4,5 ay önce 3 Nisan 2012 tarihli"Suriye-PKK ittifakı bölgeyi ateşe verebilir"başlıklı yazımdan alıntı:
"...En uzun kara sınırına sahip olduğumuz Suriye'nin, pervasızca PKK'yaKurmen dağlarında yer verip onları silahlandırması,PKK'ya Türkiye'ye sızabileceği çok daha geniş bir alan (sınır hattı) sunacak.
BöyleliklePKK, baskın ve saldırı eylemlerini, etkinlik sağlayamadığı Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa'ya yöneltebilecek..."
Keşke yanılsaydım ama kehanette bulunmadım.
Görünen köy kılavuz istemiyordu çünkü.
Aynı tehlikeKilisveŞanlıurfaiçin de devam ediyor.
Kuzey Suriye sınırındaki tüm şehirler, Esed açısından da KCK açısından da uygun bulunan bir mutabakatla ateş altına alınacaktı.
Antep saldırısınınSuriye El Muhaberatı'yla ilgisi olabilir.
Ama PKK'nın tek başına yapması da fevkalade mümkündür.
Pek çok PKK eyleminde örgüte Türkiye siyasetine yön vermek isteyen dış aktörler tarafından sipariş verildiği vakadır.
Gerçek ise dış aktörlerin Türkiye aleyhine her zaman sipariş verebileceği bir terör örgütünün varlığını devam ettirdiğidir.
Sipariş alan bulundukça sipariş veren de bulunur.
Önemli olan dış aktörlerin eylem siparişi verebildikleri oluşumu tasfiye edebilmek.
Sipariş verene kızmak sonuç vermese de sipariş alan yapıyı durdurmak hem sorunu çözer hem de sipariş verenlere ağır bir cevap teşkil eder.
Dış istihbari aktörlerin dahliyle gerçekleşen terör olaylarında hiçbir zaman o ülkenin saha ajanlarını yakalayamazsınız.
Neden?
Çünkü yerel terör örgütleri ve PKK gibi maşalar vardır.
Antep'in bombalanması Esed rejimi için tercihe şayandır, PKK için de aynı seviyede tercih edilir, zira etkili olduğu alan dışında gösterdiği bir silahlı faaliyettir.
Antep saldırısını hayatını kaybeden siviller söz konusu olduğu için bakarsınız Foça'daki gibiTAKüstlenir.
Ya da üstlenmez ama yine de kaçınılmaz yerel faillerPKKveyaTAK'tır.
Şu yanlışı da düzeltmek gerekiyor.
Terör örgütünün art arda yaşadığı başarısızlıklarla"devrimci halk savaşı modeli"nin çöktüğünü söyleyip rahatlamak yanlıştır.
Sri Lanka'dakiTamil KaplanlarıvePeru'dakiAydınlık Yolterör örgütleri varlıkları boyunca bu modeli denemeye devam ettiler.
PKK da sonuna kadar bu modeli gerçekleştirmeye çalışacaktır.
Örgüt, devrimci halk savaşı modelinin tutması için yoğun terör saldırılarıyla iki halkı birbirine düşürerek ve Kürt desteğini tam olarak sağlamak istiyor.
Bu kez sınırdaki konumu ve etnik kimlik yönüyle kritik bir il olan Antep'in seçilmesi manidardır.
Daha önce yaşananŞemdinli,İskenderunveGemlikhadiselerini hatırlayın.
Demek ki 3-5 kez başarısızlığa uğradı diye bu modelden vazgeçmeyecektir.
Zira iki halkın karşı karşıya ve birbirine tahammül edemez hale gelmesi PKK için zirve noktasında verimli bir zemin tesis edecektir.
TıpkıSri Lanka'daki benzer saldırılarlaTamiller'leSinhalalar'ın kopması gibi.
Maalesef toplumda sağduyunun kaybolma riski, PKK saldırıları devam ettikçe diriliğini koruyacaktır.
