Sandıklarda yolsuzluk yapmalarına fırsat vermeyin
Başbakan Erdoğan, "Sandıklara sahip çıkıyorsunuz. Bu Haşhaşilere sandıklarda yolsuzluk yapmalarına fırsat vermiyorsunuz" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kartal Meydanı'nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, katılımcıları en kalbi duygularıyla selamladığını belirterek, mücadelenin sonuna geldiklerini, artık günleri değil, saatleri saymaya başladıklarını ve yarın sabah sandığa gidildiğini söyledi.
Bunun mitingden sonra işin bittiği anlamına gelmediğini vurgulayan Erdoğan, "Hayır. Saatleri, dakikaları değerlendireceğiz. Kartal'ı artık hizmetten uzak bu CHP zihniyetine bırakamayız" diye konuştu.
Erdoğan, CHP'li belediyenin 5 yıldır ilçede bir şey yapmadığını ifade ederek, CHP'de ideoloji siyaseti olduğunu, bunların hakaret ettiklerini, yalan söyleyip iftira attıklarını söyledi.
Yapılanların ortada olduğunu belirten Erdoğan, Büyükşehir Belediyesi ve merkezi yönetimle birlikte Kartal'a hizmetler getirdiklerini, artık metronun ilçeye geldiğini, yüksek hızlı trenin de geçtiğini, onun da açılacağını dile getirdi.
Alt yapı hizmetlerine varıncaya kadar her şeyin, AK belediyeciliğin Kartala'a geldiğini vurgulayan Erdoğan, İstanbul'a büyükşehir belediye başkanı olduğu zaman ilçenin sokaklarında çamurdan ve çukurdan gezilemediğini dile getirdi.
"Tapu dağıtacak olan bir makam varsa biziz"
Erdoğan, Kartal'ı ele alarak sokaklarda dolaşabilir hale getirdiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şimdi soruyorum. O günden bu güne AK Parti iktidarını CHP'ye veren Kartallı kardeşlerime sesleniyorum. Bizim yaptıklarımızın üzerine onlar ne koydu? Hiç. Sahile bakın. Biz ne yaptıysak orada kaldı. Bunların yaptığı bir şey yok. Duydum ki size tapu vaadinde bulunuyormuş belediye bakanı. Öyle mi? Sen kimsin ya, senin tapu dağıtma hakkın var mı? Görevinin bilincinde değil. Tapuyu dağıtacak olan bir makam varsa biziz, biz. Senin böyle bir yetkin yok. Bunların hayatı yalan. Bunlar ne hukuk, ne kural tanırlar. Olmayan hakları kendiydeymiş gibi bedava millete verirler. Başındaki Kılıçdaroğlu atıyor, tutuyor. 'Mazotu bilmem şuraya indireceğim.' Sen neyi nereye indiriyorsun. Cari açıktan bahsedeceksin, öbür taraftan da mazotu bir buçuğa indireceksin. Senin ülkende mi çıkıyor mazot? Dışarıdan ithal ediyoruz. Cari açık denilen şey, zaten bu ithalden kaynaklanıyor. Bu yalancı, bu talancı bu takiyeci. Bu müfterilere gelin sandıkta güzel bir ders verelim. Biz size hizmetle güç buluyoruz. Size inanarak bu yoldayız. Yarın bu sandıklardan AK Parti çok güçlü bir şekilde çıkacak. Bunu görüyorum."
"Yarın bizi mahcup etmemeye var mısınız?"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün sesindeki sıkıntı sebebiyle Konya'ya gidemediğini, buna rağmen Konya'da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 200 bin, Kayseri'de de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın da 150 bin kişiye hitap ettiğini söyledi.
"Şimdi Konya, Kayseri birbiriyle yarışıyor. Ben de diyorum ki Kartal kiminle yarışıyor? Yarın bizi mahcup etmemeye var mısınız?" diye soran Erdoğan, birilerinin sokaklarda kapı kapı dolaştığını ifade etti.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Malum Haşhaşiler. Ne dediniz, gereğini söylediniz değil mi? Bizim ablalarımız burada. Bizim ablalarımız rahmetle, merhametle konuşuyor. Bizim ablalarımız iftirayla değil, asla gazapla değil, yalanla değil, bizim ablalarımız yaptığımız hizmetleri anlatarak konuşuyor. Sevgili Peygamberimizi Miraç'tan indirip kamyonete bindiren, adı da güya hoca olan kişilerin arkasından mı gideceğiz? Bunlar yıllarca bu ülkede dine, Kur'an'a, kitaba, her şeye saldıran CHP'ye şu anda oy istiyorlar. Bu ne çelişkidir ya. Bakıyorsunuz, kendisine okyanus ötesi diyerek hakaret eden Bahçeli'ye oy istiyorlar. Şimdi SMS'ler geçiyorlar. 'Hangi ilde kimi destekleyeceğiz?' Sorarsanız siyasetle alakaları yokmuş. BDP'ye dahi bunlar oy verecek noktaya gelmişler. Bunların hepsi birbiriyle ittifak yapabilirler, ama AK Parti'nin tek ittifakı vardır. Halk Hak. Başka ittifakımız yoktur. Bizim ittifakımız bu."
