalarin onemli bir kismi yakin tarihe iliskin tarihi konularla ilintili (Macarlarin iki dunya savasindaki rolu, holokost, Macaristan sinirlari disinda yasayan Macarlarin gelecegi). Partilerin finansmani konusun da uzalsama saglanamayan konularin arasinda ve bu durum yolsuzluga kapi araliyor.
Her iki tarafta digeri bitirmeye yonelik siyaset yaptigindan bagimsizligin disinda ortak musterek noktada bulasabildiklerini soylemek zor. Imre Kertezs'in Nobel edebiyat odulunu kazanmasinin (2002) ardindan da ayni durum yasandi. Taraflarin, Kertezs'e tebriklerini illettikten sonra, konuyu Macar kimligi ekseninde tartismasi konunun sulandirilmasina sebep olmustu. Ayrica, Sovyet donemi devlet arsivlerinin acilmamasi taraflarin birbirlerini suclayabilmesine zemin hazirliyor. Yeni Anayasa Sovyet doneminde islenmis suclarin yargilanmasini ongoruyor olmasi da postkomunist partilerin bir sekilde sindirilecekleri yorumlarinin yapilmasina sebep oluyor.
Macar siyasetinde 1989-2002 tarihleri arasinda iktidara gelen butun siyasi partiler bir sekilde yipranirken renk degistiren Viktor Orban'in Fidezs'i 2002 yenilgisinden sonra sekiz yil suren muahlafet doneminden sonra 2010'da sosyalist-liberal koalisyonu yenerek iktidara geldi. Postkomunistlerin iktidardan uzaklastirilmasi cesitli skandallarin sonucunda olmustu. Basbakan Ferenc Gyurcsany'nin bir resepsiyonda kameralarin kapali oldugunu dusunerek yakinindakilere 2008-2010 donemi iktidarinin yalanlarla surdurulebildigini soylemesi bardagi tasiran damla olmustu. Ondan once Basbakan Medgyessy'nin Sovyet doneminde gizli servisler icin calistigi ogrenildiginde istifa etmek durumunda kalmisti. Macaristan 2010 genel secimleri calkantili bir donemin ardindan gerceklesti ve Orban'i ikinci defa basbakanliga tasidi.
Gelinen noktada bir yanda derinlesen toplumsal kriz diger yanda ekonomik kriz. IMF ve AB 16 Aralik'ta Macaristan'la gorusmelere son verdi. Macaristan'daki ekonomik krizin asilamamasi Dogu Avrupa devletleri uzerinde domino etkisi yapabilecegi tedirginligi komsu devletleri kaygilandiriyor.
Viktor Orban'nin yaptigi aciklamara bakildiginda parlamentoda ki cogunlugunun ardina saklandigini soyleyebiliriz. Orban'a destek verenlerin basinda irkci Jobbik partisi bulunuyor. Fidezs'in liberal cizgisinden muhafazakar-milliyetci cizgisine kaydigi gunden bu yana ama ozellikle 2006'dan sonra ciddi bir yakinlasma gozlemleniyor. Fidezs Macaristan'in kusatilmak istendigini dusunuyor ve korku/gurur kartini oynuyor. Ancak gelinen noktada Fidezs'in kendi kendini tuketmesi ne muhafazakarlara, ne liberallere ne de postkomunistlere yarayacaktir. Tam aksine Jobbik'e iktidar yolunu acacaktir.Dunya Bulteni
Dünya
18 Ocak 2012 - 08:54
?Kusatma altindaki Macaristan?da? reform ruzgari
Sol ve liberal muhalefet ulkedeki degisikliklerle Macaristan'in hizla otoriter bir devlet olma yolunda ilerledigini iddia ediyor. Ozellikle denetim mekanizmalarinin sulandirilmasiyla Macaristan'in demokratik karakterini yitirdigini, muhalefetin sesinin kisildigi ve yok edilmek istendigini soyluyorlar Macaristan, aldigi kararlarla Avrupa Birligi icinde -son yillarda- kendinden en cok soz ettiren devletlerin basinda yer aliyor
Dünya
18 Ocak 2012 - 08:54
İlginizi Çekebilir
















