Bir önceki yazımda, Psikoloji profösörü millerin
araştırmasına değinmiş ve haya duygusunun ortadan kalkması ile birlikte
toplumsal hastalıkların arttığını ve özel yaşam anlayışının
zayıfladığını ifade etmiştim... Şimdi bunu biraz daha açalım...
Bilindiği üzere haya insan davranışının ahengi ve süsüdür. İnsan
ilişkilerinde pek dikkat çekmeyen haya ve edep duygusu ilişkilerimizi
daha sağlıklı bir zemine taşıyor ve insanoğlu dış dünyaya bu zeminden
açılıyor. Bunun kişiye pek çok kazanımı var elbette... İlişkilerinizde
edep ve haya ile hareket ediyorsanız, saygı ile karşılanır ve hürmete
layık biri olarak görülürsünüz. Zira haya aynı zamanda insanla hayvan
arasındaki o inci nüansı da ortaya koyuyor. Hazreti Peygamber hayanın
imandan olduğunu ifade eder ve bu duygunun frenleyiciyi, koruyucu bir
kalkan olduğunu vurgular. Hazreti Ali, "haya elbisesini giyen kişinin
halk ayıbını göremez" der. İmam Gazali'ye göre de çocuğun mahcubiyet
duyması, bazı fiilleri yapmaktan kaçınması, onda akıl şualarının ortaya
çıktığını gösterir. İmam gazali bu süreden sonra onun eğitimine önem
verilmelidir der ve eğitime sofra adabı ile başlanmasını tavsiye
buyurur.
Artık çekingen tavırları ile saygı ve hürmetlerini ifade eden, ihtiyacı kadar konuşan ve büyüğünü küçüğünü tanıyan gençlerimiz tarihin arka sayfalarında kaldılar. İstediği gibi davranan hiçbir sınır tanımayan, nefsinin isteklerini hayatının merkezine alan bir gençlik görüyoruz artık...
Eskiden genç kızlar aşklarını gizli tutarlar ve duygularının başkaları tarafından anlaşılmasını istemezlerdi. O zamanlar genç kızların bu tavrı, edep ve haya dahilinde değerlendirilir ve övgü ile karşılanırdı. Ama artık bu çocuklar sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile gayri meşru ilişkilere bulaşıyor, yol kıyılarında edep ve haya sınırlarını yerle bir edecek tavırlar sergiliyor ve bunu meşru görüyorlar. Otobüslerde sevgilisinin kollarına uzanan bir genç etrafındaki insanlardan çekinmek şöyle dursun bu davranışını modern olmakla gerekçelendiriyor ve sergilemekten kaçınmıyor. Cinsellik yoğun bir şekilde kışkırtılıyor, kadınlarımız kızlarımız, erkeklerimiz giyim kuşamları ve sergiledikleri yaşam tarzları ile ahlaki zafiyetlerini bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyorlar.
Özel yaşamın hiç sınır tanımaksızın sergilendiği facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım siteleri, cinselliğin alabildiğince vurgulandığı ve utanma duygusunun ortadan kalktığı bir teşvik unsuru oluyor ve gençleri yönlendiriyor.
Mevlananın "bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini neye güldüğünden akıl seviyesi anlarsın" sözünü okuduğumda sokaklarda gelişigüzel kahkaha atan, hayatı sadece gülüp eğleneceği bir meydan olarak gören kimseleri düşünmüş ve bu sözün çok derin bir anlamının olduğuna inanmıştım. Zira Hazreti Peygamber, tebessümkar biriydi ancak gülerken dişleri görünmezdi. Haya imandandır sözü ile de bizleri edepli olmaya çağırıyordu.
Artık çekingen tavırları ile saygı ve hürmetlerini ifade eden, ihtiyacı kadar konuşan ve büyüğünü küçüğünü tanıyan gençlerimiz tarihin arka sayfalarında kaldılar. İstediği gibi davranan hiçbir sınır tanımayan, nefsinin isteklerini hayatının merkezine alan bir gençlik görüyoruz artık...
Eskiden genç kızlar aşklarını gizli tutarlar ve duygularının başkaları tarafından anlaşılmasını istemezlerdi. O zamanlar genç kızların bu tavrı, edep ve haya dahilinde değerlendirilir ve övgü ile karşılanırdı. Ama artık bu çocuklar sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile gayri meşru ilişkilere bulaşıyor, yol kıyılarında edep ve haya sınırlarını yerle bir edecek tavırlar sergiliyor ve bunu meşru görüyorlar. Otobüslerde sevgilisinin kollarına uzanan bir genç etrafındaki insanlardan çekinmek şöyle dursun bu davranışını modern olmakla gerekçelendiriyor ve sergilemekten kaçınmıyor. Cinsellik yoğun bir şekilde kışkırtılıyor, kadınlarımız kızlarımız, erkeklerimiz giyim kuşamları ve sergiledikleri yaşam tarzları ile ahlaki zafiyetlerini bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyorlar.
Özel yaşamın hiç sınır tanımaksızın sergilendiği facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım siteleri, cinselliğin alabildiğince vurgulandığı ve utanma duygusunun ortadan kalktığı bir teşvik unsuru oluyor ve gençleri yönlendiriyor.
Mevlananın "bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini neye güldüğünden akıl seviyesi anlarsın" sözünü okuduğumda sokaklarda gelişigüzel kahkaha atan, hayatı sadece gülüp eğleneceği bir meydan olarak gören kimseleri düşünmüş ve bu sözün çok derin bir anlamının olduğuna inanmıştım. Zira Hazreti Peygamber, tebessümkar biriydi ancak gülerken dişleri görünmezdi. Haya imandandır sözü ile de bizleri edepli olmaya çağırıyordu.