"İnsanoğlu unutur, hatırlatın..."
Milletin hizmetkarı olduğunu ifade eden Erdoğan, "hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" sözünü hatırlatarak, insanoğlunun unuttuğunu söyledi.
Erdoğan, 1994'te belediye başkanı olduğunda İstanbul'u ve Kartal'ı CHP'den aldıklarını belirterek, şöyle konuştu:
"Kartal'da su var mıydı? Kartal'da çöpler dağ gibi miydi? Hava kirliği var mıydı? Kartal'ı hava kirliliğinden, susuzluktan, hava kirliliğinden kim kurtardı? Size diyorum ki; işte CHP kirliliktir, çöptür, susuzluktur, yolsuzluktur, hala unutuyor musunuz İSKİ yolsuzluğunu? Şu anda Kartal'da, Pendik'te, Tuzla'da tankerler geliyordu. Ah ah o ufak yavrularımız sokaklarda, ellerinde bidonlarla o su tankerlerinin orada kuyruğa giriyordu ve su alıyordu. Anneler hatırlayın o günleri hatırlayın... Gençler hatırlamaz, siz onlara hatırlatın. Şu anda 2,5 milyon genç ilk defa bu seçimde oy kullanacak. Hatırlatın, 'Yavrum biz susuzduk, AK Parti geldi ve bizi susuzluktan kurtardı. Şu gördüğün mahalleler çöptü, AK Parti geldi, bizi çöplerden kurtardı. Hava kirliliği almış başını gidiyordu, şu gördüğün doğalgaz AK Parti ile geldi.' Bu söylediklerim yalansa bize oy vermeyin, bu kadar açık konuşuyorum. Gidin yine CHP'ye verin. Ama bu anlattıklarım doğruysa o zaman da diyorum ki, gelin kaldığımız yerden 'daha çok yapacak işimiz var' diyerek yola devam edelim."
Kartal gibi sahil bir ilçesini çok daha güzel bir noktaya taşıyabileceklerini belirten Erdoğan, yapacak daha çok işleri bulunduğunu söyledi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, "Şurada kum depoları, Kartal ve Pendik sahilde tek kesinti noktamız orası kaldı. Şimdi orası da artık taşınıyor. İnşallah çok daha güzel bir noktaya gelecek. Bütün sahil, Maltepe sahilde 1 milyon 200 metrekarelik alan dolduruldu. Artık mitingleri Anadolu Yakası'nda o meydanda yapacağız, İstanbul mitingini kastediyorum, ilçe mitingini değil. İnşallah nasıl 2 milyonu Yenikapı'ya doldurduysa İstanbul, 3 milyonu gelecek Maltepe'ye dolduracak. Bu coşkunuz ve heyecanınız daim olsun" diye konuştu.
Seçmene uyarı
Başbakan Erdoğan, yarın saat 18.00'da propaganda yasaklarının başlayacağını hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Ağabeyler, onların da ağabeyleri varmış ya bizim ağabeyler burada. Diyorum ki şurada fazla bir zaman yok. Ben diyorum ki, siz ev ev dolaşmalısınız ve anlatmalısınız. İnşallah yarın Kartal'ı AK Parti'ye yeniden kazandırmaya var mıyız? Ben Temurhan kardeşimi siyasette ilçe başkanım olarak, şimdi de belediye başkan adayımız olarak sizlere emanet ediyorum. Dürüstlüğü ile doğruluğu ile güveneceğiniz adeta aileden biri olarak emanet ediyorum. İnanıyorum ki sizin hizmetkarınız olacak ve size efendi olmayacak. Şu anda Kadir Bey'i Maltepe'ye gönderdiğim için Kadir Bey, Temurhan kardeşim ve merkezi yönetim olarak biz, el ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz ve milletvekillerimizle Kartalımızı çok daha iyi bir noktaya taşıyacağız. Sağolun, varolun."
"Bunun adı dört dörtlük istismardır"
Erdoğan, partisince Maltepe'de Cumhuriyet Camisi önünde düzenlenen mitingde, artık seçimlere saatler kaldığını belirterek, yarın tarihi bir karar verileceğini söyledi.
Bugün CHP'ye, MHP'ye ve diğerlerine gönül veren kardeşlerine, AK Parti'ye gönül vermiş kardeşleriyle birlikte sesleneceğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Fakat kime oy vereceğiz? Eser siyasetine mi, ideoloji siyasetine mi? Şöyle bir muhasebe yapalım istiyorum; 1994'te bu kardeşinizi İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı yaptınız. Bugün ilk defa oy kullanacak olanlar o günleri hatırlamıyor. O günden bu güne ne kadar zaman geçti, kardeşlerim şöyle düşünün... 18 yıl, ne demek bu? Yani 18 yıl önce doğan yarın oy kullanacak. O, o gün yapılanları bilmiyor. O günkü İstanbul'u, o günkü Maltepe'yi tanımıyor. Şimdi benim onlara bunu hatırlatmam lazım. Çünkü nasıl bir Maltepe vardı, nasıl bir Kartal, nasıl bir İstanbul vardı, nasıl bir Pendik, nasıl bir Tuzla vardı, nasıl bir Kadıköy vardı, nasıl bir Ataşehir vardı? Bunları bilmemiz lazım ki yarın oyumuz yerini bulsun."
