Küresel Gerilimde Kritik Saatler: İsviçre'de "İran Nükleer Anlaşması" İçin Zorlu Diplomasi
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve üst düzey İranlı yetkililer, 60 günlük "kırılgan" bir ateşkesi kalıcı bir nükleer anlaşmaya dönüştürmek için İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında bir araya geldi. Ancak Lübnan'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, masadaki diplomasiyi her an sekteye uğratabilecek bir barut fıçısının gölgesinde ilerliyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve üst düzey İranlı yetkililer, 60 günlük "kırılgan" bir ateşkesi kalıcı bir nükleer anlaşmaya dönüştürmek için İsviçre’nin Bürgenstock kasabasında bir araya geldi. Ancak Lübnan'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, masadaki diplomasiyi her an sekteye uğratabilecek bir barut fıçısının gölgesinde ilerliyor.
60 Günlük Yarış Başladı
İran’ın nükleer programını dizginlemeyi ve bölgedeki savaşı sonlandırmayı amaçlayan tarihi çerçeve anlaşması, geçen hafta imzalandı. Şimdi taraflar, dünya ekonomisinin kaderini belirleyecek teknik detayları netleştirmek için 60 günlük zorlu bir sürece girdi. ABD ve İran heyetlerine; arabulucu ülke statüsüyle Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, Pakistan Ordu Komutanı Mareşal Asim Munir ve Katarlı temsilciler eşlik ediyor.
"Hürmüz" ve "Lübnan" Gölgesi
Müzakereler başlamadan hemen önce sahadan gelen haberler süreci oldukça zorlaştırıyor:
Hürmüz Boğazı Krizi: İran'ın boğazı kapattığına dair iddialar, ABD Merkez Komutanlığı tarafından yalanlansa da bölgedeki lojistik belirsizliği tırmandırıyor. Donald Trump, anlaşmaya varılamaması durumunda boğazdan geçişlerde "koruyucu hizmet bedeli" adı altında ABD'nin geçiş ücreti uygulayacağını duyurdu.
İsrail-Hizbullah Çatışması: Anlaşmanın taraflarından biri olmayan İsrail ve Hizbullah arasındaki şiddet, Lübnan'da son günlerde 47 kişinin, İsrail tarafında ise 4 askerin hayatını kaybetmesine neden oldu. Başbakan Netanyahu'nun geri adım atmayacağı açıklamaları, diplomatik çözümün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
Washington ve Tahran'da "Anlaşma" Tartışması
Trump yönetimi, bu anlaşmayla Tahran’ın milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlığına erişimini sağlarken, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını seyreltmesini garantilemeyi hedefliyor. Ancak bu durum, hem ABD içinde hem de bölgede sert tepkilere yol açıyor.
Cumhuriyetçi kanattaki sertlik yanlıları, anlaşmayı Obama dönemindeki nükleer mutabakata benzeterek Trump yönetimini eleştirirken; petrol piyasaları, Beyaz Saray'ın olumlu sinyallerinin ardından vadeli işlemlerde %8'lik bir düşüş yaşadı. ABD, çatışmanın petrol fiyatları üzerindeki etkisini minimize etmeye çalışırken, yatırımcılar İsviçre'den gelecek "teknik detayları" dikkatle takip ediyor.
Vance'in Sahneye Çıkışı
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, eşi Usha Vance ile birlikte İsviçre’ye ulaşarak müzakerelerde ağırlığını koymaya başladı. Her ne kadar teknik detayların büyük kısmını Jared Kushner ve Steve Witkoff’a bırakacağını ifade etse de, Vance'in bu süreci bizzat yönetmesi, 2028 başkanlık kampanyasına yönelik stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Tüm gözler, İsrail ve Hizbullah’ın taraf olmadığı bu kırılgan masadan, küresel güvenliği ve enerji piyasalarını teskin edecek bir formül çıkıp çıkmayacağına çevrilmiş durumda.