Emir Kusturica'nin Antalya Uluslararasi Altin Portakal Film Festivali juri uyeliginden ayrilarak, ulkesine donmesiyle ilgili tartismayi daha fazla uzatmak istemedigini belirterek, Kusturica'nin kendisini ''dusman'' ilan etmesine ''Talihsiz bir aciklamadir. Saniyorum ki kendisine yanlis ve abartili tercumeler yapilmis'' karsiligini verdi.
Antalya'daki Perge Antik Kenti'ndeki incelemeleri sirasinda gazetecilerin sorularini yanitlayan Bakan Gunay, 47. Altin Portakal Film Festivali'nin juri uyeliginden ayrilan yonetmen Emir Kusturica'nin aciklamalarini degerlendirdi.
Bir gazetecinin, ''Emir Kusturica sizi dusman ilan etmis ne diyorsunuz?'' sorusu uzerine Bakan Gunay, ''Talihsiz bir aciklamadir. Saniyorum ki kendisine yanlis ve abartili tercumeler yapilmis'' dedi.
Kusturica'nin Antalya'yi terk etmesinin ardindan festivalin diger etkinliklerine katilip katilmayacaginin sorulmasi uzerine Gunay, ''Hayir, ben bugun donuyorum. Kendisine iyi yolculuklar diliyorum. Guvenlikle ilgili bazi seyler soylemis. Cok haksizlik.
Antalya'ya adim attigindan itibaren valimizin talimatiyla ciddi bir koruma verilmisti kendisine. Turkiye'nin guvenli bir ulke olmasini sagliyoruz. Benim korumayla gezmedigimi bazilariniz zaten biliyorsunuz. Korumayla gezmeyen bakanlardan biriyim. Evimin onunde koruma yok'' diye konustu.
Bu konudaki tartismalari uzatmak istemedigini belirten Gunay, ''Bir sinema adami yeni geldigi bir ulkede, ortami, siyaseti, bakani nereden bilecek, degerlendirecek? Kendisine ne gibi tercumeler yapilmissa, hangi abartili tercumeler yapildiysa. Ama birilerinin niyeti anladigim kadariyla uzum yemek degil, bagciyi dovmek. Bizim icin de onemli olan milletin geleceginin daha iyi olmasi. Yani milletimiz esenligi, barisi, dostluk ortami'' gorusunu dile getirdi.
''Bal'' filminin yonetmeni Semih Kaplanoglu'nun da Kusturica'yi protesto amaciyla festivale katilmayacaginin hatirlatilmasi uzerine Gunay, ''Bu tartismalar oldugu icin ben de bunlara duyarsiz kalamayacagimi, bu yuzden festivale katilmayacagimi soyledim. Bastan gundeme getirmis birisi degilim'' dedi.
Ertugrul Gunay, Kusturica'nin onemli bir sinema adami olduguna isaret ederek, sozlerine soyle devam etti:
''Ama keske Balkanlar'la ilgili bu talihsizlikleri ifade etmeseydi. Kendisine yanlis tercumeler yapilmis. Dun aksam dinledim. Gelisiguzel cumleler soyledi. Ben Balkanlardaki savas sirasinda Bosna'ya gittim. Bosna'yi, Tuzla'yi, Mostar'i defalarca gezdim, adim adim gezdim. Savasin icinde gittim. Cok onemli bir aydinlar grubunun Bosna'ya gitmesine onculuk ettim. Mesela Tuzla'da karsilastigimiz olayi hala unutamam. Tuzla'daki bir bombalamada 70 kisi olmustu. Olenler arasinda Bosnaklar, Hirvatlar, Sirplar vardi. Ve galiba 7 yasindan 70 yasina kadar degisik yaslarda insanlar vardi. Bu insanlarin mezarlarina gittim. Farkli inanc gruplarindan insanlar yanyana yatiyorlardi. Bu vahset karsisinda duyarsiz kalmak ve bunu (abartiliyor) diye anlatmak kabul edilir bir sey degil. 250 bin kisi olmemis de 110 bin kisi olmus. 10 bin kisi, hatta 1 kisi haksiz yere olmusse, insan, sanatci olmasi gerekmez, Bosnak olmasi, Turk olmasi, Musluman olmasi, Hristiyan olmasi, Ortodoks olmasi fark etmez. Insan duyarsiz kalabilir mi?''