Başbakan Erdoğan, "18 yıl önce İstanbul'da çöp dağları var mıydı?" diye sorarak, şöyle devam etti:
"İstanbul'da susuzluk var mıydı? İstanbul'da hava kirliliği var mıydı? Kardeşlerim, bu kardeşinizi İstanbul'a büyükşehir belediye başkanı yaptıktan sonra çöp dağları gitti mi? Hava kirliliği gitti mi? Susuzluk gitti mi? Kardeşlerim o gün bugündür İstanbul'da susuzluk var mı? Hava kirliliği var mı? Çöp dağları var mı? Kardeşlerim doğalgazı Maltepe'ye kim getirdi? Hani bunlar moderndi? Kardeşlerim bir düşünelim, başımızı iki elimizin arasına alalım. Allah aşkına nedir bu?"
Maltepe'yi 5 senedir yöneten CHP belediyesinden ne hizmet görüldüğünün söylenmesini isteyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Deyin ki Maltepe'yi şuradan şuraya taşıdı. Var mı böyle bir şey? Eğer hakikaten başarılı bir belediyecilik yaptıysa oyunuzu yine ona verin. Fakat yapmadıysa bizim irademiz, oylarımız niçin bir yerlere ipotekli olsun ya, neden? Biz aklımızı kiraya vermedik ki, öyle mi, biz irademizi kiraya vermedik ki, neden ona verelim? Bana kim hizmet getirirse benim oyum onundur. Kim eser üretirse binim oyum onundur. Çıkmış genel başkanları, bunlarda yalan var, iftira var, takiye var, riyakarlık var, ikide bir diyor ki 'oylarınız gençler, Atatürk'ün partisine.' Bunun adı dört dörtlük istismardır. Ya Atatürk şu anda ebedi alemde yatıyor. Ya zaten Atatürk hayatta olsa senin gibi bir adamı partinin başına getirmezdi. Çünkü senden bir şey olmaz. Çünkü Atatürk'e en büyük ihaneti kendisinden sonra gelenler yaptı. İlk ihaneti İnönü yaptı. Ne yaptı? Türk lirasının üzerinden Atatürk'ün resmini kaldıran kim? İnönü. Devlet dairelerinden Atatürk'ün posterini kaldıran kim? İnönü. Posta pullarının üzerinden Atatürk'ün resmini kaldıran kim? İnönü. Ya siz böyle bir partisiniz. Atatürk'ü istismarı bırak. Bırakın da Atatürk, bütün milletin olsun. AK Parti şunun bunun partisi değil."
"Sülük gibi emdiler"
AK Parti'nin, milletin partisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu partinin rotasını milletin çizdiğini, şu veya bu kişinin çizmediğini ifade etti.
Erdoğan, kendisinin fani olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Fakat AK Parti'yi yürütecek olanlar var. Biz böyleyiz. Biz bu işi bina ettik, böyle inşa ettik. Eğer siz partilerinizi ilkeler üzerine değil de faniler üzerine inşa ederseniz, o parti kalıcı olmaz, onun ömrü kısa olur. Fakat ilkeler üzerine inşa ederseniz, işte o parti artık on yıllarca milletine hizmete devam eder. Bu arada bir de bir şeyler türedi. Anladınız değil mi? Elhamdülillah, milletimin feraseti duman attırıyor duman. Pensilvanya'dan bir zat çıktı. İşte o da peşinde, izinde olduğu Bedüizzaman'a asilik yapanlardan biri. Onu istismar edenlerden biri. Hayatında bir kez görmüş değil ve ona isyanını öyle ileri noktaya getirmiş ki 'baki amaçlar, baki gayeler, fani düşünceler üzerine inşa edilemez' diyen Bedüizzaman'a, kendisini mehdi, mesih, şu bu gibi ilan etmek suretiyle bunu yapmış. Hayatı CHP'ye karşı olmakla geçen Bediüzzaman'a şu anda tam ters düşmüş. Niye? Bakın şimdi sms geçiyorlar. Diyorlar ki; 'şu şu illerde CHP, şu şu illerde MHP, şu şu illerde şu şu, şu şu illerde şu partiyi destekleyeceksiniz.' Hani siz siyasetten uzaktınız ya? Ne oldu size? Tam siyasetin içindeler. Diyorum ki bunların dershanelerinde çocuklarınız varsa alın. Bak şimdi takviye kurslarını biz milli eğitim olarak ücretsiz vereceğiz. Bunların okullarında okuyanlar çocuklarınız varsa onları da alın. Devletin okulları bize yeter ya. Haksız rekabete de fırsat vermeyelim. Söğüşlediler, sülük gibi emdiler. Sülük bunların yanında çok faziletli. Çünkü sülük zararlı olan kanı emiyor. Bunlar faydalı olanı emdiler faydalı. Rahat olacaksınız."