PKK'nın dört gözle kolladığı bu riskin ortadan kaldırılması için örgütün Kuzey Irak kırsal kadrosunun operasyonel bir vuruşla tasfiyesi gerekiyor.
Antep bombalamasında da bu riskin ne kadar ciddi bir tehlike arz ettiğini gördük.
Eylem tipi, Antep saldırısının PKK tarafından yapıldığını gösteriyor.
Dış aktörlerin siparişini icra edebilecek tek örgüt de PKK'dır.
Ama PKK askeri aparatıHPGyaptığı açıklamada Antep saldırısıyla ilişkileri olmadığını açıkladı.
Buradaunutulmaması gereken radikal bir kuralvardır:
Terör örgütleri, operasyonel istihbarat ve silahlı propaganda üçgenindeki bu kural gereği, kitle eylemleri üstlenilmez.
Ankara Kumrular'daki patlama da örgütçe üstlenilmemişti.
Üniversiteli failin PKK'nın Diyarbakır sorumlusu "doktor" kod Hacı Turman'la görüştüğü ve talimatı ondan aldığı ortaya çıktı.
Ve PKK Kumrular bombalamasını üstlendi.
İstanbul Güngören'deki patlama da örgütçe üstlenilmedi.
Ama bombacı teröristin PKK'ya bağlı Özel Kuvvetler (Hezen Taybet) mensubu olduğu tespit edildi.
Antep bombalamasında da mütemadiyen yalan üreten PKK'nın sorumluluktan kaçabilmesi mümkün değildir.
İspanya'da iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi 1988'de, ülke genelindeETAterör örgütüne karşı topyekûn bir hareket olanAjura Enea Paktı'nı kurdu.
Bu paktlaETA'nın siyasi partisiHerri Batasunadışındaki siyasal partilerETAile mücadelede işbirliği kararı aldılar.
2003'teHerriBatasuna siyasal partisi, AB terör örgütleri listesine eklendi.
AK Parti, CHP ve MHP teröre karşı açık birAjura Enea vizyonunu ortaya koymalı.
"...En uzun kara sınırına sahip olduğumuz Suriye'nin, pervasızca PKK'yaKurmen dağlarında yer verip onları silahlandırması,PKK'ya Türkiye'ye sızabileceği çok daha geniş bir alan (sınır hattı) sunacak.
BöyleliklePKK, baskın ve saldırı eylemlerini, etkinlik sağlayamadığı Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa'ya yöneltebilecek..."
Keşke yanılsaydım ama kehanette bulunmadım.
Görünen köy kılavuz istemiyordu çünkü.
Aynı tehlikeKilisveŞanlıurfaiçin de devam ediyor.
Kuzey Suriye sınırındaki tüm şehirler, Esed açısından da KCK açısından da uygun bulunan bir mutabakatla ateş altına alınacaktı.
Antep saldırısınınSuriye El Muhaberatı'yla ilgisi olabilir.
Ama PKK'nın tek başına yapması da fevkalade mümkündür.
Pek çok PKK eyleminde örgüte Türkiye siyasetine yön vermek isteyen dış aktörler tarafından sipariş verildiği vakadır.
Gerçek ise dış aktörlerin Türkiye aleyhine her zaman sipariş verebileceği bir terör örgütünün varlığını devam ettirdiğidir.
Sipariş alan bulundukça sipariş veren de bulunur.
Önemli olan dış aktörlerin eylem siparişi verebildikleri oluşumu tasfiye edebilmek.
Sipariş verene kızmak sonuç vermese de sipariş alan yapıyı durdurmak hem sorunu çözer hem de sipariş verenlere ağır bir cevap teşkil eder.
Dış istihbari aktörlerin dahliyle gerçekleşen terör olaylarında hiçbir zaman o ülkenin saha ajanlarını yakalayamazsınız.
Neden?
Çünkü yerel terör örgütleri ve PKK gibi maşalar vardır.
