Batili diplomat ve analistler, Turkiye ve Brezilya?nin uzerlerine dusen gorevi yerine getirdiklerini belirterek, bu iki ulkenin Tahran ile muzakereler surecinde Washington?u surekli bilgilendirmesine ragmen ABDyonetiminin aksi istikamette hareket ettigine dikkati cektiler.
Turkiye ve Brezilya?nin BM Guvenlik Konseyi?ndeki Iran'a yaptirim karariyla ilgili oylamada ''Hayir'' oyu kullanmasinin yankilari suruyor. Batili diplomat ve analistler, Guvenlik Konseyi?ndeki ?hayir?larin sorumlusunun Obama baskanligindaki ABDyonetimi oldugunu ileri surerek, Turkiye?nin uzerine duseni yaptigini belirttiler.
Reuters?in bazi analistlere dayandirdigi haberinde, Turkiye ve Brezilya?nin Tahran ile muzakereler surecinde Washington?u surekli bilgilendirdigine dikkat cekilerek, buna ragmen ABDyonetiminin tavrinin ?ahlaki? olmadigi dile getirildi. Turkiye ve Brezilya?nin ?hayir? oyunu degerlendiren batili diplomat ve analistlere gore, ABD?nin ?hayir?ci bu iki ulkenin Tahran?daki diplomatik cabalarini gormezden gelmesi, iki ulkeyi Iran?a uygulanmak istenen yeni Birlesmis Milletler (BM) yaptirimlarina ret oyu vermeye itmis olabilir. Isimlerinin aciklanmasini istemeyen kidemli Batili diplomatlar, Brasilia ve Ankara hukumetlerinin Iran?in nukleer programina getirilmek istenen yaptirimlara ?evet? oyu vermeleri icin ikna etmenin kolay olmadigini ancak ?hayir? oyu kullanmalarinin engellenebilecegini soyledi.GUVENLIK KONSEYI IKIYE BOLUNDUAnalistler, Turkiye ve Brezilya?nin verdikleri ret oylarinin, Guvenlik Konseyi?nin Iran konusunda ikiye bolundugune isaret ettigini belirtti. Diplomat ve analistlere gore yapilan en buyuk hata ise, ABD Disisleri Bakani Hillary Clinton?in 18 Mayis tarihinde P5+1 (BM Guvenlik Konseyi daimi uyeleri ve Almanya) ulkelerine Iran yaptirimlari taslagini sunacagini aciklamasiydi. Clinton?in bu aciklamasi Basbakan Recep Tayyip Erdogan ve Brezilya Devlet Baskani Lula da Silva?nin Tahran?a, yaptirimlari onleyecegi umuduyla ertelenmis nukleer yakit takasi anlasmasini hayata dondurmek icin duzenledigi zirvenin hemen ertesi gunu geldi. ABD?li yetkililer Clinton?in aciklamasini savunurken, taslagin Guvenlik Konseyi?ne sunulmadan once P5+1 ulkeleri tarafindan buyuk olcude kabul edildigini, ancak Rusya ve Cin?in 14-15 Mayis hafta sonuna kadar yesil isik yakmadigini belirtti. Yetkililer ayrica Clinton?in aciklamasinin zamanlamasinin Turkiye ve Brezilya ile bir alakasi olmadigini, Iran?in gerekce gostermeden yuksek derecede uranyum zenginlestirmeye devam edecegini aciklamasina verilen bir tepki oldugunu belirtti.
ABD Disisleri Bakanligi Sozcusu P.J Crowley, aciklama icin ?Iran?a yanlis yolda oldugu ve bunun degismesi gerektigi dogrultusunda acik bir mesaj vermek icin dogru zaman oldugunu dusunduk? dedi. Crowley, ?hayir? oylarinin cok onemli olmadigini, Turkiye ve Brezilya ile yasanan anlasmazligin stratejik degil, taktiksel oldugunu soyledi. Konsey diplomatlari ise sorunun zamanlamadan ziyade Clinton?in Erdogan ve Lula?nin cabalarina bir cevap olarak taslak metni Konsey?e sunmasi oldugunu ifade etti. Batili bir diplomat, aciklamanin Turkiye ve Brezilya?da ciddi bir ofkeye neden oldugunu ve bu iki ulkeye yaptirimlar aleyhine oy kullanmaktan baska care birakmadigini belirtti. Diger bir analist ise Turkiye ve Brezilya?yi utandirmanin anlamsiz oldugunu ve iki ulkenin Tahran ile muzakereler suresince Washington?u surekli bilgilendirdigini kaydetti. Gectigimiz hafta, Birlesmis Milletler Guvenlik Konseyi?nde duzenlenen oylamada, Lubnan cekimser kalirken Turkiye ile Brezilya ?hayir? dedi. Boylece Konsey?de ilk kez Iran yaptirimlarina karsi ret oyu kullanilmis oldu.FT: Turkiye?ye masada iyi bir yer verilsinTurkiye'nin Bati dunyasindan koptugu iddialarinin gercekle bir ilgisi olmadigini yazan Financial Times (FT) gazetesi "Turkiye ile AB iliskilerinin sadece sartlari degisir" dedi. "ABD ve bazi AB'lilerin sonsuza kadar bekledigi gibi, Turkiye'nin artik yumusak yuzlu, yalvaran bir ulke konumunda degil" diyen yazar Philip Stephens, Turkiye'nin ekonomik olarak dinamik, politik olarak kendine guveni olan bir ulke oldugunun altini cizdi. Son zamanlarda BM Guvenlik Konseyi'nde Iran lehine oy kullanmasi ve Israil iliskilerinin gerilmesi uzerine Turkiye'nin Bati'dan koparak Dogu'ya yoneldigi ile ilgili iddialarin guclendigini, ancak bunun Bati'dan kopmak olmadigini belirten yazar, Erdogan hukumetinin kendi bolgesindeki politikalariyla catisma riskini azalttigini, savasin esigine geldigi Suriye ile vizeleri kaldirdigini ve Irak ile zaman zaman yasanan tansiyona son verildigine cekti. Philip Stephens, Turkiye'nin yeni bolgesel dis politikasi ile Fransa ve Almanya'nin Ankara'yi kucumseyen politikasi arasindaki farkin net olarak ortaya ciktigini kaydetti. AB'nin ozellikle de Fransa ve Almanya'nin Turkiye'nin uyeligini reddetmek icin ellerinden geleni yaptiklarini belirten yazar Stephens, "Turkiye'de AB'yi guclu bir seklide destekleyen kesimin bile artik sabri tasiyor" dedi. Yazar, Turkiye'nin Bati'dan kopmak bir yana, bolgesindeki yeni politikasiyla AB icin daha degerli bir uye olabilecegine de isaret etti. FT yazari, Turkiye'nin Bati icin kaybedilmemesi gereken bir ulke oldugunu belirterek su yorumda bulundu: "Su anki Turkiye, eski Turkiye'den daha cok sey verebilir AB'ye. Turkiye'nin Orta Dogu ve Islam dunyasinda onemli bir itibari var. Iste Bati'nin kaybetmemesi gereken Turkiye de budur."
Timeturk
Türkiye
19 Haziran 2010 - 07:07
'Hayir? oylarinin sorumlusu ABD
Turkiye ve Brezilya?nin Iran?a yaptirim karariyla ilgili oylamada ?hayir? oyu kullanmasinin sorumlusunun Obama baskanligindaki ABDyonetimi oldugu ileri suruldu.
Türkiye
19 Haziran 2010 - 07:07
İlginizi Çekebilir

