"Biz sadece rükuda eğiliriz"
Erdoğan, sadece rükuda eğildiklerini, kulların karşısında eğilmediklerini, eğilmeyeceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Sizden isteğim şudur; yarın sandıkta bu CHP'ye Maltepe'de gereken dersi vermeye hazır mıyız? Birkaç saat var. Bunların bugüne kadar Türkiye'de tek başına iktidar olduğu vaki mi? Tek partili dönem hariç. Tek partili dönemde kalktılar idare ettiler ama ne zaman ki çok partili hayata geçildi, bir kez iktidar olamadılar. Niye? Ya bu millet CHP'yi iyi tanır ama maalesef bazıları hala anlayamadı. Çünkü onlar maalesef akıllarını ve iradelerini kiraya verdiler, kiraya. İpotek altında. Bakınız basit bir örnek veriyorum; Türkiye'yi biz nereden aldık? 230 milyar dolar milli gelirle aldık, 79 senede 230 milyar dolar. Fakat biz 12 senede bunun üzerine 590 milyar dolar ilave ettik. Şu an 820 milyar dolar milli gelirimiz var. Ey CHP sen neredesin? Sen ne yaptın hayatında ya? Bu ülkeye kazandırdığın ne var, söyler misin? Yalandan, iftiradan, takiyeden başka ne var? Yolsuzluğun olduğu iktidar bunu yapabilir mi?"
Metro hatlarına değinen Erdoğan, bu hizmetleri kendilerinin yaptığını söyledi.
Buradan yüksek hızlı trenin de geçeceğini anlatan Erdoğan, bunun da birkaç ay içerisinde açılacağını belirtti.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ya bunların aklından bu geçer miydi? Bu CHP, bu MHP, bunların aklı ermez bu işe. Allah aşkına soruyorum; Marmaray'ı kim için yaptık? Ya bu CHP buna da karşı çıktı. Üçüncü köprüyü yapıyoruz. Üçüncü köprüye de karşı çıktılar. Kim için bunlar? Millet için ama çılgına dönüyorlar çılgına. Yavuz Sultan Selim Köprüsü bunları çıldırtıyor. Çıldırsanız da çatlasanız da patlasanız da biz 77 milyon için bunu yapıyoruz. Türkiye için bunu yapıyoruz. Marmaray'ı yaptığımız gibi. Nasıl Marmaray'ı yaptık bitirdik? Her şeye rağmen, elhamdülillah. Önümüzdeki yılın sonunda Yavuz Sultan Selim Köprüsünü de açıyoruz. 4 gidiş, 4 geliş ortasından da tren. Ya Türkiye bununla işte Atatürk'ün muasır medeniyetler seviyesinin üstünde çıkma hedefini yakalıyor. Lafla peynir gemisi yürümez. Lafa değil, o kadar... Ben hep bana yurt dışında söylediği şu söze inanıyorum; 'ya siz bu Marmaray'ı nasıl yaptınız?' Dedik 'işte Boğaz'ın altında 62 metre derinlikte yaptık. Benim misafirim olduğunuz zaman sizi orada bir gezdiririm.' Bu bizim 153 yıllık rüyamızdı, hayalimizdi. Ecdadımız Abdülmecid bunu düşündü ama bu CHP kafası bunu düşünemedi. Düşünemez. 10. yıl Marşı'nı söylerler. 10. Yıl Marşı'nı söylemek benim karnımı doyurmuyor. 'Demir ağlarla ördük', neyi ördün ya? Atatürk'ten sonra sizin bir kilometre demir ağınız var mı? Demir ağlarla Türkiye'yi biz örüyoruz biz. Bak Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren, Ankara- Konya yüksek hızlı tren, Konya-Eskişehir yüksek hızlı tren, şimdi Sivas hattı yapılıyor, yüksek hızlı tren...Banliyö sistemlerinin hepsini yeniledik, sıfırladık. Artık kendi vagonlarımızı, kendi lokomotiflerimizi üretiyoruz. Eskiden 10 metre uzunluğunda raylar üretiyordu Türkiye ve perçinleme sistemiyle. Şimdi 70 metre ve kaynak sistemiyle, giderken öyle o eklem yerlerine, birleştirme yerlerine geldiğinde güm güm vuran yok şimdi. Aynı şekilde gidiyor."
Erdoğan, medeniyetin, modernleşmenin bu olduğunu dile getirerek, lafla modernleşme olmadığını, bunun icraatla olduğunu söyledi.
Dünyanın takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "İlmin en ileri noktası neredeyse oraya gideceksin, oradan ilmi alacaksın. Akif ne diyor; 'Alınız ilmini Garb'ın, alınız sanatını, veriniz hem de mesainize son süratini' diyor" diye konuştu.
CHP'nin bugüne kadar tam aksini yaptığını ifade eden Erdoğan, "Hep olumsuzluklarını almış. Biz olumlu yanını alacağız. Cumhuriyet tarihinde yapılan bölünmüş yol ne biliyor musunuz? 6 bin 100 kilometre. Biz 12 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Farkımız bu. Bakınız, Türkiye'nin artık dış borçta geldiği nokta şu; bizden önceki yönetimler, Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 73'ü borçtu. Yani 100 liranın 73 lirası borçtu. Şimdi 100 liranın 35 lirası borç. Bakınız nereden nereye geldik" diye konuştu.
Enflasyonu yüzde 30'dan yüzde 8'e düşürdüklerini anlatan Erdoğan, "Bu MHP konuşuyor, bunların birbirinden farkı yok. Al birini vur ötekine. Aynı..." dedi.
