Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye ve Irak'ta bulunan ''yabancı savaşçılara'' yönelik mücadeleyi öngören tasarıyı oybirliğiyle kabul etti. BMGK, Suriye ile Irak'ta IŞİD ve benzeri örgütlerin artması ve uluslararası güvenlik ve barışı tehdit etmesi üzerine konuyu görüşmek için Barack Obama başkanlığında toplandı. Toplantıda, yabancı terörist savaşçılarla mücadele için BMGK'ya sunulan karar tasarısı oybirliğiyle kabul edildi. Karar tasarısıyla bu gruplara yeni militan ve kaynak temin
edilmesinin ve terör örgütlerine katılmak isteyenlerin, karışıklıkların
yaşandığı ülkelere seyahatlerinin engellenmesi amaçlanıyor.
Karar metninde tüm ülkelerden yabancı terörist savaşçılara katılma,
destek verme, ekipman sağlama, finans desteğinde bulunma gibi suçları
cezalandırıcı yasaları işletmeleri yoksa da yasal düzenleme yapmaları
isteniyor. Kabul edilen metin bağlayıcı olduğu için tüm ülkelerin buna uyması gerekiyor. Bu karara uyulmaması halinde BMGK, söz konusu ülkelere ekonomik yaptırım ve güç kullanma hakkını elinde bulunduruyor. WASHINGTON (AA) - ABD Başkanı Barack Obama, IŞİD, Nusra Cephesi gibi
radikal örgütlere katılmak için Afganistan, Afrika Boynuzu, Yemen, Libya ve son dönemde Suriye ve Irak gibi ülkelere giriş ve çıkış
yapan yabancı savaşçıların sayısında son yıllarda eşi görülmemiş bir
artış olduğunu belirtti. Obama: "Terörizm taktiği yeni değil" ABD Başkanı Barack Obama, "Ortadoğu'da ve başka yerlerde bu teröristler çatışmaları kızıştırıyor, bu bölgelerdeki insanlara tehdit oluşturuyor
ve çeşitli vakalarda zaten gördüğümüz gibi, ölümcül saldırılar
düzenlemek üzere evlerine dönmeye çalışabiliyorlar" dedi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) kabul edilen "yabancı
savaşçılarla" mücadele tasarısının görüşüldüğü oturuma başkanlık
eden Obama, burada yaptığı konuşmada, BM'nin yaklaşım 70 yıllık
tarihinde BMGK'nın 6'ıncı kez bu düzeyde toplandığına dikkati çekerek,
"Bu tür oturumları barış ve güvenliğe yönelik en acil tehditleri ele
almak için düzenleriz. Bu oturumu topladım çünkü ülkeler ve uluslararası camia olarak, yabancı terör savaşçılarının gerçek ve artan tehdidine
karşı koymada birlikte durmalıyız" diye konuştu. Terörizm
taktiğinin yeni olmadığını ancak bu konudaki yeninin, Afganistan, Afrika Boynuzu, Yemen, Libya ve son dönemde Suriye ve Irak gibi ülkelerin de
bulunduğu çatışma bölgelerine giriş ve çıkış yapan yabancı savaşçıların
sayısındaki son yıllarda eşi görülmemiş artış olduğunu aktaran Obama,
şöyle devam etti: "İstihbarat kuruluşlarımızın tahminine
göre, son yıllarda 80'i aşkın ülkeden 15 binin üzerinde yabancı savaşçı
Suriye'ye gitti. Birçoğu, şu anda Suriye ve Irak genelindeki halkı
tehdit eden El Kaide'yle bağlantılı Nusra Cephesi ile IŞİD gibi terör
örgütlerine katıldı. Ortadoğu'da ve başka yerlerde bu
teröristler çatışmaları kızıştırıyor, bu bölgelerdeki insanlara acil
tehdit oluşturuyor ve çeşitli vakalarda zaten gördüğümüz gibi, ölümcül
saldırılar düzenlemek üzere evlerine dönmeye çalışabiliyorlar. Bu tehdit karşısında çok sayıda ülke, birlikte ve BM üzerinden çalışarak, iş
birliğini artırdı." Obama, bu kişilerin Suriye'ye ulaşımı ve
daha sonra geri dönmelerinin engellenmesinin, IŞİD'i geriletme ve
sonunda yok etme stratejisinin kritik bir öğesini oluşturduğunu
belirterek, "Bugün kabul ettiğimiz tarihi karar, bu sorunla başa çıkmaya yönelik taahhüdümüzü yüceltiyor" ifadesini kullandı. "Ülkeler, topraklarında terör gruplarının hareketlerini engellemeli" Kararın bağlayıcı olduğuna ve ülkelere yabancı savaşçılarla mücadelede belirli
