Akıllara durgunluk verecek olaylara tanıklık ediyoruz. İnsanın insana yaptığını gördükçe endişelerimiz artıyor ve kendimizi
korumaya alıyoruz. Sadece tanımadıklarımızdan değil artık
tanıdıklarımızdan da korkuyoruz. Gördüklerimiz ve duyduklarımız
endişelerimizi arttırıyor... Bir insan için en değerli şey yaşam
hakkıdır dolayısıyla her insan önce varlığını korumak ister... Bu
nedenle kuşkularımızı haklı çıkaracak olaylara şahit olduğumuzda doğal
olarak kendimizi korumaya alıyoruz. Zira, toplumda aşikare işlenen suç
oranı gittikçe artıyor ve kimsenin kimseye güveni kalmıyor. Ancak
kuşkularımız, birer uyarı sinyali olmaktan çıkmış, kendimize ve
çevremize zarar verir duruma gelmişse, bunun bir sorun olduğunu da
baştan kabul etmemiz gerekir. Zira patolojik bir vakıaya dönüşen
kuşkular, kişinin hem kendisi ile hem de çevresi ile ilişkilerini
derinden sarsar ve yıpratır. Aşırı kuşkucu insan bir süre sonra ortada
hiçbir şey yokken de çevresindeki insanların kendisine zarar vereceği,
ihanet edeceği hile yapacağı endişesine kapılır ve bunu ilişkilerine
yansıtır.
Kuşku eğer yıkıcı hale gelmişse, insan bütün kötülüklerin üstüne üstüne geldiğini ve dünyada güvenilecek hiçbir insanın kalmadığını düşünür. En fazla hissedilen duygu ise aldatılma duygusudur ki, bu çok yorucudur. Bu kimselere göre iyi insan yoktur ve bütün insanlar onların kuyusunu kazmakta planlar yapmakta ve zarar vermektedir. Haklarının yendiğini, sürekli darbe aldıklarını ve sevilmediklerini sevilmeye değer biri olmadıklarını düşünmektedirler....
Kuşkuları ile başa çıkamayan insanın kendini güvende hissetmeye ihtiyacı vardır. Ona göre dünya karanlık bir mahzen ve insanlar bu mahzende kendisine kötülük yapmak üzere beklemektedirler.
Bu insanları dışlamamak aksine güven telkini vermek onların zihnindeki çarpık düşüncenin onarılmasına yardımcı olmak gerekir. Yani hayatta iyi ile kötünün yan yana olduğunu, güvenemeyeceğimiz insanların olabileceği gibi güvenebileceğimiz kimselerin de olabileceğini ifade etmek gerekir.
Elbette dünya, gece ile gündüzü barındırdığı gibi iyi ile kötüyü de bağrında taşıyor. Katille aynı toprak parçası üzerinde yürüyen aynı havayı soluyan erdemli insanlar da vardır, olacaktır da. Birkaç kötü insan, çevremizdeki onlarca iyi insana gölge düşüremez...Dünyayı kan gölüne çevirenler de var, muhtaçlara el uzatanlar da, çocukları öldürenler de var, şefkatle büyütenler de, dünyayı sömürenler de adalet ve erdem dağıtanlar da var...O nedenle bizler, iyiye tabi olacağız ve iyilerin her zaman var olacağını unutmayacağız. Bunun dışında çevremizde yaşayan kötülerin kötülüğünden Yaratıcıya sığınacağız......Aksi taktirde bizim tek başına ne gidecek kapımız ne katlanacak dermanımız var...
Kuşku eğer yıkıcı hale gelmişse, insan bütün kötülüklerin üstüne üstüne geldiğini ve dünyada güvenilecek hiçbir insanın kalmadığını düşünür. En fazla hissedilen duygu ise aldatılma duygusudur ki, bu çok yorucudur. Bu kimselere göre iyi insan yoktur ve bütün insanlar onların kuyusunu kazmakta planlar yapmakta ve zarar vermektedir. Haklarının yendiğini, sürekli darbe aldıklarını ve sevilmediklerini sevilmeye değer biri olmadıklarını düşünmektedirler....
Kuşkuları ile başa çıkamayan insanın kendini güvende hissetmeye ihtiyacı vardır. Ona göre dünya karanlık bir mahzen ve insanlar bu mahzende kendisine kötülük yapmak üzere beklemektedirler.
Bu insanları dışlamamak aksine güven telkini vermek onların zihnindeki çarpık düşüncenin onarılmasına yardımcı olmak gerekir. Yani hayatta iyi ile kötünün yan yana olduğunu, güvenemeyeceğimiz insanların olabileceği gibi güvenebileceğimiz kimselerin de olabileceğini ifade etmek gerekir.
Elbette dünya, gece ile gündüzü barındırdığı gibi iyi ile kötüyü de bağrında taşıyor. Katille aynı toprak parçası üzerinde yürüyen aynı havayı soluyan erdemli insanlar da vardır, olacaktır da. Birkaç kötü insan, çevremizdeki onlarca iyi insana gölge düşüremez...Dünyayı kan gölüne çevirenler de var, muhtaçlara el uzatanlar da, çocukları öldürenler de var, şefkatle büyütenler de, dünyayı sömürenler de adalet ve erdem dağıtanlar da var...O nedenle bizler, iyiye tabi olacağız ve iyilerin her zaman var olacağını unutmayacağız. Bunun dışında çevremizde yaşayan kötülerin kötülüğünden Yaratıcıya sığınacağız......Aksi taktirde bizim tek başına ne gidecek kapımız ne katlanacak dermanımız var...













