Iste Kilicdaroglu'nun basortusu

Kemal Kilicdaroglu basortusu acilimini yaparken Basbakan'a da yuregin varsa acikla diyerek gonderme yapti. Iste Kilicdaroglu'nun istegi

CHP Genel Baskani Kemal Kilicdaroglu, Ba sbakan Recep Tayyip Erdogan'dan, Adalet Bakani ile Hakim ve Savcilar Yuksek Kurulu (HSYK) arasindaki yazismalari aciklamasini isteyerek, "Eger yuregi, cesareti, topluma saygisi varsa, o yazismalari kamuoyuna aciklar" dedi. Kilicdaroglu, partisinin TBMM Grubunda yaptigi konusmada, Turkiye'de yarginin kalbinin neden durdugu, HSYK uyelerinin neden istifa ettiginin sorulmasi gerektigini soyledi. Kilicdaroglu, demokrasilerde en etkili karsi cikis yontemlerinden ve en saygin kurumlardan birinin istifa oldugunu ifade etti. Basbakan Recep Tayyip Erdogan'in bugunku grup konusmasinda HSYK uyelerinin istifasina yonelik, "gec kaldilar" seklindeki degerlendirmesine deginen Kilicdaroglu, "Bir Basbakan'a yakisiyor mu?" diye sordu. Kilicdaroglu, sozlerini soyle surdurdu: "Nicin zamaninda istifa etmediklerini soyluyor? Hani yasama, yurutme, yargi diye gucler ayriligi vardi? Demokrasiden nasibini almamis bir Basbakan'in soylemidir bu. 'Elinizi kolunuzu baglayan mi vardi' diyor. Bu da hukuk bilmemezligin soylemidir. Sayin Basbakan bilmiyor mu bakan ve mustesari katilmadiginda kurul karar alamiyor? Hem hukuku hem yasayi bilmeyeceksin hem de dilin uzun olacak, halki aldatacaksin. Hukuk bilmiyorsan, yasa bilmiyorsan, konusma. Ama ikisini de bilmeyeceksin, konusacaksin. Bu sadece ve sadece cehaletin eseridir. Sayin Basbakan'a sunu soyluyoruz: HSYK ile Adalet Bakani arasinda yapilan yazismalari aciklamasini isteriz. Burokrasi ellerinde, Adalet Bakani orada, devletin arsivi orada. Nicin istifa ettiklerini herhalde orada okuyabiliriz. Eger yuregi, cesareti, topluma saygisi varsa, o yazismalari kamuoyuna aciklar." Kilicdaroglu, konusmasina baslamadan once CHP'ye katilan Yozgat'in Sorgun Ilcesi Bahadin Belde Belediye Baskani Dilaver Ozcan ve belediye meclisi uyelerini kursuye davet ederek, katilimlarindan dolayi tesekkur etti. Ozcan da yaptigi kisa konusmada CHP'ye katilmaktan mutluluk duydugunu ifade etti. Konusmasinda Isparta Suleyman Demirel Universitesinin dun yapilan akademik yil acilis torenine katildigini hatirlatan Kilicdaroglu, universitelerin bir kentin yasaminda ne kadar buyuk bir oneme sahip oldugunu bir kez daha gozlemleme sansi buldugunu aktardi. Universitelerin ulkelerin sesi oldugunu, cagdasligi ve ozgurlugu getirdigini herkesin kabul etmesi gerektigini vurgulayan Kilicdaroglu, genclerden ulkelerine bir katkida bulunmak istiyorlarsa okul siralarindan itibaren soru sormalarini ve yasananlari sorgulamalarini istedigini soyledi. Kilicdaroglu, soyle konustu: "Hayati sorgulayacaksiniz ki nicin yurt sorunu bu ulkede hala cozumlenememistir? Hayati sorgulayacaksiniz ki bilimin onundeki engeller nelerdir ve bu engelleri getirenler kimlerdir? Hayati sorgulayacaksiniz ki neden universiteler ozerk degildir? Neden bilimsel, yonetsel, mali ozerkligi yok? Ozerkligi olmayan bir universitenin gelecege guvenle bakan bir ulkeyi insa eden temel taslarindan birisinin eksik oldugunu hepimizin kabul etmesi gerekir. Sorgulayacaksiniz ki neden daha dune kadar YOK'u yerden yere vuranlar bugun YOK'un arkasina siginmis ve YOK'u ellerinde bir sopa gibi universitelerin u zerinde kullaniyorlar. Bunu saglikli sorgulama ile ogrenebiliriz. Ve yine saglikli sorgulayacagiz ki '12 Eylul darbesi' deyip, '12 Eylulculerden hesap soracagiz' deyip yargiyi ele gecirenlerin bugun yargiyi hangi noktaya getirdiklerini sorgulayabilelim. En masum