Erdoğan, Merkez Bankası'nın milli banka olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:
"Ne kadar vardı biliyor musunuz kasasında döviz? 27,5 milyar dolar. Şimdi ne kadar var biliyor musunuz? 128 milyar dolar. Fark bu. Bakınız, IMF'ye borçlandılar bunlar. CHP'nin yavrusu DSP biliyorsunuz. Borçlandılar. Ne kadar borç vardı biliyor musunuz? 23,5 milyar dolar. Şimdi ne kadar borç var biliyor musunuz? Sıfır. Ödedik, işi bitirdik. Şimdi IMF bizden borç istiyor. Bizden borç istiyor, 5 milyar dolar. 'Tamam' dedik. Şimdi IMF'ye biz 5 milyar dolar borç vereceğiz. Veren el alan elden üstündür. Belediyecilikte bu CHP, MHP bunlar bu işten anlamazlar. Ben size söylüyorum, Halep oradaysa arşın burada. Maltepe'de hizmet denilen bir şey varsa, gelin oyunuzu yine verin. Yoksa diyorum ki, buraya AK Parti büyükşehir belediyesi hizmeti getirdi mi? Hala getiriyor mu? Merkezi yönetim olarak biz getirdik mi? Hala getiriyor muyuz? Şimdi Kartal'da baktım o da CHP'li ya diyor ki, '25 bin kişi işe alacağım' diyor. Ya dürüst ol be. Bugüne kadar ne aldın da şimdi 25 bin kişi alacaksın. Dürüst ol. Bir taraftan diyor ki, 'Tapuları dağıtacağım' diyor. Ya diyorum ya bunlarda yalan ganimet. Ya senin bir defa tapu dağıtma yetkin var mı ya? Sen, biz onay vermedikten sonra tapuyu nasıl dağıtacaksın, nasıl bu yalanı söylersin? Ama ne olacak başındaki Kılıçdaroğlu yalanın efsanesi."
Pensilvanya'daki saray hariç bir tek odada kalmış
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, bunların bir de hocasının olduğunu dile getirerek, "Pensilvanya... Fetvayı oradan alıyorlar. Sevgili Peygamberimizi Miraç'tan indiriyor, kamyonete bindiriyor. İyi bir senarist olmuş Pensilvanya'da. Biz tabii senaryo yazarı olduğunu bilmiyorduk. Herhalde 'Bir hocadır' diyorduk. Meğerse senaristmiş. Aynı zamanda da iyi bir holding patronuymuş. Bunu da öğrendik. Artık rafinerileri, milyarlarca doları.... Bir tek ceketi varmış. Başka bir şeyi de yokmuş. Bu ne ceketse. CHP de sığıyor, MHP de sığıyor, ananaslar sığıyor, rafineriler sığıyor, milyarlarca dolarlar sığıyor, dershaneler sığıyor, hepsi sığıyor o cebe. Bir tek odada kalmış. Ah zavallım. Pensilvanya'daki saray hariç bir tek odada kalmış. Bunlar dini dört dörtlük istismar edenlerdir. Fakat oraya gönül veren çok saf, temiz kardeşlerime sesleniyorum. Önce itikadi noktada kendinizi gözden geçirin" ifadelerini kullandı.
Allah'tan başka kimseye kulluklarının olmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kim ki, ona ters düşüyorsa elimizin tersiyle iteriz. Allah'a itaat konusunda kimseye itaat olmaz. Ama bunlar dağıtmış, bunlar şirazesinden sapmış. Ne yaptıklarının fakında değiller. Ne diyorlar, 'O derse doğrudur'. Lafa bak ya. Sevgili Peygamberimiz mi o ya? Kim o, kim? Hani müşrikler, Peygamberimiz Miraç'tan indiği zaman Hz. Ebubekir Sıddık'a geldiler, dediler ki, 'Seninki yine bir şeyler söylüyor'. Ondan sonra 'Ne demiş?'. 'İşte Miraç'a çıkmış. Kat kat oralardan gelmiş, bunları anlatıyor'. Hz. Ebubekir'in verdiği cevap, 'O dediyse doğrudur'. Şimdi bakın, aynı çerçevede bunlar da ne diyor, 'Pensilvanya dediyse doğrudur'. Bu çok tehlikeli bir şey. Merhum Savaş Ay bununla söyleşi yapıyor, hayatında bir kere oy kullanmış. Ama ne diyor, 'Hz. Cebrail gelse, parti kursa ben ona bile oy vermem' diyor. Yarın kullanacağınız oy sadece CHP'ye ders değil, sadece MHP'ye ders değil, aynı zamanda Pensilvanya'ya ders olacaktır."
Yerel yönetime bir kadın eli değsin istiyoruz
Erdoğan, AK Parti Maltepe Belediye Başkan adayı Edibe Sözen Yavuz'u, Merkez Karar Yönetim Kurulu'ndan feda etmeye karar verdiklerini, "Maltepe'ye feda olsun" dediklerini belirterek, Yavuz'un ilmini, kendileriyle beraber kazandığı siyasi ferasetini ilçede vatandaşa efendi olarak değil, hizmetkar olarak kullanacağını kaydetti.
