ISAM Baskani Prof. Dr. Mehmet Akif Aydin, hem hukukcu hem ilahiyatci. Bilgisi derya deniz, sohbeti baldan tatli. Ahdamar Kilisesi'nin 95 yil sonra hacina kavusmasinin anlami, onemi ve Islam medeniyetinde gayrimuslimlerin haklari uzerine konustuk. On sayfa tutan gorusmememizin tam metnini internet sayfamizda okuyabilirsiniz. Hoca tarihi bir oneride bulunuyor. Diyor ki Ayasofya'yi ibadete acalim ama iki dinin mensuplari da gelsinler burada kendi ibadetlerini yapsinlar. Hafta boyu Muslumanlar, hafta sonu da Hiristiyanlar kendi dillerince Allah'a yakarsinlar. Bu cok dikkat cekici, tarihte ornegi olmayan bir uygulama. Onaylanir mi, taraftar toplasa bile basarilabilir mi bilmiyorum. Ama tartismaya deger diyorum.-Ahdamar Kilisine dikilen haca direnci sadece 1914-1918 arasinda yasanan olaylara mi bagliyorsunuz, yoksa Turklerin tarih bilincini yitirisine ve Islami koklerinin kurumasina mi? -Turklerde haca karsi genel bir direncin oldugunu dusunmuyorum. Cunku milletlerin kulturel genleri elli-yuz senede olusmaz. Bin yilda, iki bin yilda olusur . Bizim sosyal ve kulturel genlerimizde suphesiz Islam'in cok onemli bir yeri var. Islam'da ise diger dinlere karsi en azindan belli bir musamaha vardir. Ozellikle Allah'a ibadet edilen mekanlara yani mabetlere hangi din cercevesinde ibadet edilirse edilsin saygi vardir. Aslinda evrensel dinler din ve vicdan hurriyetine cok da sicak bakan bir anlayisa sahip sayilmazlar. Neden? Cunku butun insanliga yonelik bir inanc ve degerler sistemine sahipseniz ve bunun mutlak dogru olduguna inaniyorsaniz, herkesin bu sistem icerisinde yer almasini istersiniz. Muslumanlik boyle evrensel bir dindir. Ancak Muslumanlik acikca dinde zorlamanin olmamasini kurala baglamistir. Kuran-i Kerim'de "Dinde zorlama yoktur, dogru ile yanlis acikca birbirinden ayrilmistir- dileyen iman etsin dileyen etmesin" buyrulmustur. Cunku Muslumanlikta inancin samimi olmasi esastir. Dinde zorlamanin olmamasi da ister istemez diger dinlerin mabetlerine de saygiyi beraberinde getirmektedir. Dolayisiyla, bizim genel olarak kiliselere, haca menfi bakisimizin oldugu soylenemez. Cumhuriyet doneminde bu alanda, yani beraber yasama aliskanligimizda, kulturumuzde bir asinma oldugu gercek.-Yani bu durumu tarih bilincini yitirmemize mi bagliyorsunuz? -Evet, belirli olcude oyle. Ancak yine de bunu fazla buyutmemek gerekir diye dusunuyorum. Farkli dinlerin, inanclarin bir arada yasamasi bence en makul yorumunu imparatorluklar icinde bulmustur. Sadece Turklere has bir tavir da degildir bu. Ancak en son ve en guzel uygulamasini Osmanlilar icerisinde bulmustur.-Ama Muslumanlar Islam dinini tek hak din olarak gorduler.-Bu bir gercek. Butun din mensuplari icin bu boyledir. Bir Hiristiyan eger dinini tek hak din olarak gormezse aslinda onun inancinda problem vardir. Muslumanlar da kendi dinlerini hak din olarak gorurler. Ancak digerlerinin kendi dinlerini yasamalarina izin verirler.-Butun teknik, psikolojik ve siyasi engelleri en sonunda asan kilisenin hacina kavusmasi biraz gec kalmadi mi?-Cemaati olan bir kilisenin bir muze olarak veya harabe bir mabet olarak kalmasina dogrusu benim gonlum razi olmaz. Bu bakimdan Ahtamar kilisesinin tekrar mabet olarak acilmasi isabetli olmustur. Demek ki Turkiye tarihi aliskanligina yavas yavas geri donuyor. Diger inanc sistemleriyle beraber yasamayi kabul ediyor. Bu kilise her zaman da ayine acik olabilir. Osmanli geleneginde cemaati olan hicbir kiliseye dokunulmamistir.