Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür
Merkezi'nde düzenlenen AK Parti İl Kadın Kolları Olağan Kongresi'nde
yaptığı konuşmada, partisi kurulduğundan bu yana Bursa'da hep başarılı
sonuçlar aldıklarını söyledi. Milletvekili seçimlerine ilk kez 15 aylık bir partiyken katıldıklarını hatırlatan Arınç, şöyle devam etti: "2002, 2007, 2011, her zaman onun üzerinde milletvekili çıkardık. 2004, 2009
ve 2014 mahalli seçimlerinde pek çok belediye kazandık. Üç referanduma
gittik, 2007 ve 2010'da. İkisinde de 'evet'leri kazandık. En son
referandumumuz, Türkiye'de ilk defa yapılan cumhurbaşkanlığı seçimiydi.
Onda da yüzde 55 oy oranıyla Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı cumhurbaşkanı
yaptık. Bütün bu başarılar, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla
AK Parti teşkilatlarımızın büyük bir başarısıdır. Bütün bu başarıların
içerisinde inanın en yüksek pay, kadın kollarımızın cefakar, fedakar,
feragatli insanlarına aittir. Kadın kollarımız, yorulmak nedir
bilmediler, çalıştılar, ev ev dolaştılar, kar, yağmur demediler. Eşimden biliyorum, eşim de bütün siyasi hayatım boyunca bu büyük, zahmetli
işlerin hep içinde oldu. Siz olmasaydınız eksik kalırdık, yarım
kalırdık, iyi ki varsınız." "Onlar olmasa toplum eksik kalır" Arınç, siyasete kadınların elinin değmesini istediğini anlattı. Toplumun yarısının kadınlardan oluştuğunu dile getiren Arınç, "Onlar olmasa
toplum eksik kalır. Siyaset denen zor işte de kadınların mutlaka
bulunması lazım. Onlar nasıl evde de çalışma hayatında da fabrikada da
başarılı oluyorsa siyasette de başarılı olacak çünkü Allah, kadınların
yapısına, hamuruna, varlığına çok güzel nimetler bahşetmiştir" ifadesini kullandı. Arınç, kadınlara verilen şefkat ve sevginin erkeklerde daha az bulunduğunu hatta bazılarında hiç olmadığını belirtti. Erkeklerin yaptıklarına bakıldığında bir kısmının kalbinin kaskatı olduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu: "Onlarda ne şefkat, ne sevgi, ne hürmet var ama Allah, kadına vermiş. Bütün
mahlukatta dişisine sevgi, şefkat gibi güzellikler, zarafet
vermiş. Siyasette kadına ihtiyaç var. Kadının zarif elinin değdiği
işlerde bereket olur. Allah kadınlara estetik, direnme gücü vermiş.
Bütün bunlar bir taraftan samimiyet, bir taraftan ihlas ve çalışma
azmiyle bir araya geldiğinde onlar nereye elini atmışlarsa mutlaka
başarılı olmuşlardır. Kadının sosyal hayatta bulunmasını yadırgarlardı.
'Ne işi var, elinin hamuruyla bu işlere neden karışacakmış. Otursun
evinde çocuğuna baksın, beyine hizmet etsin. Ev işleri zaten zordur,
onlarla boğuşsun.' Böyle bir zihniyeti 80'li yıllarda yıktık. Kadın
sokağa çıktı, bunu müspet anlamda söylüyorum, varlığını
hissettirdi, elini uzattı, çocukları kucakladı. O zaman güçlendiğimizi
hissettik. Onlar ne zaman ki toplumsal hayatta varlıklarını
hissettirdiler, onların sayesinde biz var olduk. 1987'den 7 yıl sonra
birinci parti olduk. 1995'te Refah Partisi, 6,5 milyon oy aldı. Sonra
Fazilet Partisi ile devam etti. O zaman çok az başarabildiğimiz işleri,
AK Parti'de zirveye çıkarttık. Artık AK Parti'nin gerçek sahipleri
kadınlarımızdı." "Vahşet, kadın-erkek fark etmiyor" Kadın milletvekilleri için kota koymadıklarını bilgisini veren Arınç, "Kota
koymak, adeta ticari bir sınırlama gibi geliyor. Bunu CHP yapabilir,
içine de sindirebilir. Biz bunu kota koymadan, ilan etmeden
yapmalıyız çünkü kadınlarımız değerlidir. Onlara ticari bir meta gözüyle bakmak bizim işimize gelmez" değerlendirmesinde bulundu. Arınç, son yıllarda, sadece Özgecan Aslan ile sınırlı olmayan acı olaylar yaşandığını dile getirdi. Kadına karşı şiddetin devam ettiğini, bunların kimi zaman cinayetlere, işkencelere vardığını anlatan Arınç, şunları kaydetti: "Bir erkeğin, annesinin, eşinin, kız kardeşinin de bir kadın olduğunu
unutmaması gerekiyor. Eşim, annem, çocuğum, torunum olan bir kadına
nasıl bir fiske vurabilirim, nasıl onun gözyaşının akmasını
isteyebilirim, nasıl onun üzüntü çekmesini kabul edebilirim? Bunlar,
insani hususlardır ama insani hasletten yoksun olan vahşi yaratıklar,
caniler, gaddar insanlar, bu acıları bize yaşatabiliyor. O yüzden
Özgecan ve onun gibi hanım kardeşlerimiz, kızlarımız, evlatlarımız bu
acılar sonucu hayatını kaybetmişse onlara Allah'tan rahmet diliyorum,
ailelerinin acılarını paylaşıyorum. Tüm kadınların bu acı karşısında
sabrının artmasını diliyorum. Bu cinayetlerin son bulmasını istiyorum.