Antep'in bombalanması Esed rejimi için tercihe şayandır, PKK için de aynı seviyede tercih edilir, zira etkili olduğu alan dışında gösterdiği bir silahlı faaliyettir.
Antep saldırısını hayatını kaybeden siviller söz konusu olduğu için bakarsınız Foça'daki gibiTAKüstlenir.
Ya da üstlenmez ama yine de kaçınılmaz yerel faillerPKKveyaTAK'tır.
Şu yanlışı da düzeltmek gerekiyor.
Terör örgütünün art arda yaşadığı başarısızlıklarla"devrimci halk savaşı modeli"nin çöktüğünü söyleyip rahatlamak yanlıştır.
Sri Lanka'dakiTamil KaplanlarıvePeru'dakiAydınlık Yolterör örgütleri varlıkları boyunca bu modeli denemeye devam ettiler.
PKK da sonuna kadar bu modeli gerçekleştirmeye çalışacaktır.
Örgüt, devrimci halk savaşı modelinin tutması için yoğun terör saldırılarıyla iki halkı birbirine düşürerek ve Kürt desteğini tam olarak sağlamak istiyor.
Bu kez sınırdaki konumu ve etnik kimlik yönüyle kritik bir il olan Antep'in seçilmesi manidardır.
Daha önce yaşananŞemdinli,İskenderunveGemlikhadiselerini hatırlayın.
Demek ki 3-5 kez başarısızlığa uğradı diye bu modelden vazgeçmeyecektir.
Zira iki halkın karşı karşıya ve birbirine tahammül edemez hale gelmesi PKK için zirve noktasında verimli bir zemin tesis edecektir.
TıpkıSri Lanka'daki benzer saldırılarlaTamiller'leSinhalalar'ın kopması gibi.
Maalesef toplumda sağduyunun kaybolma riski, PKK saldırıları devam ettikçe diriliğini koruyacaktır.
PKK'nın dört gözle kolladığı bu riskin ortadan kaldırılması için örgütün Kuzey Irak kırsal kadrosunun operasyonel bir vuruşla tasfiyesi gerekiyor.
Antep bombalamasında da bu riskin ne kadar ciddi bir tehlike arz ettiğini gördük.
Eylem tipi, Antep saldırısının PKK tarafından yapıldığını gösteriyor.
Dış aktörlerin siparişini icra edebilecek tek örgüt de PKK'dır.
Ama PKK askeri aparatıHPGyaptığı açıklamada Antep saldırısıyla ilişkileri olmadığını açıkladı.
Buradaunutulmaması gereken radikal bir kuralvardır:
Terör örgütleri, operasyonel istihbarat ve silahlı propaganda üçgenindeki bu kural gereği, kitle eylemleri üstlenilmez.
Ankara Kumrular'daki patlama da örgütçe üstlenilmemişti.
Üniversiteli failin PKK'nın Diyarbakır sorumlusu "doktor" kod Hacı Turman'la görüştüğü ve talimatı ondan aldığı ortaya çıktı.
Ve PKK Kumrular bombalamasını üstlendi.
İstanbul Güngören'deki patlama da örgütçe üstlenilmedi.
Ama bombacı teröristin PKK'ya bağlı Özel Kuvvetler (Hezen Taybet) mensubu olduğu tespit edildi.
Antep bombalamasında da mütemadiyen yalan üreten PKK'nın sorumluluktan kaçabilmesi mümkün değildir.
İspanya'da iktidardaki Sosyalist İşçi Partisi 1988'de, ülke genelindeETAterör örgütüne karşı topyekûn bir hareket olanAjura Enea Paktı'nı kurdu.
Bu paktlaETA'nın siyasi partisiHerri Batasunadışındaki siyasal partilerETAile mücadelede işbirliği kararı aldılar.
2003'teHerriBatasuna siyasal partisi, AB terör örgütleri listesine eklendi.
AK Parti, CHP ve MHP teröre karşı açık birAjura Enea vizyonunu ortaya koymalı.