talep 'parasiz egitim istiyoruz' diyenlerin agizlari kapatilarak salondan disari atilmalarinin gerekc esini ancak saglikli sorgulama ile ogrenebiliriz." Eskisehir Osmangazi Universitesi'nden bir ogrencinin kendisine "Ben 60 kisilik bir kogusta yatiyorum universiteyi okumak icin" dedigini aktaran Kilicdaroglu, "Acaba bunu Sayin Basbakan, Sayin Milli Egitim Bakani biliyor mu? Bizim ogrenci olarak okudugumuz yillarda dahi 60 kisilik yurt kogusu yoktu. Turkiye'nin geldigi noktaya bakiniz. Sayin Basbakan'a gore Turkiye kalkiniyor, cag atliyor, Turkiye'de muthis degisiklikler oluyor. Sayin Bas bakan senin sayende ogrenciler artik 60 kisilik kogusta kaliyor. Bu mudur Turkiye'yi cagdaslastirmak?" diye konustu. Genclere "korkmayin, cekinmeyin, ozgur olun, dusuncelerinizi ozgurce dile getirin" diye seslenen Kilicdaroglu, CHP'nin her zaman genclerin arkasinda olacagini soyledi. "Hic kimse bu ulkede sahipsiz kalmayacak, basta gencler" diyen Kilicdaroglu, gencleri kucaklayacaklarini ve sorunlarina cozum bulacaklarini bildirdi. Kilicdaroglu genclere yillarca baski yapild igini ve ulke sorunlarindan uzak tutulmaya calisildigini ileri surerek, bugun ise genclerin daha duyarli hale geldigini savundu. Kilicdaroglu, genclerin en onemli sorunlarindan birinin issizlik oldugunu, hukumetin ise bu soruna duyarsiz kaldigini ifade ederek, "Her 5 gencten birinin issiz oldugu bir Turkiye'de yasiyoruz. Acaba bu iktidar 8 yildi r issizlik konusunda ne yapti?" diye sordu. Hukumetin Issizlik Sigortasi Fonu'ndaki paralari baska yerlerde kullandigini da iddia eden Kilicdaroglu, soyle devam etti: "Parlamentoya getirirken de 'biz Dogu ve Guneydogu'ya yatirim yapacagiz, onun icin bu paralari istiyoruz' dedi. Ama sonra kazin ayaginin oyle olmadigi ortaya cikti. Parlamentoyu da kandirdilar. Yanlis bilgi verdiler. Getirdikleri yasalarin gerekcesi de yanlisti. O paralari goturduler baska yerlerde kullandilar. Merak ediyorum, 'Dogu ve Guneydogu'ya yatirim yapacagiz' diye parlamentodan izin alip 2 milyar 680 milyon lirayi nereye harcadiniz? Dogu ve Guneydogu'nun neresine yatirim yapildi, hangi fabrikayi actilar? Nereye gitti bu para?" Konusmasinda kendilerine ulasan bir mektubu da okuyan Kilicdaroglu, mektubu yazan kisinin sozlesmeli sinif ogretmeni olarak calisirken kan kanserine yakalandigini ve tedavisi sirasinda 30 gunden fazla rapor kullandigi icin sozlesmesinin feshedildigini aktardi. Sekiz kisilik bir aileye bakmakla yukumlu ve maasi kesilecegi icin tedavisine devam edemeyecek olan bu kisinin yasadigi dramin Turkiye'nin icinde bulundugu kosullari gosterdigini ifade eden Kilicdaroglu, "Basimizin ustunde tasimamiz gereken bir ogretmene bu tabloyu nasil reva gorebiliriz. Bunu yapan iktidar acaba bunlari duyuyor mu? Vicdani olan yureginde bir parca insan sevgisi olan bir siyasal yapi tabloyu nasil gormezlikten gelebilir?" diye konustu. Bu durumun sosyal devletin onemini bir kez daha gozler onune serdigini vurgulayan Kilicdaroglu, milletvekillerinden her yerde ve ortamda sosyal devletin ne oldugunu anlatmalarini istedi. Kilicdaroglu, "Bu tablo sosyal devlet tablosu degildir, sosyal hukuk devleti olmadigimizin kanitidir. Bir ogretmeni olume mahkum etmek... Sozlesme... Boyle sozlesmeyi kim yapiyor, Turkiye Cumhuriyeti'nin Milli Egitim Bakanligi yapiyor. Bu tablo bizim yuregimizde asilidir. Bu kardesimiz merak etmesin, biz sahip cikacagiz Ama bizim istegimiz bir siyasal partinin otesinde sosyal devlet dedigimiz kurumun sahip cikmasidir. Eger kurum sahip cikarsa, sosyal devlet islevini yerine getirirse bu ulkede hak aramanin ne demek oldugunu hep beraber ogrenmis oluruz. Bu tablo bizim acimizdan bir utanc tablosudur" seklinde konustu. Yargic kursusunun arkasinda "Adalet mulkun temelidir" sozunun yazili oldugunu, "mulkun" devlet anlamina geldigini belirten Kilicdaroglu, "Oyle anlasiliyor ki oradaki mulk sozcugunu Sayin Basbakan kendi mu lku anliyor. 