Aman Allahım, bugünleri de mi görecektik...
CHP’liler isyanları oynuyor olmalı... Anayasa Mahkemesi aynı gün CHP’yi ilgilendiren iki ayrı karar verdi; ikisi de CHP’nin aleyhinde...
İlk karar, CHP’nin yeri göğü inletircesine karşı çıktığı ‘4+4+4’ eğitim sistemiyle ilgili yasanın iptali başvurusu hakkındaydı. Mahkeme başvuruyu reddetti. Aynı gün CHP’ye ulaşan Anayasa Mahkemesi raporu ise, özellikle partinin eski ve yeni yöneticilerini ramp ışıkları altına çıkardı.
Siyasi partilerin harcamaları Anayasa Mahkemesi denetiminde. Meclis’te temsil edilen siyasi partiler, seçimde aldıkları oy oranına göre devlet yardımına hak kazanıyorlar. Bu yılın başında toplam 129 milyon TL Hazine yardımı aldı partiler: Ak Parti 71.7, CHP 38.7, MHP 18.7 milyon TL... Önümüzdeki yıl yerel seçim yapılacağı için alacakları miktar bir misli artıp toplam 258 milyon TL’ye ulaşacak...
Hazine yardım yapıyor, ama verdiği paranın isabetli harcanıp harcanmadığının denetlenmesini de Anayasa Mahkemesi’nden bekliyor. Mahkemenin CHP yöneticilerini şoke eden son raporu 2008 - 2009 yıllarına ait ve tam 2 milyon 692 bin liranın usule aykırı harcandığını hükme bağlıyor...
Denetlemeye konu olan iki yıl içerisinde Halk-TV’ye 755 bin TL ödeme yapmış CHP; Anayasa Mahkemesi bunu usulsüz bulmuş... Bir de siyasi etkinliklerle ilgili olmayan harcamaların partiye fatura edilmesine karşı çıkmış... Kimbilir kimin bebeği için alınan biberonun, önlüğün parası da parti kasasından ödenmiş...
Parti yöneticileri birilerine dava açmış veya aleyhlerine açılmış davalar olmuş; bunları havale ettikleri avukatlar ve hukuk bürolarının ücretleri için de parti kasası kullanılmış... Aynı avukatlar ve hukuk bürolarını müdahil olmak istedikleri davalarla ilgili görevlendirirken, "Endişe etmeyin, masraflarınız bizden” denilmiş...
Az bir şey tutsa neyse, bayağı bir yekûna ulaşmış bu harcamalar
da...
En fazla güldüğüm, parti yöneticilerinin, katıldıkları düğünlerde yeni evli çiftlere taktıkları takılar ve aldıkları hediyeleri de partiye ödetmiş olmaları...
Muhtemelen başka bir açıklaması olmalı bu yanlışlıkların... Koskoca CHP’nin yönetiminde yer alanların şahsi harcamalarını, yaptıkları masrafları, gittikleri düğünlere götürdükleri hediyeleri partiye ödetebileceklerini havsalam almıyor, aklım kabul etmiyor.
Küçük, ama mide bulandırıcı şeyler bunlar... Özellikle de Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘yeni CHP’si için... Partinin yeni genel başkanı, şöhretini, iktidar partisinin öndegelen şahsiyetlerini harcamalarda usulsüzlükle suçlayarak yapmış biri... Yanlış harcama yaptığı rapora geçen kişilerse kendi mesai arkadaşları; içlerinden bazısı Almanya’daki ‘Deniz Feneri e.V.’ davasını yakın takipte tutan partililer...
Anayasa Mahkemesi’nin raporuna geçen bulgular onları kötü duruma düşürüyor.
Şafak Pavey’in olayını ise hiç mi hiç anlayamadım.
CHP’den milletvekili seçilen Şafak Pavey bu hafta haber kanallarının ekranlarını en fazla işgal eden televizyon konuğu oldu. Gördüğü ilginin sebebi, kendisinin Birleşmiş Milletler’in (BM) itibarlı İnsan Hakları Komisyonu’na üye seçildiği haberiydi. Gazeteler, "Bir ilki başardı; büyük onur” başlığıyla verdi haberi
... Kendisi de "İnsan hakları konusunda ayıplı bir ülkenin milletvekili olarak dünyadaki insan hakları ihlâllerini yakından takip edeceğim” deyip durdu çıktığı her programda...
Bu sebeple, ben de, Anayasa Mahkemesi tarafından iki kez sarsılan CHP’yi tebrik fırsatı doğurduğu için konuyu ele almaya karar verdim.
Aaa, bir de ne göreyim, CHP milletvekili Şafak Pavey’in seçildiği komisyon, evet BM’nin bir komisyonuymuş, ama itibarlı ve sözü dinlenir İnsan Hakları Komisyonu değilmiş, TV programlarında söyleyip durduğu gibi...
Meğer CHP milletvekili, BM’nin ‘Engelli Kişiler Komisyonu’na üye
seçilmemiş mi? Hani ses sanatçısı Metin Şentürk’ü de New York’a davet edip orkestra yönettiren
komisyonun...
CHP’nin işlerine benim aklım ermiyor.
