Islam medeniyetinin en buyuk basarisi....

Islam medeniyetinin en buyuk basarisi.

  Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu, ''Dusunun ki biz 1989 yilinda daktilo kullanirken Husnu Mubarek Misir'da yine baskandi, gencler tweet kullanirken de baskandi. Ve bu ayni uslupta baskandi. Bu, tarihin dogasina uygun olan bir sey degil'' dedi. Bu hizli akan tarihi akisi yorumlayan toplumlarin, medeniyet havzalarinin uyanisa gececegini kaydeden Davutoglu, ''Bunu fark edemeyen, bunu hakkiyla yorumlamayanlar ise tarihin o hizli akisi icinde kaybolma tehlikesiyle karsi karsiya kalacaklardir. Biz tarihin en hizli aktigi donemde, tarihin en hizli aktigi cografyada bulunuyoruz. Her sabah kalktigimizda, her aksam yatmadan once tekrar tekrar 'bu tarihi donemi yasamis olmanin misyonu nedir-', bu soruyu nefsimize, daha sonra da cevremize sorarak bu gidisi yonetmek durumundayiz'' diye konustu. -''Aslinda bu yasadigimiz buyuk meydan okuma''- Toplumlarin buyuk bir hizla cozulup, yeniden insa olma donemine girdigini gorduklerini ifade eden Davutoglu, sunlari soyledi: ''Washington'da iki hafta once verdigim konferansta bu degisimi anlatmak icin cogumuzun farkinda olmadigi bir hususa dikkati cektim. Ozellikle Misir'daki degisimi anlatirken, suna dikkati cektim; Dusunun ki biz 1989 yilinda daktilo kullanirken Husnu Mubarek Misir'da yine baskandi, gencler tweet kullanirken de baskandi. Ve bu ayni uslupta baskandi. Bu, tarihin dogasina uygun olan bir sey degil. Ya zihniyeti zamanin akisina gore yeniden sekillendirerek, insa ederek yol alacagiz ya da eski aliskanliklari surdurenler, eski kaliplar icinde dusunenler, o buyuk akis icinde kaybolacaklar. Aslinda bu yasadigimiz buyuk meydan okuma. Bu meydan okumayi karsilayacak olanlar, bu meydan okumaya karsi cozum olusturacak olanlar sadece siyasiler ya da o tarihi akis icinde her gun bu krizlerle ugrasanlar degil, aksine o akisin dogasini anlamakla birlikte biraz da butun bu akisa ufuk cizecek olanlar ilim adamlaridir.'' -''Buyuk bir zihniyet meselesi oldugunu dusunmustum''- Bu nedenle hayatinin butununu ilmi faaliyetler icin planlamaya gayret etmis bir sekilde egitim hayatina basladigini bildiren Davutoglu, ''Cunku daha lise yillarinda, universitenin ilk yillarinda hep meselenin sadece bir siyasi sorun, bir siyasi degisim ya da bir ekonomik geri kalmislik meselesi degil, buyuk bir zihniyet meselesi oldugunu dusunmustum. Ve hep 'bu zihniyeti nasil degistiririz, nasil yeniden insa ederiz-' sorusuyla hemhal olmaya karar vermistim. Hayatimi buna gore planlamistim. Tabii takdir baska misyonlar, baska vazifeler onumuze koydu, hakkini vermeye calistik'' ifadelerini kullandi. Davutoglu, siyasal akislar ne olursa olsun, bu tarihi akisi yorumlayacak yeni zihniyet uretilmedigi takdirde, o siyasi cabalarin temeli olmayan bir bina gibi zamanla buyuk kaymalar yasayacagini belirtti. -''Insan zihnini okumayan hicbir sey tarihte kalici olamaz''- Buyuk medeniyetlerin dogusunda, yeni bir zihniyetin olusmasiyla yeni bir siyasal duzenin olusmasi arasinda dogrudan bir iliski oldugunu aktaran Davutoglu, sozlerine soyle devam etti: ''Insanin dogasina bir sekilde hitap etmeyen hicbir dusunce bicimi tarihte karsiligini bulamaz. O zaman bu buyuk dusunsel tarihsel seruven icin, bizim bugun karsi karsiya kaldigimiz o buyuk tarihi akisi yorumlayacak yeni ilim adamlarina ihtiyac var. 'Islam medeniyetinin en buyuk basarisi ne-' diye sorulsa, cok kisa bir surede buyuk bir futuhatin gerceklesmis olmasi degil, cunku baska donemlerde boyle buyuk futuhatlar gerceklesmistir, o futuhatlarin gerceklestigi topraklarda yeni sehirler kuran, o sehirlere zihniyeti yansitan yeni bir ilim adami, yeni bir alim prototipinin o medeniyet icinde cikabilmis olmasidir. Daha once taninmamis olan, bilinmemis olan, tanimlanmamis olan yeni bilgi kaliplarinin, bilgi disiplinlerinin ortaya cikabilmis olmasidir. Hadis gibi, fikih gibi... Yeni alanlarla, yeni tanimlarla, yeni bilgi insa eden bir bilim anlayisinin ortaya cikmis olmasidir.'' Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu, ''Bir ates cemberinden geciyoruz. Batida ekonomik kriz var. Guneye ve doguya baktigimizda siyasal yapilarin cozuldugunu goruyoruz. Bulundugumuz cografyada bizim saglam bir sekilde zemine basmamiz lazim. Once kendimizden emin olacagiz'' dedi. Meridyen Dernegince Bahariye Mevlevihanesi'nde duzenlenen ''21. Yuzyilda Ilim ve Fikir Hayatina Katki Toplantisi''nda konusan Davutoglu, yeni donemin ve yeni iddialarin dile getirilmesi gereken bir esikte bulunuldugunu belirterek, bu yeni donemin en cok kullanilan kavraminin kuresellesme oldugunu soyledi. -''Yerel kimlikle ulusal kimlik arasinda bir bag kuracagiz''- Davutoglu, modernitenin olusturdugu kavramlarin ya anlamini kaybettigini ya da anlamini yeniden insa ettigini vurgulayarak, soyle konustu: ''Bundan 100 yil once dogrular belliydi, simdi ise dogrular her gun yeniden insa ediliyor. Boyle bir zeminde bastigi yere saglam basan, ama ufku butun insanligi kusatan ilim adamlarina ihtiyacimiz var. Kuresellesmeye karsi birkac tepki var. Birincisi; 'bizi de ogutur, biz de bu akisa teslim olmaliyiz'. Ikinci tepki; 'boyle bir donemde kendimizi korumak icin ice kapanarak, yerel degerlere siginmamiz lazim'. Bu iki yontemin de karsiligi yok. O zaman ne yapmaliyiz- Bastigimiz zemin saglam. Kendi kurucu klasiklerimizi bilecegiz. Kimligimizden emin olacagiz. Yerel kimlikle ulusal kimlik arasinda bir bag kuracagiz. Insanligin butunlugu icin fikir uretemeyenler, kendi milleti icin de fikir uretemez. Insanligin butunlugu icin bir fikir tasimayan her siyasi akim sabit bir yer tutamaz. Insanligin var olusuyla ilgili ideali tasimayan hicbir toplum kendi toplumunu da ayakta tutamaz.'' -''Butun iddiali fikirler buyuk krizlerin icinden cikmistir''- Davutoglu, Guney Afrika'da katildigi bir sempozyuma deginerek, sunlari anlatti: ''Orada bir katilimci 'Nasil bu kadar iddiali olabiliyorsunuz-' dedi. Zira o donemde Turkiye birtakim krizler icindeydi. Benim bu kadar iddiali konusmam onu sasirtmisti. Dedim ki; 'Ulkemin icinde bulundugu krizlerin farkindayim, onun icin bu kadar iddiali konusuyorum. Cunku siz de takdir edersiniz ki butun iddiali fikirler buyuk krizlerin icinden cikmistir. Buyuk krizler yasamayan zihinler buyuk cozumler uretemez. Buyuk meydan okumalarla karsi karsiyayiz. Bugun bulundugumuz konum ne olursa olsun gelecegi biz sekillendirecegiz. Sizinle bizim aramizdaki fark su; Siz bir Amerikan aydini olarak yol haritaniz belli. Bizim icinse yol haritalarimiz kaybolmus, son yuzyilda kafamizi vura vura bircok tecrubeden gecmisiz. Ama aramizda bir fark var. Her kafamizi carpmamizda yasadigimiz krizle beynimiz yeniden insa ediliyor. Sizin yolunuz benim icin cok can sikici.' Aradan 12 yil gecti. O zaman bizim dunyaya cok ciddi katkilar sunabilecegimizi soyledigimde hafif mustehzi bir sekilde bu soruya muhatap olurdum. Ama simdi nerede konusursak konusalim 'acaba Turkler bu konuya ne cevap verirler-' diye merakla takip ediliyoruz.'' -''Once kendimizden emin olacagiz''- Hala da cok buyuk krizlerle ugrastiklarini belirten Davutoglu, sozlerini soyle surdurdu: ''Bir ates cemberinden geciyoruz. Batida ekonomik kriz var. Guneye ve doguya baktigimizda siyasal yapilarin cozuldugunu goruyoruz. Bulundugumuz cografyada bizim saglam bir sekilde zemine basmamiz lazim. Once kendimizden emin olacagiz. Sahip oldugumuz kadim birikimi de, icsellestirdigimiz modernite birikimini de en iyi bizim anladigimizdan emin olacagiz. 21. yuzyilin ilmi onderlerini yetistireceksek bu iki unsuru bunyesinde barindiranlarla yetistirecegiz. Sonra da bunlari bir araya getirip, kuresellesmenin butun sorunlarina cevap uretebilecegimiz bir cerceve olusturacagiz. Yeni uygulamalar ortaya koymadan bu yapiyi donusturme imkani yoktur. Bu anlamda bastigi yer dogruysa bir toplumun, ulkenin gelecege bakisi ve perspektifi de saglam olur.'' AA