Iste Basbakan Erdogan'in hedefi !

Basbakan Erdogan kendisini 1994 yilinda baskan secen gecekondu sakinlerinin hayatindan kesitler anlatti.

Basbakan Recep Tayyip Erdogan, her cocugun, her insanin, insanca yasam sartlarina, insanca yasayabilecegi konutlara, sokaklara, mahallelere sahip olmasini bir insan hakki olarak gorduklerini belirterek, ''Bunu yerine getirmenin, bu hakki saglamanin mucadelesini veriyoruz'' dedi. Basbakan Erdogan, Toplu Konut Idaresi (TOKI) tarafindan duzenlenen 2011 Konut Kurultayi'nin acilisinda yaptigi konusmada, insaat sektorunun, son 8 yilda Turkiye'nin rekor seviyelerde buyume kaydetmesine cok buyuk katkilar sagladigina dikkati cekti. Erdogan, 2002 yilinda 36 milyon metrekare icin insaat ruhsati verilirken, 2009 yilinda bu rakamin yaklasik 3 kat artisla 103 milyon metrekareye ciktigini, 2010 yilinda bundan da yuksek bir rakamin beklendigini kaydetti. Insaat sektorunun, yurt icinde oldugu gibi yurt disinda da cok buyuk isler yuklendigini ve bunlari basariyla tamamladigini anlatan Erdogan, yurt disi muteahhitlik hizmetlerinde 2003 yilinda 225 buyuk firma arasinda sadece 8 Turk firmasi varken, bugun 33 firma ile Cin'den sonra ikinci sirada yer alindigini bildirdi. Erdogan, yurt ici ve disinda bu sevinci ve gururu yasatan insaat sektorunun temsilcilerine, sirketlere ve yoneticilerine, yuklenici firmalara, mimarindan muhendisine, kalipcisindan sivacisina, demircisinden tesisatcisina kadar sektorde ter doken tum calisanlara sukranlarini sundu. -''SEHIRLERI SEKILLENDIREN INSANDIR''- Basbakan Erdogan, soyle devam etti: ''Hic suphesiz sehirleri sekillendiren insandir. Ancak, insan, sehirleri sekillendirdigi kadar, sehirler tarafindan da sekillenen bir varliktir. Turk siirinin ustalarindan Edip Cansever, (Insan yasadigi yere benzer/O yerin suyuna, o yerin topragina benzer/evlerine, sokaklarina, kose baslarina benzer) diyor. Gercekten de bir cocugun, evinin penceresinden baktiginda gordugu tablo, sokaginda gordugu manzara, okul yolunda gordugu mimari, aslinda o cocugun zihin dunyasini, gelecegini sekillendirir. Dunyaya, Suleymaniye Camisi'nin penceresinden, Ayasofya'nin avlusundan, Sultanahmet Cesmesi'nden, Galata Kulesi'nden bakmakla, bir gecekondunun penceresinden bakmak asla ve asla ayni degildir. Takdir edersiniz ki civil civil bir sokakta, tabiatla, cevreyle dost bir ortamda, mimari eserler arasinda buyuyen bir cocugun ufku ile camur icinde, cop icinde, yikik dokuk evlerde yetisen bir cocugun ufku da ayni degildir. Cocuklar, dillerini, derilerinin renklerini, etnik kokenlerini tercih etme imkanina sahip degiller. Ayni sekilde cocuklar, dogacaklari evi, buyuyecekleri mahalleyi de secme luksune sahip degiller. Iste onun icin, konut, bir insan hakkidir. Biz, her cocugun, her insanin, insanca yasam sartlarina, insanca yasayabilecegi konutlara, sokaklara, mahallelere sahip olmasini bir insan hakki olarak goruyor ve bunu yerine getirmenin, bu hakki saglamanin mucadelesini veriyoruz.'' Basbakan Recep Tayyip Erdogan, Turkiye'de carpik kentlesmeyi yuzde 100 oraninda durdurduklarini ifade ederek, ''Fakat hedefimizi gerceklestiremedik'' dedi. Konut Kurultayi'nin acilisinda konusan Erdogan, Brezilya'da ''favela'', Latin Amerika'da ''barrio'' ya da Turkiye'de ''gecekondu''nun, bir surec degil sonuc oldugunu vurgulayarak, carpik kentlesme, teror, yoksulluk ve bunlarin dogurdugu gocun, dunyanin bircok ulkesinde alt yapinin olmadigi, insanca yasam sartlarinin asgarisinin dahi bulunmadigi bu sonuclari yarattigini anlatti. Siyasi populizmin de bu sonuca hosgoruyle baktigini, basta Istanbul olmak uzere tarihi kentlerin cevrelerinde yiginla insanin yasadigi varoslarin olustugunu hatirlatan Erdogan, ''Turkiye'de hamdolsun biz bu sureci neredeyse yuzde 100 oraninda durdurduk diyebiliriz. Fakat hedefimizi gerceklestiremedik. Zira Istanbul su yasadigimiz Istanbul