"Gemicilik sektörü zorda; tersaneler yüzde 10-15 kapasite ile çalışıyor"
Rusya'nın St. Petersburg kentinde düzenlenen TRANSTEK 2012 Taşımacılık Fuarına katılan Türkiye Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu başkanı Başaran Bayrak, sektörün
Rusya’nın St. Petersburg kentinde düzenlenen TRANSTEK 2012 Taşımacılık
Fuarına katılan Türkiye Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu
başkanı Başaran Bayrak, sektörün son durumuyla ilgili Cihan Haber
Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Bayrak’a göre zor durumda olan sektör
yüzde 10-15 kapasite ile çalışıyor. Türkiye’de tersaneciliğin son
yıllarda büyük bir durgunluk yaşadığına değinen Bayrak, sektörün diğer
ülkelere göre daha az devlet desteği almasından dolayı, rekabet etme
gücünün zayıfladığına dikkat çekti.
TÜRKİYE BİR DÖNEM 2.8 MİLYAR DOLARLIK GEMİ İHRAÇ EDİYORDU
2000’li
yılların başında gemi inşaatı, yat inşaatı ve tersanecilik Türkiye’de
büyük bir hamle yaptığını söyleyen Bayrak, bu dönemde ihracatın 170
milyon dolarlardan 2,8 milyar dolara kadar çıktığına dikkat çekti.
Türkiye’nin 2008 yılına kadar dünyanın 5. büyük gemi üreticisi durumuna
yükseldiğini belirten gemi ve yat ihracatçıları başkanı,"O dönemde yılda
yaklaşık 150 gemiyi özellikle yabancı alıcılara teslim eden bir ülke
haline geldik. Çok parlak bir dönem geçirdik ve bu dönemde çok ciddi
yatırımlara giriştik. Tersanelerin sayısı 30’dan 72’ye çıktı.
Önceden
sadece tuzlada tersaneler bulunurken daha sonradan Marmara’da,
Akdeniz’de ve diğer bölgelerde tersaneler kuruldu. Ancak 2008 yılında
yaşanan kriz dünya taşımacılık sektörünü çok ciddi manada etkiledi. Bu
etkiden en çok nasibini alan taşımacılık ve bunun yanında da
tersanecilik sektörü oldu. Bu yıllarda 2014 yılına kadar dolu olan
tersanelerimiz maalesef sipariş iptalleriyle yüzde 15 kapasitelere kadar
düştü. Bugün hala yüzde 10-15 kapasiteyle tersanelerimiz çalışmakta.
İhracat rakamlarımız bu ayın sonu itibariyle 500 milyon dolarlara ancak
geldi. Bu geçen yıl 1.1 milyar dolardı.” şeklinde konuştu.
DEVLET DESTEĞİ YETERSİZ
Türkiye’de
Devletin Tersanecilik sektörüne KDV muafiyeti ve gümrük muafiyeti
dışında herhangi bir destek vermediğinden yakınan Bayrak, "Bu yılın
başında açıklanan destek programları içerisinde yeni yapılacak olan
gemilerde çalıştırılacak işçilerin asgari ücretinin işveren payının
ekonomi bakanlığı tarafından ödenmesi şeklinde bir destek çıkmıştı. BU
çalıştırılacak kişi başına 170 TL civarında bir destektir. Tabi dünyada
vahşi rekabetin yaşandığı özellikle Çin başta olmak üzere, Kore,
Japonya’nın verdiği desteklerin yanında çok cılız bir destek olarak
görünmekte. Bizim yeniden ivme kazanabilmemiz için yeterli bir destek
değil. Yani bizim çok ciddi bir desteğimiz yok şu anda. Uzak doğu
ülkeleri sektörlerine çok ciddi bir sübvansiyon sağlıyorlar. Dünyadaki
gemi inşa pazarının yüzde 92-93’ünü ele geçirmiş durumdalar. Bunların
içinde özellikle Çin. Hatta Avrupa ülkelerinde de bu bağlamda çok
stratejik bir sektör kabul edilip, destek verdiklerini gözlemliyoruz.
Bütün bu desteklerin yanında eşit şartlarda mücadele edemediğimiz için
kapasite kaybetmiş durumdayız. Fakat tüm bunlara rağmen yeniden ivme
kazanabilmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.
SEKTÖR KAPASİTESİNİN ÇOK ALTINDA ÇALIŞIYOR
2008
yılındaki meşhur Lehman Brothers krizine kadar,tersanecilik sektöründe
sadece tuzlada 30 bin direkt çalışan eleman, 65 binin üzerinde yardımcı
elemanla 100 bine yakın işçi çalıştığına değinen Bayrak, Türkiye çapında
düşündüğü zaman, sektörde yaklaşık 150 bin kişiye istihdam sağlandığı
dönemlerin olduğunu söyledi. Bayrak şu şekilde konuştu: "O dönemde bir
taraftan işçi yetiştirmek, bunlar için eğitimler düzenlemek gibi
birtakım çalışmalar yaptık. Şu anda çalışanlarımızın hemen hemen yüzde
98’i belirli bir meslek içi eğitim alarak sektöre kazandırılmıştır.
Ancak krizle birlikte biz bu iş gücünü de kaybetmeye başladık. Bizde
yetişmiş elemanlar, diğer sektörlerde çok rahat iş bulabilir bir duruma
geldiler. Dolayısıyla bizden çıkan çalışanlarımız başka sektörlere
kaydılar. Şu an iş ve kapasite çok az olduğu için çalışan bulma
sıkıntımız yok. Ancak kapasite tekrar arttığında çalışan sayısı yeterli
olmayacaktır. O zaman yeniden verilen eğitimleri arttıracağız ve çalışan
sayısını arttırmaya devam edeceğiz.”