'Benim mulkumdur' diyor. Kendi mulku haline getirdigi adalet, bugun Turkiye'de ne sonuclar doguruyor" dedi. Kilicdaroglu, tutuklu sayisinin mahkum sayisindan fazla oldugunu belirterek, tutuklulugun uzun surmesinin infaza donustugunu dile getirdi. CHP lideri, "Nasil bir adalet, hukuk sistemidir ki yargiclarin, savcilarin telefonlari yasa disi dinlenir, yasa disi dinlenen bu telefonlari Sayin Basbakan kursulere cikip konusma malzemesi yapar, Sayin Basbakan'in konusmalari yasa disi dinlendiginde onlari yayinlayanlar, kendilerini ertesi gun Silivri'de hapishanede bulurlar, kisilerin ozel yasamlariyla ilgili hicbir sey gizli kalmaz? Onlar bir sekilde iktidara duzenli olarak servis edilir" diye konustu. Kisilerin dokunulmazliginin bulunmadigini one suren K ilicdaroglu, sozlerini, "Bu mu demokrasi, hukuk devleti? Eger Turkiye'de eksen kaymasi tartismasi baslayacaksa, o eksen kaymasi tartismasi yargi sureciyle baslayacaktir. Yargi bizim belki de kontrol edemeyecegimiz, belki de saglikli bakip da olgunlastiramayacagimiz birilerinin gudumunde farkli bir surecin icine cekilecektir" diye surdurdu. Siyasal partilerde kadin, genclik, esnaf gibi degisik kollarin bulunduguna isaret eden Kilicdaroglu, "Herhalde anayasa degisikliginden sonra AKP'nin de bir yargi kollari olacak, kadin ve genclik kollarindan sonra" gorusunu savundu. Bunun agir bir suclama olacaginin soylenebilecegini belirten Kilicdaroglu, sozlerini soyle surdurdu: "Agir bir suclama degil. Iki somut ornek var: Anayasa Mahkemesine uye sececeksiniz, once uyeyi 'Su kisi olsun' diye belirliyorsunuz. O kisinin kosullari uymuyorsa, o kisinin kosullarina uygun alan yaratiyor iktidar. Bir kisiyi buldular, ust duzey burokraside calismadigi icin Denizcilik Mustesarliginda Mustesar Yardimcisi koltugunu verdiler. 1 ay g orev yaptiktan sonra Anayasa Mahkemesi uyeligine tasidilar. Ikinci ornek TBMM Genel Kurulu'nda yasandi. Bir uye buluyorlar yine, kosullari tutmuyor, yasi 45'i bulmuyor. Hazirladiklari anayasa degisikliginin ne kadar sorunlarla dolu oldugunu o Genel Kurulda herkes gordu. Ilahi adalete bakin, secim yapiliyor ikinci turda iki uye birer oy aliyor. Simdi kim ucuncu tura kalacak? MHP'li Meclis Baskanvekili ayriliyor kursuden yerine AKP'li Meclis Baskanvekili geliyor, olayi kendi bildigi sekilde cozuyor. Siz buna demokrasi, hukuk diyorsunuz degil mi? Bunun ne hukuk ne demokrasi ne de ahlakta yeri yoktur. AKP'nin Turkiye'yi getirdigi nokta budur." Bu surecte Cumhurbaskani Abdullah Gul'e buyuk gorev dustugunu vurgulayan CHP lideri, Gul'un, Turkiye'nin, 70 milyonun cumhurbaskani olmak istiyorsa, herkesin duyarliligini dikkate almasi gerektigini soyledi. Kilicdaroglu, hulleyle Anayasa Mahkemesine uye tayin etmenin, hic kimseye yakismayacagini dile getirerek, sozlerini, "O Anayasa Mahkemesi, eger anayasayla ilgili karar verecekse, anayasaya aykiriliklari saptayacaksa, temel gorevlerden birisi Cumhurbaskani'na dusmekte. Sayin Cumhurbaskani, Anayasa Mahkemesine uye atarken, toplumun ama herkesimin duyarliliklarini dikkate almak zorundadir. Adaletin kantari bozulursa, o kantar bir gun gelir o adaleti bozanlari da tartar. Adalet mulkun temeliyse, adalet kamunun vicdanidir. Yapilan islemlerden kamu vicdani rahatsizsa orada adalet yoktur" diye tamamladi.