-Tayyip Erdogan da atalarimin korkmadigindan ben mi korkacagim diyor ama Osmanli hic mi korkmuyordu can sesinden? Can sesine hic mi kisitlama yoktu? -Bildigim kadariyla kiliselerde canin calinmasinin mutlak sabit bir vakti yoktur. Biraz once biraz sonra olabilir. Halbuki ezanlarin belli bir vakti var. Sabah ezaninin var, oglen ezaninin var. Ikindinin, aksamin, yatsinin var. Tarihi metinlerde can calinmasina soyle bir sinirlama getirilmis, ezan okunma vaktinde can calinmasi istenmemistir. Daha once daha sonra olabilir. Bunun de onemli bir sinirlama oldugu soylenemez. Avrupa'da hala minare yapilmasi, minareden ezan okunmasina onemli sinirlamalarin getirildigi goz onune getirilirse Islam toplumunun cok daha ileri bir noktada oldugu kabul edilir.-Can gunde kac kez caliyordu? -Can gunluk ibadet sirasinda calinir. Hristiyanlarin gunluk ibadetleri de din adami olmayanlar icin bildigim kadariyla gunde bir defadir. Ve bunun zamanini her kilise kendisi belirler Ama Muslumanlikta boyle degil, sabit vakitler var. Hazreti Peygamber doneminde namaz nasil kiliniyorsa, hangi vakitte kiliniyorsa bugun de ayni sekilde ve ayni vakitte kiliniyor. Can calmanin Muslumanlarin ezan zamanina denk getirilmeme mecburiyeti can calinma icin ciddi bir sinirlama sayilmaz. Bu bakimdan ben o kilisenin acilmasindan da, hacin dikilmesinden, canin calinmasindan da rahatsizlik duymadim.IMPARATORLUGU KAYBETMEK TRAVMA MEYDANA GETIRDI -Peki, milliyetciler niye duyuyor? -Biz, ulus-devlet anlayisindan sonra icimize kapandik. Osmanli imparatorlugu gibi bir imparatorlugu kaybetmek kabul etmek gerekir ki milletimizde cok buyuk bir travma meydani getirdi. Cunku biz asirlar boyu diger din kulturdeki insanlara belli bir hukuk anlayisi cercevesinde davrandik. Fakat biz eski yonettigimiz topraklardan cekildigimizde orada biraktigimiz dindaslarimiza, soydaslarimiza ve kultur mirasimiza ayni sekilde davranilmadi, musamaha ile yaklasilmadi. Balkanlardan bizim cekilisimiz tam anlamiyla bir dramatik olaydir.-Milliyetcilik bu acidan hastalik midir? -Tabii ulus-devlet anlayisindan sonra butun dunyada otekine karsi bir tahammulsuzluk basladi. Yani ulus-devletler aslinda butun dunyada azinlikta olan, oteki kabul edilen insanin kulturel haklarina, sosyal haklarina, yasam bicimine mudahaleyi beraberinde getirdi.-Milliyetcilik one cikinca dinin vazettikleri ortuldu diyebilir miyiz?-Evet. Kimi zaman milliyetcilik dini unsurlari kullandi. Ama carpitarak kullandi. Tabi su da var. Cumhuriyet doneminde kati milliyetcilik anlayisindan gayrimuslimler, kati laiklik anlayisindan da dindar Muslumanlar zarar gordu. Sizin de bildiginiz gibi Cumhuriyet doneminde sadece kiliseler kapanmadi, camiler de hem de yuzlercesi kapandi. Mesela Ayasofya da ibadete kapatildi. Hakikaten Ayasofya'nin bir muze olarak kalmasi beni bir Musluman olarak rahatsiz ediyor. O da ibadete acilmali.-Ama hangi ibadete?-Simdilerde Turkiye'de baslayan ve sahsen benim gelisecegi umidini tasidigim beraber yasama kulturun Ayasofya'da devam etmesinin, onun muze oarak kalmasindan daha onemli ve kabul edilebilir oldugunu dusunuyorum. Ben Musluman olarak elbette Ayasofya'nin cami olmasini isterim. Ama eger Ayasofya haftanin butun gunleri Muslumanlarin ibadetine acilacaksa, buna mukabil Pazar gunleri Muslumanlara kapatilip kilise olarak kullanilmasini gerektiriyorsa ben bir Musluman olarak muze olmasindan daha cok kabul edilir bulurum. Cunku burasi bir mabet olarak insa edilmistir. Kilise olarak da cami olarak da bin seneden fazla mabet fonksiyonu icra etmistir. Simdi her ikisi de degil. Muze olmasi, turistik bir ziyaretgah olmasi dogrusu beni rahatsiz ediyor.