Aslında
başlıkta ilk etapta "emniyette miyim?” demeyi düşünmüştüm. Çünkü eğer,
isterseniz dünyanın en güvenilir şirketlerine en donanımlı sigortaları yaptırın,
bazı durumlarda hiç "emniyette” değiliz. Rahman’ın himaye ve merhameti olmasa! Çok değerli büyüklerimiz bu iki konuya
çok ehemmiyet verirler biliyorsunuz. Haset ve gıpta arasındaki o ince çizgiye
dikkat çekip, "aman” derler, "aman o sınırı geçmeyin.” "Ve gençleri bu yönde fevkalade
bilinçlendirin.” Böyle derler. İyi de ederler. Zira çok hayati bir
konudur bu. Hasedi şöyle açıklıyor o büyüklerimiz: Haset
(kıskançlık) başkalarının elindeki nimeti çekememek, bu nimetin, o şahsın
elinden alınmasını istemektir. Gıpta ise apayrı bir yerde. Onunda tanımı
şu: Gıpta (imrenmek) ise başkasının sahip olduğu imkânları beğenmek, sevmek ve
meşru yollardan o imkânlara kavuşmayı istemektir. Büyüklerimiz, gıptanın güzel bir haslet
olduğunu vurgularken, hasedi çok çirkin bir huy olarak nitelendiriyorlar. Ve şu
ilaveyi yapıyorlar: "Haset sadece haset edilene zarar vermez, haset edeni de
içten içe yiyip bitirir.” Hasedin en bariz neticesinin ise kötü
bakış, yani nazar olduğunu belirtiyor yine büyüklerimiz. Başkasının elindekine
gıpta etme çizgisini aşarak, hasede ulaşan ruh, kıskançlığını bakışlarına
yansıtıyor ve karşıdakine zarar veriyor. Bunu da yine çok değerli bir büyüğümüz
şöyle ifade ediyor: "Bu bakışın kendinde olduğunu bilen bir insan rica ediyorum
o anda yani kıskançlık hali üzerine geldiğinde bakışını başka bir yöne çevirsin
ya da toprağa baksın.” Toprağın kötü elektriği emme gibi mucizevi
bir özelliği var biliyorsunuz. Artık o bakıştaki nasıl bir kötü bir
elektriklenmeyse karşıdakini çarpıyor demek ki. Büyüğümüzde bu uyarıyı yapıyor. Ayet-i Kerimede belirtildiği üzere: "O
kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi.
Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.” (Kalem Suresi 51) Nazar ayeti olarak da zikredilir bu ayet
ve nazara geldiğini düşünenlere okuması tavsiye edilir. Ki Yüce Yaratan, Mucize Kitap Kur’an-ı
Kerimde nazara ve hasede sık sık dikkatimizi çeker. Kehf Suresi 39. Ayeti
kerimede ""Bağına girdiğinde ‘Mâşaallah! Kuvvet yalnız Allah’ındır’ deseydin
ya!” buyurur. Bu bakışa sahip olanlara ve gerisindeki fıtrata bir ikazdır bu! Sadece onlara mı? Yine büyüklerimiz derler ki, haset ve
gıpta arasında var olan o ince çizgi her an geçilebilir. Bu yüzden herkes
kardeşinde olan bir güzelliğe, bir varlığa şahit olduğu zaman mutlaka
"maşallah” desin. Yani ayetin bu anlamda herkesi kapsadığını vurgularlar. Büyükler bir de şunu ifade ederler: İnsan
"aslında” güzel bir fıtratla yaratılmıştır. Ama sonradan bazı nefsler bozulur.
Hatta o kadar bozulurlar ki, bile isteye bu haset nazarlarını kardeşleri
üzerine yöneltirler ve kem bakışları neticesi kardeşi bir zarara uğramışsa
sadistçe (hastalıklı) bir zevk alırlar. Bunlara karşı alınacak önlemde yine
Kur’an’idir. Dünyanın en büyük sigorta şirketinin yapamayacağını yapan en
sağlam koruma kalkanımız, Allah’a sığınmak ve ilgili ayetleri, duaları dilinden
eksik etmemek ve elbette sadaka. "Az bir sadaka büyük belaları, kazaları def
eder” hadis-i şerifinin ışığında, bu anlamda sığınılacak en güzel limanlar. Başta ifade ettiğim "emniyette miyim?”
sorusuna geri dönecek olursak, bu anlattıklarım ışığında pek de emniyette
değiliz kısaca. Dediğim gibi istersek bir sürü hayat sigortası yaptırıp, malımızı,
canımızı güvence altına aldığımızı zannedelim! Zira bir filmde denildiği gibi "çok fazla
kötülük var.” Ama bunun yanı sıra yine büyüklerimizin ifade ettiği gibi
iyilikler de var, iyilik gayreti içinde olanlar da var. Onların sayesinde
bugünlere gelindiği ifade edilir yine bu sohbetlerde. Öyleyse, ne zaman emniyetteyiz? İyilik
tarafında olup, iyilik için çabaladığımızda ve iyilikleri anlattığımız sürece. Kişisel manada ise yol belli. Hiçbir
dünyevi gücün sağlayamayacağı himaye de belli. Allah’a sığınmak; dua ve sadaka
ile kendini güvenceye almak. Bu devirde bu kafa, "tedbir” ne oldu diyeceklere
ise şunu ifade edeyim; tedbire hiçbir itirazım yok. O da Allah’ın
sebeplerinden. Fakat öyle hadiseler zuhur edebiliyor ki sizin tedbiriniz şurada
duruyor. Bu da tecrübeyle sabit! .
Genel
02 Eylül 2012 - 17:11
Güncelleme: 02 Eylül 2012 - 17:12
Haset ve Gıpta
Aslında başlıkta ilk etapta "emniyette miyim?" demeyi düşünmüştüm. Çünkü eğer, isterseniz dünyanın en güvenilir şirketlerine en donanımlı sigortaları yaptırın, bazı durumlarda hiç "emniyette" değiliz.
Genel
02 Eylül 2012 - 17:11
Güncelleme: 02 Eylül 2012 - 17:12