Bir de yerel yönetime bir kadın eli değsin istediklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Onun için özellikle Maltepe'deki hanım kardeşlerime çok iş düşüyor. Eğer siz isterseniz bu işi bitirirsiniz. Tamam. Kararlı mıyız? Artık saatler kaldı. Bak şurada hemen birkaç saat çalışacağız ve işi bitireceğiz. Ağabeyler siz de kararlı mısınız? Fazla vaktimiz yok. Çok çalışacağız. Ben, Edibe kardeşimi, Edibe hocamızı size emanet ediyorum. Bak, hem profesör doktor, hem bizim yanımızda uzun zaman siyasetçi, parlamentoda milletvekili, şimdi de biz size Edibe kardeşimizi veriyoruz. Biz zorlanacağız ama diyoruz ki ama Maltepe'ye helal olsun."
Erdoğan, mitingin sonunda vatandaşlarla "Beraber yürüdük biz bu yollarda" dizelerini okudu.
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından eşi Emine Erdoğan ve Edibe Sözen Yavuz ile el ele tutuşarak halkı selamladı.
Bu arada Başbakan Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan mitinge katılanlara karanfil ile AK Parti atkısı attı.
Ataşehir'de miting
Erdoğan, partisinin Ataşehir Meydanı'nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada da, katılımcıların bugünkü coşkusu, sevdası ve aşkının bir başka olduğunu ifade ederek, seçmene "Yarına hazır mıyız?" diye sordu.
"İnanıyorum ki, yarın bambaşka. Yarın değişiyor mu Ataşehir?" diyen Erdoğan, Ataşehir'i farklı bir geleceğe taşımak gerektiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan "Sizinle çok kısa da olsa bir hasbihalimiz olacak. Nedir bu? Bu can, bu tende oldukça bu millete bu canım feda olsun. Olur, sesimiz kısık da olsa gönlümüz konuşur" dedi.
Konya'da Ahmet Davutoğlu'nun 200 bin kişiye, Kayseri'de Taner Yıldız'ın 150 bin kişiye konuştuğunu anlatan Erdoğan, Konya ve Kayseri'nin birbiriyle yarıştığını, gümbür gümbür geleceklerini anlattı.
Erdoğan, "Ataşehir'de geliyor mu acaba? Mesele bu. Burayı 5 yıl CHP'ye verdiler. Allah aşkına şu 5 yıl içinde bu CHP burada ne yaptı? Var mı bir şey. Yok. Şimdi aldığım bir istihbarat, gelirken yolda onu gördüm, ne kadar pankartlarımız var, hepsini ortadan kesmişler. Kim diye araştırdım. Maalesef burada AK Parti'nin gelişini kim hazmedemeyebilir? Ve pankartları kesmişler. Bunlarda dürüstlük yok, takiye var, yalan var, iftira var. Ne olacak, başındaki müfteri. Bu Kılıçdaroğlu denilen adam, bana bir iftirada bulunuyor. Ne diyor? İsviçre bankalarında 13 hesabım varmış. Eğer dürüstsen, vicdanın varsa, karakterin dürüstse çıkar o hesapları... Çünkü müddei iddiasını ispatla mükelleftir. İddia sahibi sensin. Dolayısıyla iddianın ispatı sana aittir. İspatla. Varsa sen bir avukata vekalet ver, ben de avukatıma vekaletimi bununla ilgili de vereyim, gitsinler İsviçre'ye o hesaplardan paraları çıkarsınlar. Sen züğürtsün ya o paraları sana vereceğim. Daha ne diyeyim? Bakın Siirt'te söyledim. O günden bugüne bu Kılıçdaroğlu, bana cevap vermedi."
Bol bol iftira, montaj, dublaj
Kılıçdaroğlu'nun da Bahçeli'nin de aynı olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"O da öyle Bahçeli de öyle ikisi de aynı. Bol bol iftira, montaj, dublaj, bunların mesleği bu. Zaten söylüyorum. Geçenlerde açıklandı ya Pensilvanya'da bir imalathane varmış, sarayın yanında... Orada imalatlar yapılıyor. Kılıçdaroğlu'na de yeni mesleğini tavsiye ettim. Tahtakale'de veya Unkapanı, eski Manifaturacılar Çarşısı'nın adı Kasetçiler Çarşısı'ydı. Orada sana en ideali sana bir kasetçi dükkanı açmak. Senden bu olur, başka bir şey olmaz. Bizden de bu millete hizmet olur. 12 yıldır milletimizin hizmetindeyiz, bu millete efendi olmadık."
Başbakan Erdoğan, Ataşehir'de kentsel dönüşüm ve değişimi kendilerinin yaptığını anlatarak, "Ataşehir'i Ataşehir yapan biziz. Bu eserleri ortaya koyan biziz. Modern bir ilçeyi kuran biziz ve burada daha yapılacak çok iş var. Onun için ne diyoruz, biz aynen bunu hızla sürdürelim. Ama bu nasıl olacak? İlçe belediye, büyükşehir, merkezi yönetim el ele verdiğimiz zaman Ataşehir'i çok daha farklı ve modern bir ilçe haline getiririz. Bunun için de diyoruz ki, şurada bir kaç saatimiz var. Çok çalışalım, el ele verelim, kapı kapı dolaşalım, yani geçen seçimde olduğu gibi burayı bir kaç yüz oyla, bin-binbeşyüz oyla seçimi kaybetmeyelim. Onun için sizin iradeniz çok önemli. Bakın bizim karşımızda terör örgütleri de var ama biz hiç birine aldırmıyoruz."
