Müslüman Kardeşler'in Bundan Sonra Geri Adım Atması Zor!

USAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kamer Kasım, Mısır üzerine yaptığımız mülakatta mahkemenin Mübarek hakkındaki kararını ve Müslüman Kardeşler'in yöneticilerinin tutuklanmasını değerlendirdi.


Mülakat: Büşra Nur Özgüler
  USAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kamer Kasım, Mısır üzerine yaptığımız mülakatta mahkemenin Mübarek hakkındaki kararını ve Müslüman Kardeşler’in yöneticilerinin tutuklanmasını değerlendirdi.
  Öncelikle, Hüsnü Mübarek’in Cumhurbaşkanlığı saraylarındaki yolsuzluk davasından tahliyesi gündemde. Bununla birlikte 48 saat içinde serbest kalabileceği söyleniyordu. Bu gelişmeler üzerine bazı analistler bu durumu Mübarek’in tekrar iktidara gelebileceğinin sinyalleri olarak değerlendirmekte. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
  Prof. Dr. Kamer Kasım: Mübarek’in yeniden iktidara gelmesi Mısır’daki devrimin tersine çevrilmesi anlamına gelir. Bu durumun benzer ülkelere de örnek teşkil etme riski var. Fakat Mübarek’in tekrar iktidara ortak olmasının o kadar da kolay olabileceğini düşünmüyorum.
  Gerçi Mısır’da, 2011 Şubatında Mübarek devrildiğinde bir yandan Tahrir Meydanı’nda Mübarek karşıtı gösteriler yapılırken öte yandan bazı yerlerde Mübarek’i destekleyen gösteriler vardı. Ama sonuçta Tahrir’in iradesi hâkim geldi. Silahlı kuvvetler de bu noktada müdahale etmedi. Diğer bir ifadeyle, silahlı kuvvetlerin Mübarek yanlısı tavır almaması sayesinde Mübarek devrildi.
  İlginç olan, Mübarek’in atadığı başbakan Ahmed Şefik’in seçimlere girmesi ve seçimlerde yüzde 48 gibi yüksek bir oy alması. Yani Mursi’nin yüzde 51.7 ile seçildiği seçimlerde Mübarek’in başbakanının da yüzde 48 oy almış olması dikkat çekici bir orandır. Mübarek’in kendisi aday olsa belki de yüzde 50’yi de geçecekti. Buradan da Mısır’ın zaten 2011 Şubatı itibariyle bu devrim sürecinde bölünmüş olduğu anlaşılıyor.
  Öte yandan şunu da unutmamak gerekir ki, Mübarek’in devrilmesi için 2011 Şubatı’nda Tahrir’de toplanan kitleler, Mübarek’in serbest bırakılmasına, hele serbest bırakıldıktan sonra siyasi yaşama geri dönmesine sıcak bakmayacaklardır. Çünkü böyle bir tablo, onların iradesinin hiçe sayılması anlamına da gelir. Ayrıca bu tablo, Mısırlı darbeciler açısından da iyi bir görüntü olmaz.
  Öte yandan, Müslüman Kardeşler’in üst düzey yöneticileri tutuklanmaya devam ediyor. Dün de Muhammed Bedii tutuklandı. Müslüman Kardeşler ise internet sitelerinde bu durumun bir değişikliğe yol açmayacağı ile ilgili bir açıklamada bulundu. Peki, sizce bu süreç Müslüman Kardeşler’in silaha yönelmesine yol açabilir mi?
  Prof. Dr. Kamer Kasım: Müslüman Kardeşler’e ya da Mursi’ye yönelik gösteriler Tahrir’de ilk başladığında belki hem onları kurtaracak ve aynı zamanda Mısır’da da darbe olmayacak bir formülle çıkılabilirdi. Ama artık bunlar için çok geç; Mısır’da bir askeri darbe oldu. Hatta darbeciler katliam yapmaktan çekinmeyecek kadar gözü kararmış vaziyette. Böyle bir ortamda da Müslüman Kardeşler’in aniden geri adım atarak darbenin sonuçlarını kabul etmesi gerçekten çok zor.
  Bu aynı zamanda Müslüman Kardeşler içerisinde bölünmeye de neden olabilecek bir hamle olarak değerlendirilebilir. Dikkat edilmesi gereken şu ki, darbenin karşısında geri adım atmakla sokaklarda silaha sarılmak arasında ciddi fark vardır. Barışçıl gösterilerle de darbenin karşısında geri adım atmadan devam edilebilir; bu silaha sarılmak anlamına gelmez.
  Belki Mısır’da askerî darbe yapanlar arasında da bir bölünme zaten söz konusu olabilir. Müslüman Kardeşler’in özellikle silaha sarılmasını isteyen bir grup olabilir içlerinde. Çünkü ancak o takdirde uluslararası alanda Müslüman Kardeşler’i daha kolay hedef haline getirebileceklerini düşünüyor olabilirler.   Kısacası, Müslüman Kardeşler darbenin sonuçlarını kabul edemez. Seçim sonuçları da göz önüne alındığında haklı bir durumdalar. Kanaatimce bu durum silaha sarılmalarını da gerektirmez.