Siirt'in saklı hatıraları kitaplaştı

Sefertası adlı kitabı edebiyatseverlerden büyük ilgi gören Siirtli yazar Kubbealtı Akademisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Nuri Yardım, şimdi de Halim Selim Efendi ile karşımıza çıkıyor. Yazar bu hikaye ve hatıralarda, çocukluk yıllarıyla birlikte gençlik ve şu anki yetişkinlik hayatından kesitler sunuyor. Güneydoğu'dan karelerin yoğun olduğu kitapt

Sefertası adlı kitabı edebiyatseverlerden büyük ilgi gören Siirtli yazar Kubbealtı Akademisi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Nuri Yardım, şimdi de Halim Selim Efendi ile karşımıza çıkıyor. Yazar bu hikaye ve hatıralarda, çocukluk yıllarıyla birlikte gençlik ve şu anki yetişkinlik hayatından kesitler sunuyor. Güneydoğu'dan karelerin yoğun olduğu kitapta, İstanbul'un son 35 yılından da derin izler görmek mümkün.

Yardım, kitabında çocukluk ve delikanlılık yıllarını yaşadığı Siirt'ten önemli kesitler veriyor. Siirt'in eski adetleri, gelenekleri, Ramazan ibadetleri, bayram eğlenceleri, sosyal yönü, kültürel değerleri ve topyekün olarak 1970'li yılların şehir hayatı kaleme alınmış bulunuyor.

Kitapta yer alan bazı hikayelerin isimleri şöyle: "Bıyık", Eski Zaman Eşyaları", "Fakülte", "Gazeteci", "Hafız Taha", "Halim Selim Efendi", "Haydarpaşa'dan Haydar'a", "Kedim Sannora ve Lokum", "Küçük Sandık", "Memleket Hasreti", "Münadi Musa", "Mavi Marmara", "Muhsin Çelebi, "Sevgili Mommo" ve "Telefonname", "Posta", "Sadık", "Sokağım Hani".

Kitabın yazarı Mehmet Nuri Yardım, daha çok Siirt'te geçen çocukluk ve gençlik günlerinin anlatıldığı "Sefertası" isimli eserinin okuyucular tarafından büyük bir ilgi gördüğünü belirterek, "Sefertası büyük ilgi görmesinden cesaret alarak Halim Selim Efendi'yi çıkarmaya karar verdi. Kitapta yer alan hikayeler kurgu endişesinden uzaktırlar belki de… Biraz iç burkuluşu, biraz kalp ağrısı, biraz da maziye düşkünlük var hikayelerde. Maziye, yani çocukluğa. Hangimiz zaman zaman çocukluk cennetine sığınmıyor ki? Bende bu hal belki biraz daha yoğundur. Ama Âkif'in dediği gibi inanın, hissetmeden yazmadım hiçbir zaman. Bir konuyu laf olsun diye oturup kaleme almadım. Onu zihin dünyamda dolaştırdım bir süre. Sonra sarıp sarmaladıktan sonra yüreğimde kanatlandırdım. Kafa, kalp ve dil anlaşıp da "Tamam artık, bu konu yazılmalı" dedikleri zaman bilgisayar tuşlarına basmaya başladım. Sonra da bu hikaye ve hatıralar meydana çıktı" dedi.

Yardım, yazdıklarının iddiasız metinler olduğunu ancak samimiyetin tezahürleri olduğuna vurgu yaparak "Edebî endişe hiç mi yok? Elbette edebiyatın olmazsa olmaz ölçülerine ve prensiplerine riayet edilmiştir. Ama sanat uğruna mana hiçbir zaman feda edilmemiştir. Netice itibariyle bu metinleri ben hissettim, yaşadım, sevdim ve yazdım. İnanıyorum ki, Siirtli çocuklarımız, gençlerimiz, edebiyatı seven öğrencilerimiz ve kitap okumaktan hoşlanan yetişkin hemşehrilerimiz Sefertası ve Yıldızlarla Uyumak kitaplarımdan sonra Halim Selim Efendi'yi de severek okuyacaklardır" ifadelerini kullandı.

Halim Selim Efendi kitabının arka kapağında şu satırlar okunuyor: "İnsanoğlu çoğu zaman geçmişine niçin sığınır; yaşadıkları olumsuzlukları bir an unutmak için değil mi? Mazi sevgisi veya nostalji, aslında bir bakıma kişinin özüne sığınışı, iç mağarasına çekilişidir. Edebiyatımızın bir çok usta ismi, hatıralarını kaleme alırken genelde çocukluk çağları üzerinde durur. Şair ve yazarlar, daha sonra delikanlılık ve gençlik dönemlerini hasretle anarlar. Demek ki geçmişle birlikte yaşamak, edebiyatçıların adeta ortak özelliği, hatta kaderidir.

Halim Selim Efendi isimli kitap Çağrı Yayınları arasında çıktı. Önsöz ve 26 hikayeden oluşan kitap, bir bakıma Türkiye'nin son 35 yılına bir kültür yolculuğu özelliği taşıyor.


CİHAN