Irak'ta yapilan Libya'da yapilmamali

Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu, Turkiye'nin Libya icin hicbir fedakarliktan kacinmayacagini soyledi.

Davutoglu, Hilton Oteli'nde, gazete ve haber kanali temsilcileri ile bilgilendirme toplantisi duzenledi. Toplantida yaptigi konusmada Davutoglu, Ortadogu bolgesinde yeni bir ortak aidiyet, kader birliginin dogdugunu, Tunuslu biri kendini yaktigi zaman Bahreyn'de, Yemen'de yasayanlarin ayaga kalktigini, bu bolgenin insanlarinin artik her seyi takip ettigini ve birbirine bakarak tepki gosterdigini ifade etti. Tek bir grubun yonetmesi bile mumkun olmayan bir spontaneizmin, bir dogalligin olustugunu ve bunun gorulmesi gerektigini soyleyen Davutoglu, ''Bu dogal akisin karsisinda duran aktorler kaybedecekler. Oyle veya boyle, bugun veya yarin'' dedi. Butun bu olaylarin tek bir insanin ne kadar onemli oldugunu ortaya koydugunu belirten Ahmet Davutoglu, sozlerini soyle surdurdu: ''Devletlerin, toplumlarin, buyuk siyasi yapilarin degil, tek bir siradan bir insanin tarihi donusturebilme kabiliyetini ortaya koydu. O zaman tek bir insanin insan haklari konusunda da uluslararasi bir yeni konvansiyona ihtiyac var. O tek insanin gucu, kudreti cok onemli. Hak ve ozgurlukler de oradan cikiyor. Arap toplumu bunu kesfetti. 'Tek basima, agirligimi koyabilirim bu tarihe' dedi. Psikolojik bir devrim yasaniyor. Bu devrim, siyasal devrimlerden daha onemli.'' Arapca'nin dil olarak buyuk bir cazibesi oldugunu ifade eden Davutoglu, ''Dunyada eger insanlari harekete gecirmek istiyorsaniz Arapca... En siradan fikirleri bile buyuk fikirler gibi yansitabilirsiniz. Siir okuyacaksaniz Farsca ve Fransizca, eger insanlari harekete gecirecekseniz Arapca ve Almanca kullanacaksiniz'' dedi. Davutoglu, Wikileaks ve baska etkilerle Arap halklarinin kendi liderlerine olan guvenlerinin sarsildigini belirtti. Disisleri Bakani Davutoglu, demokratik bir Turkiye'nin, otoriter bir Misir'dan, Gazze olayina ya da Israil'e karsi cok daha guclu bir sekilde tepki verdigini vurguladi. -ORTADOGU'DA IC BARISIN SAGLANMASI- Ahmet Davutoglu, Turkiye'nin elinde gerekli bilgilerin bulundugunu, ancak gosterilebilecek bir tepkinin, dogabilecek sonuclarin hesap edilmesi gerektigini soyledi. Tunus'taki olaylarda hemen tepki verildigini hatirlatan Davutoglu, ''Tunuslu muhaliflerin hepsiyle irtibata gecilerek, bir mustesar yardimcisi gonderildi. Tunus ve Misir, Libya ve Yemen birbirine benziyor. Tunus'ta bir gecis donemi yasaniyor, ama gecis doneminde basta bulunan idareciler yine eski yoneticiler. Bizim oyle bir zamanlamayla oralara gitmemiz lazim ki halkla kurdugumuz gonul ve kader bagini sarsmamamiz lazim. Daha halk o yonetime, o gecis mesruiyetini vermeden once bizim gidip bir sey yapmamiz yanlis olur'' dedi. Turkiye ve Misir'in koklu devlet geleneklerine sahip iki ulke oldugunu ve yasanan olaylar sirasinda insani yardimda bulunmak istediklerini belirten Davutoglu, soyle konustu: ''Misir'da olaylar basladi. Misir'da olabilecek herhangi bir insani yardim ihtiyaciyla ilgili hazirlikli olmak uzere butun devlet kurumlarina yazi yazdik. Cunku Misir, Tunus gibi degil. 70 milyonluk buyuk bir kitle ve buyuk bir alana yayilmis buyuk bir aclik ve bir suru sey yasanabilir. Butun devlet kurumlarinin ellerindeki stoklari buna gore hazir tutmasi icin talimat verdik. Cunku bir kriz yasanirsa once biz ulasmaliyiz diye dusunuyoruz.''