Seçim çalışmaları kapsamında Doğu ve Güneydoğu illerinin bir çoğuna gittiğini anlatan Erdoğan, "Niye Kılıçdaroğlu, Bahçeli gidemedi? Oralar Türkiye değil mi? Hani sen her yere giderdin, niye? Gidemez. Gidemez. Hakkari'ye gitti, bayrağımızı dalgalandıramadı. Sadece CHP bayrağı ile anlaştı, onu dalgalandırdı. Sonra kalkmış bize bayrak dersi veriyor, git yat ya... Sen kim bayrak kim?" ifadelerini kullandı.
Ölüm ötesi hesaplar bize ait değil
Başbakan Erdoğan, yola çıkarken "tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek devlet" dediklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türküyle Kürdüyle Lazıyla Çerkeziyle Gürcüsüyle Boşnağıyla Arnavutuyla Alevisiyle Sünnisiyle 'tek millet' dedik. Ben Türkü severim ama Türk olduğu için değil. Kürtü severim ama Kürt olduğu için değil. Alevi'yi severim ama Alevi olduğu için değil. Sünni'yi severim ama Sünni olduğu için değil. Beni yaratan Allah onları da yarattığı için severim. Farkımız bu. Diğer hesaplar bana ait değil. Ölüm ötesi hesaplar bize ait değil. Hesap gününün sahibi olan sadece Allah'tır, o bizi ilgilendirmez.
İki, 'tek bayrak' dedik ama 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır/Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.' Onun için bayrağımıza eş bir bayrak tanımayız.
Üç 'tek vatan'... 780 bin kilometrekare ile ile tek vatan. Batı'da ne varsa Doğu'da, Güneydoğu'da da o olacak. Kuzey'de ne varsa, Güney'de de o olacak. Aramızda çok fazla Güneydoğulu, Doğulu kardeşlerim var. Sorulsaydı size 12 yıl önce Şırnak'a havalimanı olacak mı? İnanmazdınız. Ağrı'ya, Kars'a, Iğdır'a, Hakkari'ye hepsine havalimanı yaptık mı? Ama bizde bu vatan topraklarının hepsi aynı. Göreve geldik, 26 havaalanı vardı, şimdi 52 havaalanı var, farkımız bu."
Biz milletin partisiyiz
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, İstanbul'da belediye başkanlığını CHP'den aldığını dile getirerek, "Yolsuzluklar içinde olan bir CHP belediyesi vardı, İSKİ yolsuzluğunu hatırlıyorsun dimi anacağım" dedi.
İstanbul'da o dönemde su olmadığını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Kılıçdaroğlu diyor ki, '2,5 milyon seçmen bu seçimde oy kullanacak' diyor. Doğru. 'Ama oyunuzu Atatürk'ün partisine verin' diyor. Atatürk sağ olsa zaten seni kapıdan içeri sokmazdı. Niye Atatürk'e sığınıyorsun, niye Atatürk'ü istismar ediyorsun? Siz zaten hep istismarcı olarak doğdunuz. İnönü geldi, Atatürk'ün resmini paranın üzerinden kaldırdı, kendi resmini koydu. Devlet dairelerinden posterini kaldırdı, kendi posterini koydu. Posta pullarından Atatürk'ün resmini kaldırdı, kendi resmini koydu. Kılıçdaroğlu, sen de aynı şeyi mi yapacaksın, ona mı sığınıyorsun? Biz şunun bunun partisi değiliz, milletin partisiyiz. Bu parti Tayyip Erdoğan'ın partisi değil, milletin partisi. Niye? Biz ilkeler üzerine kurulu bir partiyiz. Tayyip Erdoğan bugün var, yarın yok ama millet bakidir."
Erdoğan, "tek devlet" dediklerini de ifade ederek, "Devlet içinde devlet asla. Paralel yapı, asla. Paralel devlet, asla. Tek devlet. Rabia... Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet... İşaretimiz bu Rabia. Bu hedeflere ve amaca inşallah ulaşacağız."
20 yıl önce, belediye başkanı olduğunda İstanbul'un susuzluk çektiğini, o gün doğan gençlerin bunu bilmeyeceğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Yani sen bilmiyorsun. Sen o zaman yoktun. Tamam mı cici kızım? Şimdi kaç yaşındasın? 13. Zaten şimdi oy da kullanamayacaksın. Ama bugün 18 yaşındaki genç oy kullanacak. Ama onlar o gün yoktu ve bu durumu bilmiyorlar. Çöp dağları var mıydı? Hava kirliliği var mıydı? Kardeşlerim peki buralarda doğalgaz var mıydı? Bizimle beraber çöp dağları kalktı mı? Hava kirliliği gitti mi? Susuzluk giderildi mi? Buralara doğalgazı verdik mi? Biz yaptık. Modern İstanbul böyle olmayacak. Şimdi 'kentsel dönüşüm, değişim' diyoruz. Bunun kararını kim alıyor? Biz alıyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı alıyor. Yani bu buradaki CHP'li belediyenin yapacağı bir iş değil. Çünkü bunun en üst düzeyde planlayıcısı olan biziz, büyükşehir. Beraber yapacağız. İlçe belediyesinin bunu tek başına yapması mümkün değil. Biz de istiyoruz Ataşehir daha modern, daha güzel olsun. Onun için gelin Ataşehir'de yaşayan CHP'ye, MHP oy vermiş olan kardeşlerim size sesleniyorum. Gelin başımızı iki elimizin arasına alalım. Esere verelim, esere, ideolojiye değil."