-Boyle bir sey var mi tarihte?-Tam boylesi yok. Ancak zaman zaman Hristiyan heyetlerin Islam ulkelerini ziyaret sirasinda camilerde ibadet ettiklerinin bilgileri var. Ayrica Endulus'te Kurtuba Camiinin bir kosesinde Avrupa'dan gelen talebelerin ibadetleri icin bir mekan ayrildigi bilgileri kimi kaynaklarda yazili. Ancak bunun illa da gecmis bir ornegi olmasi gerekmez. Ayasofsa beraber yasama kulturunun neden ilk ornegi olmasin. Ayasofya'nin sekuler bir muze olmasindansa iki dinin ibadet yeri olmasi bence daha dogrudur. Muslumanlar ve Hiristiyanlar olarak beraber yasamamizin devam etmesi acisindan, nasil Van'daki kiliseyi aciyorsak, Ayasofya'yi da ibadete acalim. Gunluk ibadet kilisede o kadar yogun degil. O kadar kiliseye bagli da degil. Ama Muslumanlikta camiye cok baglidir gunluk ibadetlerimiz. Haftanin alti gunu biz kullanalim. Pazar gunu de Hiristiyanlar gelsinler bir kosesinde ayin yapsinlar.-Niye kosesinde de butununde degil?-Veya butununde yani. Butununde de olabilir.-Heykeller, ikonlar, resimler ne olacak?-Bunlarin hepsinin o mabedin asli kimligi bozulmadan ve Muslumanlarin dini duygulari rencide edilmeden caresi bulunur. Ben bunlarin engel teskil edecegini dusunmuyorum.-Bir muslumanin ne hakki var, elalemin kilisesini camiye cevirmeye? Din buna cevaz veriyor mu? Yoksa siyasete boyun mu egiyor? Peygamber efendimiz yapti mi bunu herhangi bir ulkede?-Yapmadi. Hz Peygamber Medine'ye hicret ettigi zaman bir kilisenin, dikkate deger bir Hristiyan cemaatin varligindan haberdar degiliz. Ancak Kudus Musluman ordularina teslim oldugunda ki bunun icin halife Hz. Omer'in Kudus'e gelmesi gerekmistir. Hz. Omer ibadet vaktinde teklif edilmesine ragmen bir kilisede ibadet etmeyi reddetmistir. Burada red gerekcesi onemlidir. "Ben burada ibadet edersem Muslumanlar burayi bilahare cami haline getirirler.". Ancak unutmamak gerekir ki Kudus savasla degil, anlasmayla alinmis bir sehirdir. Islam hukuku bakimdan her ikisinin tabi oldugu kurallar farklidir.OSMANLI CEMAATI OLAN HIC BIR KILISEYE DOKUNMADI-O zaman bizim yaptigimiz yanlisti.-Unutmayalim ki Istanbul baris yoluyla alinmis bir sehir degildir. Onun tabi oldugu esaslar demin de ifade ettigim gibi farklidir. Osmanlilarda soyle bir uygulama var. Bir sehir fethedildiginde oranin en buyuk kilisesini fethin bir sembolu olarak cami haline getiriyorlar. Ayasofya da bu yuzden cami haline getirilmistir. Getiriyorlar ama bunun disinda cemaati olan hicbir kiliseye dokunmuyorlar.-Ayasofya Osmanli'nin hakimiyet sembolu tamam. Ama burada siyaset dinin onune geciyor. -Tabii geciyor. Illa dini olmasi gerekmiyor.-Fetih diye bir izin var mi Islamda? Sen baskasinin topragina nasil goz dikebilirsin? Peygamber efendimizin savaslari sadece savunmak amacli degil miydi? -Simdi siyasi hakimiyeti genisletmek anlaminda baktiginiz zaman dogrudur. Aslinda Islamda savaslar Islam davetinin her yere ulasmasi ve o daveti ulastigi insanlarin kendi canlarindan ve mallarindan emin olarak bu davete uyma imk
Türkiye
03 Ekim 2010 - 10:01
Aydin: Islam, gayrimuslimlerin hakkini korur
ISAM Baskani Prof. Dr
Türkiye
03 Ekim 2010 - 10:01
İlginizi Çekebilir

















