Bir bocegin dunyanin ve Gunes'in hareketlerini ve bunlarin sonuclarini kendi kendine bilmesi ve buna gore hareket etmesi hicbir sekilde mumkun degildir. Arilarin her seferinde bu hesaplamalari tesadufen tutturmalari da imkansizdir. Butun bunlara ragmen -konuyla ilgili tum bilim adamlarinin da hemfikir olduklari gibi- arilar bu hesaplamayi hatasiz bir sekilde milyonlarca yildan beri yapmaktadirlar.
Bir insan kayboldugunda -eger bu konuda ozel bir egitim almamissa- yonunu bulabilmesi icin pusula gibi aletlere ihtiyaci olacaktir. Bu kisinin Gunes'in acisina gore bir hesaplama yaparak yonunu bulmasi ise neredeyse imkansizdir. Oysa bir ari Gunes'in hareketine ragmen gordugu herhangi bir yeri hatasiz bir sekilde kovandaki diger arilara tarif edebilir.
Arilarin bu olaganustu ozellikleri nasil ortaya cikmistir? Arilar bu hesaplamayi yapmayi nasil ogrenmislerdir?
Bu sorularin cevaplari son derece onemlidir. Oncelikle arilarin yon tayin etme ve bunu baska arilara tarif edebilme yeteneklerine ilk ortaya ciktiklari andan itibaren sahip olmalari gerekmektedir. Bu, arilarin beslenme ve barinma ihtiyaclarini giderebilmeleri, dolayisiyla soylarini devam ettirebilmeleri icin mutlaka gerekli olan bir yetenektir.
Bu yetenegin evrimcilerin iddia ettikleri gibi zaman icinde gerceklesen cesitli degisimlerle ortaya cikmasi mumkun degildir. Nitekim evrim teorisini savunan bilim adamlari da arilarin dans ile haberlesme yeteneklerinin nasil ortaya ciktigi sorusu karsisinda oldukca zor durumda kalmaktadirlar. Ornegin gunumuzun taninmis evrimcilerinden biri olan Richard Dawkins, ari dansinin evrimi ile ilgili olarak kendisine sorulan soru karsisinda acikca "afallamis"tir. Dawkins'in arilarin dansi ile ilgili sorular karsisinda vermeye calistigi cevap soyledir:
"Bir fikir ileri surmek durumunda. Belki de dans bir cesit. Tahmin etmek pek de zor degil. Bunun neden oldugunu kimse bilmiyor, ama bir sekilde oluyor.
Modern ari dansinin daha basit bir baslangictan evrimlesmesine dair birtakim makul dereceli ara asama bulduk. Size anlattigim hikaye gibi. bu dogru bir hikaye olmayabilir. Ama buna benzer bir sey mutlaka olmustur."
Dawkins'in bu soru karsisinda verdigi cevaptaki mantik bozuklugundan da anlasilacagi gibi arilarin dansini tesaduflerle, ara aciklamalarla ifade etmek ancak hayali bir hikaye olarak anlatilabilir.
Gunes'ten faydalanarak aci hesabi yapmak, tesadufen elde edilecek bir yetenek degildir. Ancak arilarin dans etmeyi ogrenmeleri veya aci hesaplayabilmeleri de yeterli degildir; bunun disinda bunlari digerlerine tarif ettiklerinde onlarin da bunu anlayabilmeleri gerekmektedir. Bunlar dusunuldugunde "tesaduf" gibi bir ihtimalin akla getirilmesinin bile son derece sacma oldugu hemen gorulmektedir. Ne kadar beklenirse beklensin bir canlida boyle bir hesap yeteneginin kendi kendine olusmasi kesinlikle mumkun degildir.
Ari, dusunme ozelligi olmayan bir canlidir. Buna ragmen bastan beri belirttigimiz gibi, yaptigi her hareket benzersiz bir aklin ve suurun varligini gosterir. Evrenin her noktasinda oldugu gibi arilarda da tecelli eden bu akil ve suur herseyi kusursuz yaratan Allah'a aittir.Habervakti
Türkiye
18 Ocak 2011 - 07:38
Arilar hesap yapmayi nerden ogrendi?
Bir bocegin dunyanin ve Gunes'in hareketlerini ve bunlarin sonuclarini kendi kendine bilmesi ve buna gore hareket etmesi hicbir sekilde mumkun degildir.
Türkiye
18 Ocak 2011 - 07:38
İlginizi Çekebilir

