"Yahu bu ihanet-i vataniye değildir de nedir?"
BDP'nin siyasi Kürtçülük, MHP'nin ise siyasi Türkçülük yaptığını aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir tarafta 'Ben kumsalların partisiyim' diyen CHP var. Öyle mi? Bundan bize fayda var mı? Ama biz 77 milyonun, 780 bin kilometrekarenin partisiyiz. Farkımız bu. Kardeşlerim artık saatler kaldı. CHP'nin bugüne kadar bu ülkeye faydası olmadı. Tek başına iktidar, çok partili dönemde benim milletim CHP'ye vermedi. CHP, ancak arkasında darbeler olursa hükümet olmuş. Darbe olmazsa olamamış. Bundan sonra artık bu ülke elhamdülillah demokrasiyi yakaladı. Artık bunlara yerel seçimde de sandıkta dersi verelim. Şimdi bunların Pensilvanya'da bir ayağı var. Bunların senaryosu Pensilvanya'da yazılıyor.
Geçenlerde yaşananları gördünüz. Düşünebiliyor musunuz? Biz Milli Güvenlik Kurulu'nda bir çalışma yapıyoruz ve bunun neticesinde Dışişleri Bakanlığımıza, Milli İstihbarat'a ve Genelkurmay Başkanlığına görev veriyoruz. Niçin? Suriye'nin kuzeyinde 10 dönüm arazi üzerindeki Süleyman Şah Türbesi'nin tehdit altında olması sebebiyle, onun korumasına yönelik. Konuyla ilgili üst düzey, milli güvenliğimizi ilgilendiren bir toplantı yapılıyor Dışişleri'nde. Yahu bu Haşhaşiler, bu adiler, bu alçaklar orayı bile dinliyor. Dinlemekle kalmıyor, bir de bunu ne yapıyor, sosyal medya üzerinden açıklıyor. Kardeşlerim, ben bu Pensilvanya'ya gönül vermiş kardeşlerime de sesleniyorum. Yahu bu ihanet-i vataniye değildir de nedir? Bu vatana ihanet değil de nedir? Yahu bundan sana oy mu gelecek? Bakın şu ana kadar ne Kılıçdaroğlu'nun ağzından ne de Bahçeli'nin ağzından bir laf çıkmadı. Çıkmaz, çıkmaz. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir şey göremezsiniz. Yani muhalefetin, devlete, millete, vatana ihanet konusunda iktidarla birleşmeyen bir muhalefet göremezsiniz. Ama maalesef bizdeki muhalefet bu."
Erdoğan, vatandaşların vereceği oyun bu ihanet şebekesini ortaya çıkaracağını belirterek, bunlarda ar, utanma gibi bir şeyin olmadığını ifade etti.
"Hz. Cebrail'in iş gücü yok da parti mi kuracak?"
Başbakan Erdoğan, "Sevgili Peygamberimizi Miraç'ta indiriyor, kamyonete bindiriyor. Bunlar Haşhaşi. Senaristi kim? Pensilvanya. Savaş Ay, merhum, bununla bir söyleşi yapıyor. Biliyor musunuz 1995'te. 'Hiç oy kullandınız mı?' diyor. 'Bir kere kullandım.' 'Bundan sonra?' 'Bundan sonra Hz. Cebrail gelse, parti kursa oy vermem' diyor. Hz. Cebrail'in iş gücü yok da parti mi kuracak? Meleklerin görev alanları bellidir. Nereden çıkartıyorsun sen bunu? Sen nasıl bir hocasın? Bunlar akıllarını, iradelerini kiraya vermişler" ifadelerini kullandı.
Yarının bu oyunu bozma günü olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Ataşehir'de sandıklarda patlama beklediğini vurguladı. Vatandaşlara "Hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, "Saatler var. Hemen buradan dağılıyoruz. Durmak yok. Hazırız değil mi? şeklinde konuştu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin İstanbul'da miting yapamadığını kaydederek, "İlçe mitingi yapıyor biliyorsunuz değil mi? Biz Yenikapı'da yaptık mı? Gümbür gümbür yaptık mı? Allah'ın izniyle yarın sandıklarda zaten büyükşehir olarak gümbür gümbür geleceğiz. Ama ilçelerde de sayımızı arttırarak yine geleceğiz. Tamam. Evet, ben Nimetullah kardeşimizi size emanet ediyorum. Tamam. Aşk dolu, heyecan dolu, coşku dolu ilçe başkanlığımızı yapmış Nimetullah kardeşimizle, size efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geliyor" diye konuştu.
AA