Kutlu Doğum, Diyarbakır'da Diyanet İşleri Başkanı'nın katılımıyla kutlanacak
Diyarbakır'da pazar günü 10 binlerce kişinin katılımıyla 'Peygamberimiz ve İnsan Onuru' adıyla Kutlu Doğum programı düzenlenecek. Diyarbakır Müftüsü Nimetullah Erdoğmuş, programa
Diyarbakır’da pazar günü 10 binlerce kişinin katılımıyla 'Peygamberimiz
ve İnsan Onuru' adıyla Kutlu Doğum programı düzenlenecek. Diyarbakır
Müftüsü Nimetullah Erdoğmuş, programa Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez’in katılacağını belirtti.
Basın mensuplarıyla
bir araya gelen Erdoğmuş, Kutlu Doğum hazırlıklarının devam ettiğini
söyledi. Programın yapılacağı pazar günü Diyarbakır halkına binlerce gül
dağıtılacağını anlatan Erdoğmuş, Kutlu Doğum'un Diyanet İşleri
Başkanlığı tarafından 25 yıldır her yıl 14-20 Nisan tarihleri arasında
ayrı ayrı temalarla kutlandığını kaydetti.
Bu yıl Diyanet
İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in katılımıyla 'Peygamberimiz ve
İnsan Onuru' konusunun işleneceğini anlatan Erdoğmuş, programın
19.00’da başlayacağını kaydetti. Erdoğmuş, niçin ve nasıl bir Kutlu
Doğum sorularına ise en iyi şu şekilde cevap verileceğini belirtti:
"İslam nazarında insan, bütün yaratılanlar arasında en şerefli olanıdır.
‘Hiç şüphesiz Biz insanı şerefli kıldık’ (İsra:70) ayeti bunun en kati
delilidir. Allah’ın bir elçisi olarak Hz.Muhammed (s.a.v.) hiç şüphesiz
yaratılanların en şerefli ve en mükemmel olanıdır. İnsanlık tarihinde
büyük hükümdarlar, büyük fatihler, büyük reformcu ve devrimciler, büyük
veliler, büyük filozoflar vs. her dönemde ortaya çıkmış, ancak
ekseriyetle bunların her biri kendilerine has alanlarda bir değer sahibi
olmuşlardır. Bütün bu çeşitli üstün meziyetlerin bir arada ve en
mükemmel bir biçimde tek bir insanda toplanması Hz. Muhammed'de (sav)
görülmektedir. O’na tabi olmakla ancak ve ancak Allah’ın sevgisine
mazhar olmak mümkündür. ‘De ki; Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki,
Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok
bağışlayandır, çok merhamet edendir.’ (Ali İmran:31) Peygamberimiz Hz.
Muhammed (s.a.v.) tebliğe başladığı ilk günden itibaren tüm dünyayı
muhatap almış, kendisini hiçbir şekilde bir milletle veya herhangi bir
asırla sınırlandırmamış, ırk ve sınıf farkını tanımamış, daima
insanların mutlak eşitliğini en temel bir ilke olarak ortaya koymuştur.
Tam anlamıyla karışıklık ve çatışma hali yaşayan bir ortamda bedenlerden
çok kalplere hükmetmiş, ister harp zamanında olsun ister sulhta olsun
kendisine düşmanlık besleyenlere karşı bile dosdoğru ve merhametli
davranmıştır. Kendi şahsında mükemmel bir ahlak sergileyerek örnekliğin
en güzelini bize bırakmıştır. Manevi çürümüşlüğün alarm verdiği
günümüzde, fani ömrümüzü modern yaşam çıkmazında tüketirken, bize
yeniden yön tayin edici, madde ve manada muvazeneye kavuşturucu, ezeli
ve ebedi gerçekliğin farkındalığını yaşatıcı bir gönül programına ve
gönüllülerin buluşmasına her zamandan daha çok muhtaç olduğumuz böyle
bir zamanda, Peygamberimizin (sav) mevlidlerini; bizlere arşı âlânın
hazinelerinden Rabbani bir hediye olarak ihsan edilen sulh nimetinin
şükrünü eda etmek ve adeta bir tecdidi biat inanç ve heyecanıyla,
ismiyle müsemma bir Kutlu Doğum programı şuuruyla ihya etmeliyiz.”
UZUN SÜRE ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI KALDI
Diyarbakır’da
öğrenci kavgasına değinen Erdoğmuş, öğrencilerin vicdanlarını hakem
tayin ederek öyle hareket etmeleri gerektiğini ifade etti. Diyanetin 2
insanın, 2 ailenin ve 2 ülkenin kavgasında bile aktif olarak bir
aktivist gibi hareket etmeleri gerektiğini söyledi. Erdoğmuş, "Ancak biz
elimiz kolumuz bağlı olarak uzun süre bu olayların gerisinde kaldık. Bu
sulh ve barış ortamı bizim o geçmişimizi de telafi edebilecek. Ondan
sonraki dönemde de hayırlı işlerde hizmet edecek imkânlar sunuyor. Bunun
devamında ulemanın, medrese hocalarının, fahri ve resmi mezun hepsinin
adeta bir adresine dönüşecek müftülüğüz.” şeklinde konuştu.