Böylesine canavar hisle işlenmiş cinayetler, sadece kadınlara karşı da
değil. Mesela 6-7 Ekim olaylarında Diyarbakır'da, Şırnak'ta,
Yüksekova'da, başka bir yerde ölümler oldu. Mesela Özgecan'ın uğradığı
vahşete, Diyarbakır'da Yasin Börü maalesef maruz kaldı. Üçüncü kattan
atıldı, üzerinden arabayla geçildi, başı taşla ezildi. Çok şükür bu
cinayeti işleyen 27 alçak şu anda tutuklu bulunuyor ve haklarında dava
da açıldı. Yine unutmayın, Yasin Börü cinayetini işleyen o erkek kılıklı canilere 'öldürün' talimatını veren de bir kadındı. İşin acılığı bu
noktadadır. Vahşet, kadın-erkek fark etmiyor. Bütün mesele, bu cinayeti
işleyebilecek bir ortamı, düşünceyi nasıl bulabiliyorlar, ona hayret
ediyorum." Bir çocuktan bir vahşi katil çıkaranın ne olduğunu
sorgulamak gerektiğini vurgulayan Arınç, nerede hata yapıldığını, bu
cinayetlerin işlenmemesi için ne gibi önlemler alınması konuları üzerine ciddi bir şekilde kafa yorduklarını bildirdi. "Muhsin Başkan'ın annesi, hepimizin annesidir" Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, kendisine uyuşturucuyla mücadele görevi verdiğini, bununla ilgili 8 bakanlığın ortak bir çalışma yürüttüğünü söyleyen
Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çocuklarımız neredeyse 11-12
yaşından sonra uyuşturucuyla tanışmayla başladı. Sigara yaşı 8-9, alkol
12-13'lere kadar indi. En büyük köprüleri, barajları yapıyor, milli
geliri artırıyor, enflasyonu düşürüyorum. Bunların hepsi çok
güzel, maddi refah ile ilgili konular ama bu ülkede gençlik, nasıl kötü
yollara gidebilir, kadın cinayetleri nasıl artabilir, bunları da
düşünmem lazım. Başbakanımız bize talimat verdi. Ben de 8 bakanlığımızın koordinasyonunu yaptım. Şuramızı topladık, acil eylem planımızı ortaya
koyduk ve hamdolsun kasımın başından bu yana üç aylık çalışmayı gözden
geçirdik ki çok iyi sonuçlar alıyoruz. Demek ki uyuşturucuyla mücadeleye karşı aldığımız tedbirler gibi kadına yönelik şiddetler konusunda da
psikolojik, pedagojik açıdan bakanlıklarımıza düşen görevler bakımından
yeni bazı şeyler yapmamız lazım." Arınç, Bursa'da bir bayram günü partisinin bayramlaşma töreni sırasında kadınlar ve erkeklerle ilgili
yaptığı açıklamaların bazı kesimlerce farklı yorumlandığını dile
getirdi. Söz konusu açıklamalarını hatırlatan Arınç, "O gün asıl
erkeklere dönerek, 'İffetli olacaksınız, eşinize, ailenize bağlı
kalacaksınız. Bu sokak ortasında kadına şiddet göstermek, erlik değil,
hainliktir, vicdansızlıktır. Bunu yapanlara fırsat vermeyeceksiniz'
demiştim. O tarafını görmezden geldiler. Tehlikenin ne kadar yakın
boyutlara ulaştığını görmek bakımından söyledim. El bile kaldıramayız,
kötü söz bile söyleyemeyiz. Hükümet olarak tedbirlerimizi alıyoruz,
alacağız ama toplum olarak her birimizin bu konuda duyarlı olması lazım" ifadesini kullandı. Başbakan Yardımcısı Arınç, merhum Muhsin
Yazıcıoğlu'nun annesi Fidan Yazıcıoğlu'nun vefat ettiğini ve cenazesinin defnedildiğini anımsattı. Fidan Yazıcıoğlu'na Allah'tan rahmet
dileyen Arınç, "Oğlunun vefatından, 2009'un mart ayından sonra bugüne
kadar ne büyük bir acıyla yaşadığını biliyorum. Mamak zindanlarında
evlatlarına yapılan işkenceleri ne kadar büyük bir sabır ve tahammülle
karşıladığını biliyorum. Muhsin Başkan'ın annesi, hepimizin annesidir"
diye konuştu. Daha sonra tek listeyle gidilen seçimde, AK Parti Bursa İl Kadın Kolları Başkanlığı görevine Nihal Gökten getirildi.AA
Türkiye
22 Şubat 2015 - 19:04
Aday belirlemede kota koymak ticari bir sınırlama gibi
Başbakan Yardımcısı Arınç, milletvekili adaylarının belirlenmesine ilişkin, "Kota koymak, adeta ticari bir sınırlama gibi geliyor. Bunu CHP yapabilir, içine de sindirebilir. Biz bunu kota koymadan yapmalıyız" dedi.
Türkiye
22 Şubat 2015 - 19:04
İlginizi Çekebilir


