-''ISYAN ETMEMIZI GEREKTIRMEZ MI?''-
Kultur ve Turizm Bakani Ertugrul Gunay, Bosna'ya yaptigi cesitli ziyaretlerde tecavuz magdurlariyla da gorustugunu ve anlattiklarina taniklik ettigini ifade ederek, sunlari kaydetti:
''On tane olmasi, bin tane olmasi, yuz bin tane olmasi fark etmez ki. Bir insanin en buyuk masumiyetine bir saldiri olmussa, ayaklanmamizi, isyan etmemizi itiraz etmemizi gerektirmez mi? Buna nasil mazeret ariyorlar? Buna nasil (geride kaldi, gecmiste kaldi, abartmayalim) falan diye kilif bulmaya calisiyorlar. Dogrusu anlamam mumkun degil. Isterseniz bu tartismayi kapatalim. Cunku siyasi bir tartismanin golgesinde bundan sonraki Antalya Film Festivali zedelenmesin. Bir daha soyluyorum. Antalya bizim icin onemlidir. Antalya'daki kultur ve sanat faaliyetlerinin siyasi malzeme konusu yapilmadan gelecege tasinmasini cok onemsiyorum.''
-''BURSA'YA DAVETLI DEGILDIM''-
Bakan Gunay, baska bir gazetecinin ''Emir Kusturica Bursa'ya da AK Parti'li Belediye tarafindan davet edilmisti ve Bursa'da problem yoktu. Neden?'' diye sormasi uzerine, ''Ben Bursa'ya davetli degildim, davetli olsaydim oraya da gitmezdim. Gitmedim zaten'' yanitini verdi.
Ayni gazetecinin ''Emir Kusturica, (Bursa'da AK Parti'li Belediye Baskani beni karsiladi, benimle ilgilendi) diyor'' sozleri uzerine, su gorusleri dile getirdi:
''Cok guzel. Bu bir siyasi tavir degil ki, bir insani tavir. Ben bir siyasi tavir sergilemiyorum ki. Benim partimin aldigi tavir karsisinda soyledigim sozler degil ki. Ben insani bir tavir sergiliyorum. Ben 15 yil once de Bosna'da yasananlarla ilgili bu insani tavrimi sergilemistim. 1993'te, 1994'de, 1995'te, 1996'da, 2000'de de 2010'da da. 2011'de de bunlari soylemeye devam edecegim. Iste bu, isin siyasi olmadigini, insani oldugunu gosteriyor. Farkina varilmasi gereken de budur. Herkesin, isi siyasi mecraya cekmeye calisanlarin farkina varmasi gereken de, bunun siyasetten ote bunun bir insani tavir oldugunu gormeleridir. Cesitli sinemacilar da cesitli aydinlarla beni ayni noktada bulusturan bu insani tavirdir. Yani devlet ve siyaset adami olmamizin otesinde insani duygu ve dusuncelerimiz yok mu? Ben 15 yil once Bosna ve Balkanlar'da yasananlara karsi hangi tavri sergilemissem, bugun de ayni yerde duruyorum ve ayni tavri sergiliyorum.''
Kusturica ile ilgili tartismalari kendisinin baslatmadigini, bu tartismalar yasanmasaydi kendisinin yine de festivale katilmayacagini anlatan Bakan Gunay, sozlerini soyle tamamladi: ''Ben yine katilmazdim ama yuksek sesle de bu soru sorulmazdi. 20. yuzyil kotu bir yuzyildi. Savaslarla basladi, savaslarla bitti. Kanla atilan bir imzadir Balkanlar'da yasanan. Eski Yugoslavya'da yasananlar inanilmaz bir insanlik sucudur. Yani sadece Bosna'da degil, Hirvatistan'da, ozellikle de Bosna'da inanilmaz buyuk acilar yasandi. Bunlar icin (abartildigi kadar degil) demek ne demek arkadaslar. 250 bin degil de 110 bin. Boyle bir savunma olabilir mi? Zirva tevil goturmez diye bir soz var Turkce'de. Boyle bir savunma olabilir mi? 20 yas altindaki cocuklar, kizlar, nice aileler dagildi. Ailelerin varligina butunlugune cirkin saldirilarla golge dusurulmus. Bir tane olsa bile yetmez mi? Binlerce olmus. Sadece Srebrenica'da 10 bin kisi katledildi. Temmuz'un 17'sinde 1994'te. Bu yetmez mi? Demin size ornek verdim. Saraybosna pazar yerinde her gun bir cok insan bombalamada oldu. Ayni bombalamada olmus 70 insan vardi. Her biri farkliydi. Bir Hirvat, Bir Sirp, bir Bosnak yan yana yatiyordu. Ben buna insan olarak tepki gosteriyorum. Emir Kusturica sanatci olarak bunu icine sindirebiliyorsa daha agir bir durum var.'' Habervakti

