olmamali. Istanbul'u degistirmemiz sart. Daha cok almamiz gereken mesafe var. Bunu vatandaslarimizla da paylasmak istiyoruz. Orada ciddi engeller var. Bunu asmakta zorlaniyoruz. Istiyoruz ki onlarla bu sureci paylasarak, bunu gerceklestirelim. Carpik kentlesmeye artik musaade etmiyor, asla musamaha gostermiyoruz'' dedi. Basbakan Erdogan, on yillar icinde buyumus gecekondulari da kendi hallerine ve kaderlerine terk etmediklerini, carpik kentlesmeye karsi verdikleri mucadeleden daha fazlasini, modern sehirlesme yolunda verdiklerini dile getirerek, soyle konustu: ''Ben, 1994 yilinda Istanbullular'in takdir ve tercihiyle Istanbul Buyuksehir Belediye Baskani olarak secildim. Sunu teslim etmeliyim ki, Istanbul'un tamamindan, her kesimden oy almakla birlikte, en cok da Istanbul'u cevreleyen o gecekondu mahallelerinin oyunu alarak goreve geldim. Zorunlu olarak koylerinden, ilcelerinden, illerinden Istanbul'a gocmus, basini sokacagi bir cati insa etmis, susuz, elektriksiz evlerde, camurlu sokaklarda, kanalizasyonu olmayan, okulu, saglik ocagi, yolu olmayan mahallelerde yasayan milyonlarca insanin acikcasi umudu olarak bir emanet devraldim. 4,5 yillik Buyuksehir Belediye Baskanligim suresince de, arkadaslarimizla birlikte Istanbul'u modern bir sehir goruntusune burundurmek icin modern sehirlesmeyi tesis etmek icin gecekondu sorununa koklu cozumler uretmek icin yogun caba sarf ettik.'' -TOKI ORNEGI- KIPTAS ile Basakkent, Hilalkent gibi semtlerin yaninda yillardir bitirilemeyen, insanlarin umudunu sonduren yarim kalmis projelere de el attiklarini, 4,5 yil icinde, Istanbul'da KIPTAS eliyle 17 bin konut insa ettiklerini kaydeden Erdogan, 2002 yili sonunda, Turkiye'nin idaresini emanet aldiginda da Istanbul'daki tecrubelerini Turkiye geneline tasidiklarini ifade ederek, soyle devam etti: ''Sunu altini cizerek ifade etmekte fayda goruyorum: TOKI'nin bizim iktidarimiz doneminde ortaya koydugu calismalar, dunyada pek de ornegi olmayan, emsali olmayan bir nitelik arz ediyor. Biz, 8 yil once, iktidara yururken cok detayli bir planlama yaptik ve 10 yil icinde 500 bin konutun uretilmesinin mumkun oldugunu gorduk, bunu hedef olarak da ilan ettik ve su anda bunu gerceklestirmekte oldugumuzu goruyoruz. O donemde bir coklari bize inanmadi. Bunun mumkun olamayacagini soyledi, 500 bin konutun hayal oldugunu ifade ettiler. TOKI su an itibariyle, yani 8 yil diyemiyorum, cunku hemen baslamadik, 7 yilin ardindan, 483 bin 287 konut sayisina ulasmis durumda. Bu konutlardan 350 bin tanesi tamamlandi ve sahiplerine teslim edildi. Ihale tarihi alinmis 28 bin konutumuz daha var. Yani, Mayis, Haziran aylari itibariyle 512 bin konut sayisina ulasmis olacagiz. Su anda, 81 il, 800 ilcede, bin 888 santiyemiz araliksiz calisiyor. Edirne'den Hakkari'ye, Igdir'dan Mugla'ya kadar illerimizde, ilcelerimizde modern konutlar, modern mahalleler, semtler yukseliyor.'' -100 BIN NUFUSLU 20 SEHIR- ''TOKI'nin bu calismalari tum dunyada ornek alinirken, ilgiyle, hayranlikla, hatta biraz da saskinlikla izlenirken, maalesef ulke icinde zaman zaman muhalefet partilerinin, sevk kirici, tahrip edici, tehditkar bir uslupla TOKI'nin uzerine geldiklerine sahit olundugunu'' belirten Erdogan, 1984'te Turkiye'nin konut ihtiyacini karsilamak uzere kurulan TOKI'nin, 2002 yilina kadar gecen 19 yilda 43 bin konut uretebildigini anlatti. Erdogan, ''19 yilda 43 bin konut uretilirken, biz sadece 8 yilda 483 bin konut rakamina ulastik. Belki 483 bin rakami tam olarak zihinlerde somutlasmayabilir. Bir baska ifadeyle, 100 bin nufuslu 20 sehir ya da bir adet Bursa sehrini sifirdan insa ettik. 2008 sonunda, ABD'de tutsat krizi olarak ortaya cikan kuresel finans krizi tum dunyayi etkisi altina alirken, Turkiye konut krizi yasamamis, kuresel finans krizini de TOKI formulunun de katkisiyla en az etkiyle atlatabilmistir'' diye konustu. Habervakti