Her yıl eylül ayında dünya liderlerinin toplanarak güncel küresel sorunları tartıştığı BM Genel Kurulu Genel Görüşmelerinde, Türkiye'nin öncelikli
gündem maddesini, BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliği adaylığı
oluşturuyor.
New York'taki BM Genel Merkezi, gelecek hafta 140
civarında devlet ve hükümet başkanını ağırlayacak. Bir hafta süreyle
yoğun toplantılara sahne olacak BM'de, 69. dönem Genel Kurul Genel
Görüşmeleri ve diğer etkinliklerde İklim değişikliği, Irak Şam İslam
Devleti (IŞİD) tehdidi, İran'ın nükleer programı, Ukrayna'daki
gelişmeler ve Ebola salgını önemli gündem maddeleri olacak. Türkiye'yi toplantılarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir
heyet temsil edecek. Heyette bakan düzeyinde Dışişleri Bakanı Mevlüt
Çavuşoğlu, AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Ekonomi Bakanı
Nihat Zeybekçi, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce'nin yer alması
bekleniyor. Genel Kurul toplantılarında 95 ülke devlet başkanı,
45 ülke hükümet başkanı, 2 ülke cumhurbaşkanı yardımcısı, 2 ülke veliaht prens, 7 ülke başbakan yardımcısı, 42 ülke bakan ve 1 ülkenin de bakan
yardımcısı düzeyinde temsil edilmesi öngörülüyor. Cumhurbaşkanı
Erdoğan, Genel Kurul Genel Görüşmelerinin ilk günü olan 24 Eylül
Çarşamba günü Genel Kurul’a hitap edecek. Erdoğan, 23 Eylül'de
düzenlenecek İklim Zirvesi için de "İklim Eylemi için Ekonomik
Gerekçeler" başlıklı alt oturumun eşbaşkanlığını yürütmeye ve söz konusu oturumun açılış konuşmasını yapmaya davet edildi. 2015 sonrası kalkınma gündemi şekillenecek Toplantılar öncesi yoğun hazırlık çalışmaları yürüten Türkiye'nin BM Daimi
Temsilcisi Halit Çevik, AA'ya yaptığı açıklamada, 69. Genel Kurul'un,
2015 sonrası kalkınma gündeminin hükümetlerarası müzakerelerle
sonuçlandırılacağı oturum olacağını söyledi. Türkiye'nin,
uluslararası barış, güvenlik ve kalkınmanın birbiriyle yakından ilişkili olduğu inancıyla 2015 sonrası kalkınma gündeminin şekillendirilmesi
çabalarına başından beri aktif olarak katıldığını kaydeden Çevik, "69.
Genel Kurul’un başkanlığına seçilen Uganda Dışişleri Bakanı Sam
Kutesa’nın 69. Genel Kurul için belirlediği öncelikler arasında
ülkemizin İspanya ile birlikte eş sunuculuğunu yaptığı Medeniyetler
İttifakı girişimi de yer almaktadır. Genel Kurul Başkanı Kutesa,
öncülüğünü yaptığımız bu konuda başkanlığı süresince ülkemizle yakın
işbirliği içinde çalışma iradesini ifade etmektedir" dedi. Türkiye'nin öncelikli gündemi BMGK adaylığı Çevik, BM 69. Genel Kurulu'nun Türkiye'nin aday olduğu 2015-2016 dönemi BMGK
seçimlerinin yapılacağı Genel Kurul olması itibarıyla da önem taşıdığını ifade ederek, bu çerçevede, Genel Kurul Genel Görüşmeleri marjında
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyetin, Türkiye'nin BMGK
adaylığına yönelik desteği artırmak amacıyla çok sayıda ikili görüşme
yapmayı planladıklarını söyledi. BMGK geçici üyeliği için seçimlerin 16 Ekim'de Genel Kurul’da yapılacağını ifade eden Çevik, şunları kaydetti: "Uluslararası ilişkilerde önemli değişimlerin yaşandığı ve bölgemizin önemli
gelişmelere sahne olduğu bir dönemde Türkiye’nin BMGK üyeliği ile
uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına özgün bir katkıda
bulunabileceğine inanıyoruz. Bu inanç, ülkemizi BMGK üyeliğimizin sona
ermesinden kısa bir süre sonra yeniden adaylığımızı açıklamaya
yöneltmiştir. Geçmiş üyeliğimiz döneminde ülkemiz, BMGK
içinde tüm tarafları dinleyen, şeffaf ve yapıcı bir yaklaşımla diyaloğu
teşvik ederek çözümler üreten bir rol oynamıştı. Ülkemizi çevreleyen
bölgelerdeki krizler göz önünde bulundurulduğunda, BMGK’nın bugün de bu
tür bir katkıya ihtiyaç duyduğuna inanmaktayız." Terörle mücadele ve donör ülke Çevik, BM’nin kurucu üyelerinden olan Türkiye'nin BM Şartı’nda kayıtlı ilkelerin her
zaman önde gelen savunucusu olduğunu vurgulayarak, "Ülkemiz, kalkınmadan terörizmle mücadeleye, cinsiyet eşitliğinden organize suçlarla
mücadeleye kadar değişen bir yelpazede BM gündeminde yer alan konularda
yapıcı ve aktif bir rol oynamaktadır" diye konuştu. Türkiye'nin
son yıllarda gelişen ekonomisi ve yükselen donör kimliği ile de BM
içinde giderek ön plana çıktığını ifade eden Çevik, "Bugün ülkemiz,
dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaptığı insani yardım ve kalkınma
faaliyetlerine katkılarıyla anılan bir ülke haline gelmiştir. Nitekim
ülkemiz, 2013 yılında insani yardımlar alanında hükümetler düzeyinde en
büyük 3. donör ülke konumuna ulaşmıştır" dedi.
AA
AA


















