Iran, Turkiye, Israil ucgeni ile Afrika
Hic kusku yok ki Israil, Iran ve Afrika'nin karsi karsiya bulunduklari meydan okumalar, Turklerin Osmanli ruyalarini gerceklestirmelerini saglayacak zemini hazirlayabilir.
Katar'dan yayin yapan el Cezire televizyonunun 23 Mayis 2010 tarihli internet sayfasinda, Hamdi Abdurrahman imzasiyla ve yukaridaki baslik altinda yayimlanan analizin cevirisi soyledir: Belki de Soguk Savasin bitiminin ardindan Afrika icin yapilan uluslararasi cekismenin en onemli ozelligi, Cin, Brezilya ve Hindistan gibi yukselen yeni guclerin bulunmasidir. Amerika'nin Afrika'ya yonelisinde, ekonomi ve guvenlikle ilgili itibarlarin egemen oldugu bir sirada -ozellikle de 11 Eylul'den sonra- hem ABD hem de Bati ulkeleri, Afrika'ya yonelik hareketlerinde, aslinda yukselen bu guclerin nufuzuna direnmeyi gizli bir hedef olarak belirlediler. Oyle gorunuyor ki Arap olmayan civar ulkeleri, tam olarak da Israil, Iran ve Turkiye, Arap bolgesinin icinde bulundugu zayif durumdan yararlanarak kendi bolgesel rollerini canlandiracak yeni araclarin arayisi icine girdiler. Afrika'ya yonelmek, tarihi ve ideolojik itibarlar uzerine kurulu imparatorluk sanini geri kazanmayi dusleyen bu uc ulkeyi birlestiren ortak bir ozellik olarak cikiyor karsimiza. Arap vatandasi, Ahmedinejad'in gecen yil Komorlar'i neden ziyaret ettigini sorgulayabilir. Oysa burasi, unutulmus bir Arap ulkesi. Oyle ki ulkede, Libya disinda hicbir Arap ulkesinin buyukelciligi yok. Arap yetkililer yuzlerini daima Amerika'ya ve Avrupa baskentlerine ceviriyorlarsa, Iran, Turkiye ve Israil'in resmi heyetleri de Afrika sehirlerini ziyaret etmeyi birakmiyorlar! Afrika'ya yonelik bu yeni hareketin nedeni ne? Peki bunun Arap bolgesine stratejik etkisi ne olacak? Iran ve Bati Izolasyonunun Kirilmasi Iran Devriminin ilk yillarindaki Afrika yonelimi ile Ahmedinejad'in simdiki yonelimi arasinda buyuk farklar oldugu goruluyor. Devrim Iran'i, Afrika'yi, yardima muhtac zayiflarin kitasi olarak goruyordu. Sekiz yila yayilan Iran-Irak savasi boyunca Iran, Afrika'ya farkli bir ideolojik cerceveden bakti. Afrika, BM sandalyelerinin ucte ikisini, tarafsizlar grubunun ise yarisini temsil ediyordu. Bu da Afrika'nin, Iran icin muhtemel bir muttefik olabilecegi anlamina geliyordu. Afrika ayrica, Iran devrim dusuncesinin benimsenebilecegi uygun bir alandi. Iran'in Afrika yonelimi, Cumhurbaskani Hasimi Rafsancani yonetiminde somutlasti. Rafsancani 1996 yilinda, beraberinde ekonomi bakanlari ve merkez bankasi baskanindan olusan ust duzey bir heyetle birlikte alti Afrika ulkesini ziyaret etti. Afrika'yla ekonomik iliskileri desteklemeye yonelik bu hareketin, reformcu Cumhurbaskani Muhammed Hatemi doneminde de devam etmesi normaldi. Zaten Hatemi de 2005 yilinda yedi Afrika ulkesini ziyaret etti. Raporlar, Afrika'ya dogru gelisen diplomatik atagin, Ahmedinejad doneminde net bir sekilde tirmanisa gectigini gosteriyor. Sadece 2009 yilinda Iranli ust duzey yetkililer, Afrika'ya yaklasik 20 ziyaret duzenledi. Iran diplomasisi, Afrika'da yeni nufuz bolgeleri kazanarak Bati'nin ambargosunu kirmaya calisiyor. Ornegin Senegal'in baskentinde "Hadro" adinda, Iran otomobillerinin uretildigi bir fabrika var. Iran huk