CHP’liler isyanları oynuyor olmalı... Anayasa Mahkemesi aynı gün CHP’yi ilgilendiren iki ayrı karar verdi; ikisi de CHP’nin aleyhinde...
İlk karar, CHP’nin yeri göğü inletircesine karşı çıktığı ‘4+4+4’ eğitim sistemiyle ilgili yasanın iptali başvurusu hakkındaydı. Mahkeme başvuruyu reddetti. Aynı gün CHP’ye ulaşan Anayasa Mahkemesi raporu ise, özellikle partinin eski ve yeni yöneticilerini ramp ışıkları altına çıkardı.
Siyasi partilerin harcamaları Anayasa Mahkemesi denetiminde. Meclis’te temsil edilen siyasi partiler, seçimde aldıkları oy oranına göre devlet yardımına hak kazanıyorlar. Bu yılın başında toplam 129 milyon TL Hazine yardımı aldı partiler: Ak Parti 71.7, CHP 38.7, MHP 18.7 milyon TL... Önümüzdeki yıl yerel seçim yapılacağı için alacakları miktar bir misli artıp toplam 258 milyon TL’ye ulaşacak...
Hazine yardım yapıyor, ama verdiği paranın isabetli harcanıp harcanmadığının denetlenmesini de Anayasa Mahkemesi’nden bekliyor. Mahkemenin CHP yöneticilerini şoke eden son raporu 2008 - 2009 yıllarına ait ve tam 2 milyon 692 bin liranın usule aykırı harcandığını hükme bağlıyor...
Denetlemeye konu olan iki yıl içerisinde Halk-TV’ye 755 bin TL ödeme yapmış CHP; Anayasa Mahkemesi bunu usulsüz bulmuş... Bir de siyasi etkinliklerle ilgili olmayan harcamaların partiye fatura edilmesine karşı çıkmış... Kimbilir kimin bebeği için alınan biberonun, önlüğün parası da parti kasasından ödenmiş...
Parti yöneticileri birilerine dava açmış veya aleyhlerine açılmış davalar olmuş; bunları havale ettikleri avukatlar ve hukuk bürolarının ücretleri için de parti kasası kullanılmış... Aynı avukatlar ve hukuk bürolarını müdahil olmak istedikleri davalarla ilgili görevlendirirken, "Endişe etmeyin, masraflarınız bizden” denilmiş...
Az bir şey tutsa neyse, bayağı bir yekûna ulaşmış bu harcamalar
da...
En fazla güldüğüm, parti yöneticilerinin, katıldıkları düğünlerde yeni evli çiftlere taktıkları takılar ve aldıkları hediyeleri de partiye ödetmiş olmaları...
Muhtemelen başka bir açıklaması olmalı bu yanlışlıkların... Koskoca CHP’nin yönetiminde yer alanların şahsi harcamalarını, yaptıkları masrafları, gittikleri düğünlere götürdükleri hediyeleri partiye ödetebileceklerini havsalam almıyor, aklım kabul etmiyor.
Küçük, ama mide bulandırıcı şeyler bunlar... Özellikle de Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘yeni CHP’si için... Partinin yeni genel başkanı, şöhretini, iktidar partisinin öndegelen şahsiyetlerini harcamalarda usulsüzlükle suçlayarak yapmış biri... Yanlış harcama yaptığı rapora geçen kişilerse kendi mesai arkadaşları; içlerinden bazısı Almanya’daki ‘Deniz Feneri e.V.’ davasını yakın takipte tutan partililer...
Anayasa Mahkemesi’nin raporuna geçen bulgular onları kötü duruma düşürüyor.
Şafak Pavey’in olayını ise hiç mi hiç anlayamadım.
CHP’den milletvekili seçilen Şafak Pavey bu hafta haber kanallarının ekranlarını en fazla işgal eden televizyon konuğu oldu. Gördüğü ilginin sebebi, kendisinin Birleşmiş Milletler’in (BM) itibarlı İnsan Hakları Komisyonu’na üye seçildiği haberiydi. Gazeteler, "Bir ilki başardı; büyük onur” başlığıyla verdi haberi
... Kendisi de "İnsan hakları konusunda ayıplı bir ülkenin milletvekili olarak dünyadaki insan hakları ihlâllerini yakından takip edeceğim” deyip durdu çıktığı her programda...
Bu sebeple, ben de, Anayasa Mahkemesi tarafından iki kez sarsılan CHP’yi tebrik fırsatı doğurduğu için konuyu ele almaya karar verdim.
Aaa, bir de ne göreyim, CHP milletvekili Şafak Pavey’in seçildiği komisyon, evet BM’nin bir komisyonuymuş, ama itibarlı ve sözü dinlenir İnsan Hakları Komisyonu değilmiş, TV programlarında söyleyip durduğu gibi...
Meğer CHP milletvekili, BM’nin ‘Engelli Kişiler Komisyonu’na üye
seçilmemiş mi? Hani ses sanatçısı Metin Şentürk’ü de New York’a davet edip orkestra yönettiren
komisyonun...
CHP’nin işlerine benim aklım ermiyor.













