İçim
parçalanıyor şu dilencileri gördükçe. Kucağında çocukla kadın dilencilere çok
rastlardım ama kucağında çocuk olan erkek dilenci ilk defa görüyorum. Son
günlerde cami önünde bir karton üzerine "İşsizim, acım.” diye yazmış;
kucağındaki iki yaşlarında bir yavrucakla oturmuş yere, duyarlı vatandaşların
yardımını bekliyor. İnanın kabullenemediğim için yardımda bulunmaya utanıyorum,
çıkarıp bir bozukluk atmak o insanı rencide eder diye. Tabi gerçek muhtaç mı,
yüzsüzün teki mi onu bilemem. Ne olursa
olsun bu bir ayıptır ve başta bu ülkeyi yönetenlerin ayıbıdır. "Nerde bir
münker (kötü şey) varsa onu elinizle düzeltin.” Vallahi bu toplumsal bir
durumdur ve ancak devlet eliyle düzelebilir. "Gücünüz yetmezse dilinizle
düzeltin.” Biz ancak bunu yapabiliriz. Onu da ancak yazıya dökerek ve bu
şekilde yöneticileri uyararak yapabiliyoruz. Daha evvel "Ne
olacak şu dilencilerin hali?” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Orada basit
yöntemlerle bu problemin kökten çözüleceğini ifade etmiştim. Fakat konu
kimsenin gündeminde değil. Yani bu konular hem Çalışma ve Sosyal güvenlik
Bakanlığını ve hem de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını ilgilendiriyor
olsa gerek. Olmadı başbakan yardımcılarını oda olmadı başbakanı ilgilendirir.
Acaba niçin ilgilenmiyorlar?Bu dilenciler
bizim insanımız değil mi? Asıl önemlisi, istismar edenler ve edilenler vardır.
Gerçek muhtaç mı, mafya mı? Yardım edebilecek vatandaşın asıl sıkıntısı
istismar edilmesidir. Yani yardım etse mi etmese mi? İnanın
ilgilenildiği zaman sorun basit ve masrafsız bir yöntemle çözülebilir. Hem bu
insanları mahcubiyetlikten, horlanmışlıktan ve sui zanla bakılıştan kurtarmak
gerekir. …Belediyelerde
israf ve yolsuzluk diz boyu. Seyahatler mi dersin, ihale yolsuzlukları mı
dersin; yap-bozlu yol, kaldırım, kanal, park, bahçe düzenlemeleri mi dersin;
lale, çiçek dikmek mi dersin? Ohoooh yüzlerce sayabilirsin. Önü alınmıyor bir
türlü. Gelecek seçim için ne gerekiyorsa yapılıyor. Ama gelecek nesile bir
yatırım yok. O sadece seçim propagandalarında var. Acaba dilencilerin çocukları
gelecek nesil mi değil. İş yine gelip
eğitime dayanıyor. Eğitim diyorum ha! Okumuşluk, diploma almışlık ya da kariyer
yapmışlık demiyorum. Memleketi bu saydığımız vasıftakiler yönetiyor zaten. Ama
eğitime ihtiyaç var. Bu meseleyi ne zaman çözeceğiz belli değil…Eğitim ya,
eğitim. Artık kurumlarda sözüm ona çook çok eğitimli insanlar çalışıyorlar.
Öyle az-buz değil, üniversite mezunları, hepsi okumuş. Bütün yukarıda
saydığımız kurumlardaki mesnetsizliklerin müsebbipleri. Ama bu memleketin Milli
eğitimi ne zaman eğitime el atacak belli değil. Tabii eğitim her şey de değil.
Beşer olduğumuzu da unutmamak gerekir. Kanunları da caydırıcı hale getirmek
gerekir. Ama yani tabii kanunu yapanın da kastettiğimiz yönde eğitimli olması
gerekir.…Belki işsizliğin tabii sonucudur dilencilik. Demek
işsizliği de çözmek gerekir. Ama çelişkiler yumağı ülkemizde işçisizlikte var.
"Nasıl yani?!” diyeceksiniz. Geçen gün bir işveren, beden işçisi bulmak ta
sıkıntı çektiğini söylüyor. Ama diğer taraftan Türkiye’de bir işsizler ordusu
var. Rakam belli değil. Kimi yüzde sekiz, kimi yüzde on üç diyor. Anlaşılan
işsizler, masa başı dolgun ücrete talip okumuşlardan oluşuyor. Oluşuyor da bu
ülkede işverenler çoğunlukla asgari ücretle çalışacak işçiler arıyorlar. Demek
ki işsizlik de işçisizlikte ona bağlı. Kim bilir
belki o bahsettiğim "İşsizim, acım.” diyen dilenci "Asgari ücretle çalışacağıma
dilenirim, daha iyidir.” diyerek dilenciliği tercih ediyordur. …Memlekette
kimileri deveyi hamutuyla götürüyor, kimi sürüm sürüm sürünüyor. Kimi paraya
para demiyor, kimi el açıp dileniyor. Ama idarecilerin gündemini işgal etmiyor
bu durum. Nasılsa kendi kasaları dolu. Cepleri bol bol maaş görüyor. Allah için
bir çıkıp da tebdili kıyafet sokaklarda da dolaşmıyorlar. Ağam da onlar, Paşam
da. Nasılsa
memlekette Nazım Hikmet gibi "Vatan, para dolu kasalarınızsa, ben vatan
hainiyim.” diyen vatan haini solcu da kalmadı ki gereği gibi muhalefet
yapsınlar. Hepsi vatan perver oldu. Ülküdaşlar da varla yok arası gibi bir şey.
Ne hikmetse pek ortada dolaşmıyorlar. Anlaşılan onların da tuzu kuru.Bir Milli
Görüşçüler kaldı, adil düzeni getirecek. Ne diyelim inşaallah bir gün.… Ama biz, mevcut
idarecileri bir kez daha uyarmamız lazım; "Artık ezber bozmak gerekir beyler,
ezber bozmak!” Yoksa İlahi adalette insanı tepe-taklak getirirler haberiniz
ola. Ne olacak şu dilencilerin hali?
Genel
22 Eylül 2012 - 03:03
Güncelleme: 22 Eylül 2012 - 15:29
İşsizim, acım!
İçim parçalanıyor şu dilencileri gördükçe. Kucağında çocukla kadın dilencilere çok rastlardım ama kucağında çocuk olan erkek dilenci ilk defa görüyorum. Son günlerde cami önünde bir karton üzerine "İşsizim, acım." diye yazmış; kucağındaki iki yaşlarında bir yavrucakla oturmuş yere, duyarlı vatandaşların yardımını bekliyor. İnanın kabullenemediğim için yardımda bulunmaya utanıyorum, çıkarıp bir bozukluk atmak o insanı rencide eder diye. Tabi gerçek muhtaç mı, yüzsüzün teki mi onu bilemem.
Genel
22 Eylül 2012 - 03:03
Güncelleme: 22 Eylül 2012 - 15:29












