Pazar günü AK Parti'nin 4. kongresi var. Siyasi hayatımızda AK Parti, yeri çok farklı bir parti. Türkiye'de değişime denk düşen, değişimin
atmosferinden etkilenen ve demokratikleşmeden güç alan bir parti AK
Parti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın karizmatik kişiliği de çok
önemli. Seversiniz, sevmezsiniz, beğenirsiniz, beğenmezsiniz fakat o
karizmatik bir lider. AK Parti yeni Türkiye'den besleniyor. Yeni Türkiye de AK Parti ile demokratik dönüşümünü sağlam zeminlere oturtmaya
çalışıyor. Bir başka ifadesiyle, AK Parti, statükonun çürük zeminlerdeki yapılarını yıkıp yerinde dönüşüm ile çağa uygun, toplumun değerlerine
yaslanan yeni bir yapı inşa ediyor.AK Parti bunu tek başına yapamaz. Kadrolarıyla, siyaset anlayışı
ve üslubu ile toplumu ikna etmesi, toplumla arasında bir güven krizi
doğmasına fırsat vermeden yoluna devam etmesi gerekir.Kongre öncesinde partiye yakın kaynaklar, AK Parti'nin yeni
katılımlarla ciddi bir hamleye hazırlandığını söylüyorlar. Sayın
Başbakan, evvelki akşam iki televizyonun ortak yayınında, kongrede
yapacağı konuşmayla ilgili olarak dikkati çeken şu ifadeyi kullandı:
"Tabii ki biz de, o balkon konuşmaları diye nam salmış konuşmadan biraz
daha ileri gideceğiz. Çünkü bu konuşma, benim son olarak genel başkan
göreviyle yapacağım konuşma olacak, sanıyorum uzun bir konuşma
olacak..."Başbakan Erdoğan'ın seçim kazandıkları akşam genel merkez binası
balkonundan yaptığı konuşmalar gerçekten çok hoşgörülü, kutuplaşmayı ve
gerilimi azaltıcı, herkesi kucaklayıcı konuşmalardı. Ama itiraf
etmeliyiz ki Sayın Başbakan, zaman zaman kendisinin de tasvip etmediği
sertliği ve kırıcı üslubu aşamadı. Balkon konuşmalarının ruhunun
farkında olduğuna göre, dileriz kongre sonrasında, konuşmasındaki
taahhütlere sadık kalır. Yakın çevresi, Sayın Başbakan'ın "tarihî"
konuşmasında, yeni bir siyasî çıkış yapacağını, "geleceğin Türkiye'sini
şekillendirecek 2023 vizyonunu ortaya koyacağını" söylüyorlar.Önümüzde somut üç geçit var. 2013 Ekim'inde yapılacak yerel
seçimler, 2014'teki cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2015'teki genel seçimler. Yerel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimine sağlayacağı rüzgâr bakımından ilk sınavdır. Cumhurbaşkanlığı sınavı için vize anlamındadır.
Dolayısıyla yerel seçimler için AK Parti kılı kırk yaracaktır. Seçilme
şansı yüksek adayları objektif kriterlerle ve titizlikle
belirleyecektir. Bilhassa İstanbul, Ankara ve İzmir'in önemi çok
büyüktür. Mesela İzmir'i kazanan bir AK Parti'nin, cumhurbaşkanlığı
seçiminde yakalayacağı rüzgâr çok farklı olacaktır.2014, sadece AK Parti için değil Türkiye için de bir dönüm
noktasıdır. Cumhurbaşkanını ilk defa halk seçecektir. Sayın Başbakan,
haklı olarak ve hakkı olarak adaylığı düşünecektir. Şimdiden Sayın
Abdullah Gül ile karşı karşıya getirilmeye çalışılmasının bir kıymeti
harbiyesi yoktur. Bu iki isim cumhurbaşkanlığı seçiminde asla karşı
karşıya gelmezler. Günü gelince bunu herkes görecektir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde önemli olan Sayın Başbakan'ın Çankaya'ya çıkması halinde AK
Parti'nin geleceğidir. Bugün AK Parti'ye, başında Erdoğan olduğu için oy veren en az yüzde 20'lik bir kesim var. Sayın Erdoğan boşuna "partili
cumhurbaşkanı" formülünü telaffuz etmiyor... Demirel ve Özal'ın
Çankaya'ya çıktıklarında partilerinin kapanmak zorunda kaldığını boşuna
hatırlatmıyor...AK Parti'nin en büyük sıkıntısı, Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkması
halinde partinin geleceğinin ne olacağıdır. Sayın Erdoğan bu sıkıntıyı
aşma adına 2015'teki genel seçimleri öne alabilir. 2014'te
cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte milletvekili seçimleri yapılabilir. Erdoğan, AK Parti'nin yeni parlamento grubunun oluşmasında, ağırlığını
ancak böyle koyabilir. Önce Çankaya'ya çıkar, bir yıl sonra milletvekili seçimi olursa inisiyatif kullanması zorlaşabilir.AK Parti'nin 4. kongresi önümüzdeki iki yıl için gerçekten bir yol haritası özelliği taşıyor. Şimdiden hayırlı olsun diyelim.