yükümlülükler getirdiğine ve çağrılarda bulunduğuna dikkati çeken Obama, "Ülkeler, toprakları üzerinden teröristlerin ya da terör gruplarının
hareketini engellemeli ve iç yasalarının, buna yeltenenlerin
adli kovuşturmaya uğramasına imkan vermesini sağlamalı" dedi. Obama, BMGK kararının, yabancı savaşçıların seyahatleri ve
faaliyetlerine dair daha fazla bilginin paylaşılması da dahil, ülkeler
arasındaki iş birliğini de güçlendireceğini ve insan hakları, temel
özgürlükler ve hukukun üstünlüğüne saygı göstermenin bir seçenek değil,
başarılı terörle mücadele çabalarının vazgeçilmez bir parçası olduğunu
da net biçimde ortaya koyduğunu kaydetti. Obama, "Terör
örgütlerine katılma potansiyeli olanlar, gerçeği gören eski terör
savaşçılarının sözlerini duymalı: (IŞİD gibi gruplar çoğunluğunu
Müslümanların oluşturduğu masum erkek, kadın ve çocukları katlederek
İslam'a ihanet ediyor)" değerlendirmesinde bulundu. "Sadece tasarı geçirmek yeterli değil" Obama, bu konularda sadece tasarı geçirmenin yeterli olmadığına işaret
ederek, "Kağıt üzerinde verilen sözler bizi koruyamaz. Süslü söylemler
ve iyi niyetler, tek bir terör saldırısını durdurmaz" diye konuştu. Oturumda sarf edilen sözlerin, hem ülkelerin kendi içerisinde hem de
ülkeler arasında somut eyleme dökülmesi gerektiğinin altını çizen Obama, bu mücadelenin günler değil, yıllar sürmesi gerektiğini dile getirerek, "Birbirine bağlanmış dünyada tek bir ülkenin başa çıkamayacağı bir
zorluk varsa o da şu, sınırları geçen ve kelimelerle anlatılamaz şiddet
tehdidinde bulunan teröristler" dedi. "Bunları yapanlar inanç düşmanları" BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun da dünyanın, bu terör tehdidinin
doğasında çarpıcı bir evrime tanıklık ettiğine değinerek, geçen yılki
terör saldırılarında, çoğunluğu Müslüman olmak üzere, Afganistan'dan
Somali'ye ve Nijerya'ya, Irak'tan Libya ve Mali'ye kadar binlerce
sivilin hayatını kaybettiğini, sakat kaldığını ya da yerlerinden
olduğunu belirtti. Bu eylemlere girişenleri "inanç düşmanları"
olarak niteleyen Ban, "Dünya genelindeki Müslüman liderlerin de dediği
gibi, IŞİD gibi grupların İslam'la hiçbir alakası yok ve kesinlikle bir
devleti temsil etmiyorlar" diye konuştu. Ancak bu grupların
yabancı terör savaşçıları için bir mıknatıs olduğuna işaret eden Ban,
yabancı terör savaşçılarındaki bu artış fenomeninin Suriye'deki
çatışmanın nedeni değil sonucu olduğunu söyledi. Ban, "Suriye'de ve
ötesinde, yabancı terör savaşçılarının akışını engellemek için yaratıcı
ve kapsamlı bir siyasi stratejiye ihtiyacımız var" ifadesini kullandı. Terörizmi yok etmenin uluslararası dayanışma ve çok yönlü bir yaklaşımı gerektirdiğini belirten Ban, şiddet yanlısı aşırıcı gruplara kök salma
fırsatı veren temel koşullarla başa çıkmaları gerektiğini de vurguladı. "Füzeler teröristleri öldürebilir ama iyi yönetim terörizmi öldürür" Ban, acil güvenlik meselelerinin çözülmesi gerektiğini ancak daha uzun
vadede teröristlere en büyük tehdidin "füzelerin gücü değil, kapsayıcı
politikalar, barışçıl toplumlar, insan haklarına saygı, eğitim,
istihdam, fırsatlar, halklarına kulak veren ve hukukun üstünlüğünü
benimseyen liderler olduğunu" belirtti. Genel Sekreter Ban,
"Füzeler teröristleri öldürebilir ama iyi yönetim terörizmi öldürür.
Acılardan, baskıdan ve işgalden uzak yaşayan, özgür ve bağımsız
toplumlar, terörizmi öldürecek olan budur" değerlendirmesine yaptı. Ban, terörle mücadele kapsamında sergilenen eylemler ve politikaların
uluslararası insan hakları ve insani yasalarla, BM'nin hedefleri,
değerleri ve ilkeleriyle uyumlu olması gerektiğini de kaydetti.
AA
AA


















