Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya platformu Twitter üzerinden bir açıklamada bulundu. Gündemde şeref tartışmalarının revaçta olduğunu izlediğini ve ipe sapa
gelmez yorumları, mesnetsiz sözlerle açıklamaları da ibretle takip
ettiğini belirten Bahçeli, şerefi herkesin bildiğini, bilmenin bir şeye
sahip bulunduğunun delili olmadığını ifade etti. Bahçeli,
şerefli olmayı manevi bir mükafat ve insan varlığının beyannamesi
şeklinde nitelendirdi. Bahçeli, hayatta haklı ve meşru bir amacı,
müdafaa edeceği değerleri bulunan herkes için şerefin vazgeçilmez bir
nimetin doyumsuz lezzeti olduğuna dikkati çekti.
"Şeref, kendimize ve çevremize duyduğumuz saygının vicdan, ruh ve
münasebette somutlaşmış ve nüfus etmiş insani hal özetidir" ifadelerine
yer veren Bahçeli, şöhretin ve şeref arasında fark bulunduğunu
vurguladı. Şöhretin maddi imkanlarla ilgiliyken, şerefin
maneviyatın bayraklaşmış simgesi niteliğini taşıdığını kaydeden Bahçeli, şu açıklamalarda bulundu: "Onurla çatallaşan bir
hayatın, bencilleşen donuklaşan hissizleşen, milli ve manevi meselelere
yabancılaşan bir ömrün şeref sayfası kapalıdır. Gözyaşlarıyla şehit
cenazeleri her gün omuzlardayken, şehitleri hatırlama, duayla yad etme
zahmetine girmeyen kim varsa şeref yoksuludur. Sözde demokrasi
ve çözüm narkozuyla 'Silahlar sussun, 90'lara dönülmesin, eller tetikten çekilsin' diyenler PKK'ya yataklık edenlerdir. Bir dilim ekmek
bulamazken, canını bu kutlu vatan için feda eden asil yüreklerin
acılarını paylaşmayıp zulme ortak olanlar şeref kaçkınıdır. Boğaza nazır mekanlara, yazlıklara, yalılara, konaklara, villalara çöreklenip PKK’ya özgürlük kılıfı giydirenler milli şereften kopanlardır. Mazlumların
feryadını duymak yerine, Kandil-İmralı ve Oslo havarisi kesilerek
değerlerine sırt dönenler şerefin karşı kıyısıdır. Şeref için fedakarlık yapmak yerine keyif için şerefe diyen bir avuç kaymak tabaka HDP ve
PKK'nın kuyruğuna tutunmakla kaybetmişlerdir." Şerefin yanlışa
direnmeyi, hakkın ve hakikatin yanında yer almayı ifade
ettiğini belirten Bahçeli, bohem tavırların, bozuk fıtratların ve basit
heveslerin şerefle bağdaşmayacağını vurguladı. Bahçeli şunları
belirtti: "Şerefi olan için bayrak namus, vatan sevda, millet
mukaddes bir emanet, ecdat el üstünde tutulması gereken hatıralar
toplamının eseridir. Hırsıza hırsız demekten korkmamak ne kadar
zorunluysa, şerefsize şerefsiz demek o kadar yüksek ve milli bir
sorumluluktur. Şahsen bu sorumluluğu yerine getirmenin huzurunu
yaşıyorum. Şeref bir isim değil, bir kıymettir. Bu kıymeti ne
akili anlar, ne kötü adamı bilir, ne de yattığı yerden Kandil özlemi
çekenler anlar. Bakın, bugün dört şehit verdik. Dört eve ateş düştü,
dört ocak karalar bağladı. Katillere ve destekçilerine şerefsiz
demeyelim de ne diyelim? Kan döken, uyuyan evlatlarımıza kurşun sıkan,
eşinin ve çocuğunun yanında askerlerimizi katledene tek kelimeyle
'şerefsiz' denir. Aziz şehitlerimize rahmet niyaz ediyorum, kederli
ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Son olsun istiyorum ama
cani boş durmaz ki. Biraz daha sabredin, biraz daha bekleyin, umutlu
yarınlar önümüzdedir. Büyük ozanımız Yunus ne güzel de söylemiş, (Sabır
gözetsin devlet dileyenler, bil ki Hak, sabredenlerle beraber. Sabırla
halin güzel olur gayet, gelir sabreden Hak'tan inayet.)"
AA
AA


















