Demirci Kawa, Mezopotamya bölgesine ait mitolojik bir kahraman.
Pers-Asur medeniyetini simgeleyen bu kurtuluş efsanesinin Medlere has
bir uyarlaması da var.
Kürt ulusalcıları Perslerle aynı daire içinde yer alan Medleri,
Kürtlerin atası olarak kabul ediyor. Zerdüşt inancının Kürtlerin eski
dini olduğu iddiası da, Perslerle birlikte yaşanan tarihten
kaynaklanıyor. Medya, yani Med ülkesi tabirini kullananlar ise
Yunanlılar. Tarih yaklaşık olarak MÖ 8. veya 9. yüzyıllar.Efsaneye göre Asur'un Dehhak adında zalim bir hükümdarı vardır.
Hükümdar bir canavardır ve omzunun iki yanında birer yılan durmaktadır.
Her gün iki çocuk öldürülüp, beyinleri bu yılanlara yedirilmektedir. İki aşçı, iki çocuktan sadece birini öldürüp beynini, bir koyunun beyniyle
karıştırıp yılanlara vererek birer kişiyi kurtarmaya başlarlar.
Kurtardıkları çocuklar Kawa isimli bir demirci tarafından gizlice
eğitilerek bir ordu haline gelir. Bu ordu tam Nevruz günü ayaklanarak
zalim kralın sarayına saldırır, Demirci Kawa bütün tepelerde ateşler
yaktırır ve zalim kralı çekiç darbeleri ile öldürür.Efsanelerin gerçeklerle bağı sorgulanmaz. Önemli olan bir fikrin
mitolojik bir kahraman veya olay üzerinden gelecek nesillere
aktarılmasıdır. Bu efsanelerle büyüyenler, oradaki ana fikri benimser ve yaşatırlar.Bir "Çıkış Efsanesi" olan Ergenekon da böyledir. Bu efsane Türk
millî kimliğini oluşturan bir sembol olarak tam bir asır önce
keşfedildi. Millî Mücadele, Yakup Kadri'nin yazılarında "Ergenekon'dan
çıkış" olarak tarif edildi. Ergenekon Efsanesi de bir demirci ustasının
bilgeliği ve liderliği etrafında döner. Düşmanları tarafından yok
edilmek üzere iken çok az sayıda kalan Türkler dar bir vadiye
sığınırlar. Sonra çoğalıp vadiye sığmaz hale gelirler; ama çıkışı
bulamazlar. Bir demirci ustası koca körükler kurdurup, odunlar yığdırıp
dağı eritir ve Türkleri selamete ulaştırır.Bugün Ergenekon ismi efsaneden çok devletin derinlerine
çöreklenmiş bir çeteyi aklımıza getiriyor. Sermayemiz daralmalar ve
aranan çıkışlar. Büyük bir ateş yakılacak, ortalık aydınlanacak veya
yanacak ve sonunda çıkış bulunacak. Ateşle aydınlık, yani doğru yolu
bulma birbirine karışıyor. Millet kurtuluşa erecek.Peki, Dehhak'tan kaçırılan ve Kawa'nın liderliğinde zulmü sona
erdirmek için saklanan çocuklar kimler? 15 yaşında, polise atmak üzere
aldığı bomba elinde patlayan çocuk mu? 15-16 yaşlarında intihar eylemi
yapan kızlar mı? Efsanelerdeki sembollerle düşünenler, doğru cevabı
bulmak için "niye?" sorusunu sormak zorunda. Bu çocukların KCK
bildirisinde yer alan "devrimci halk savaşı perspektifi", "dönem taktiği uygulama çerçevesi"ni bu sorunun cevabı olarak anlamalarını
bekleyebilir miyiz? Peki daha büyükleri arasında anlayan var mı?PKK, Halk Savaşı taktiği ile birkaç bölgede alan hakimiyeti
sağlamak için topyekûn bir savaş başlattığını söylüyor. Bu iddiayı
ciddiye alacak ve bu taktiğin sonuç alacağını söyleyecek bir akıl sahibi bulunabilir mi? Kimi kandırıyorlar? PKK Türk ordusu ile bir terör
örgütü olarak değil, düzenli bir ordu gibi göğüs göğüse mevzi savaşına
girecek ve bu savaşı kazanacak öyle mi? Peki Gaziantep'te patlayan
bombanın ve ölen sabi çocukların "dönem taktiği" ile ne tür bir ilişkisi var?Efsaneler sembolleri ve fikirleri saklarken bazen gerçekleri
örtüyor. PKK'nın dağda-şehirde verdiği topyekûn terörü Kürt Ergenekon'u
planlayıp icra ediyor. Bu savaşın ne Kürtlerle, ne Kürtlerin haklarıyla
ve hayalleriyle ne de Türkiye'yle bir alakası yok. PKK, bir taşeron
olarak, bir maşa olarak İran'ın Suriye'nin ateşteki kestanelerini
çevirip duruyor. Yanan ateş Nevruz ateşi değil; ciğerimiz yanıyor.
Suriye ve İran Türkiye'ye terör ihraç ediyor. PKK bir halk savaşı
vermiyor; başkaları adına aldığı ihaleyi yürütüyor; Türkiye'yi taciz
ediyor.Kürt Ergenekon'u bu ülkenin çocuklarının beyinlerini, zalim
Dehhak'ın yılanlarına yediriyor. Bilgeliğin ve zulme karşı çıkışın
sembolü olan Kawa ise herhalde bir yerlerde zamanın gelmesini bekleyip,
dişlerini sıkıyor.













