İplerle bez üzerine işlenen Kur'an, Ramazan boyunca ziyaret edilebilecek
Suriyeli Mohammed Maher Hadri'nin iplerle bez üzerine işlediği Kur'an-ı Kerim, Ramazan ayında Başakşehirlilerle buluştu. Kontrol edilmesi ve ciltlenmesi 12 yıl süren Kur'an-ı Kerim, Ramazan ayı süresinde Sular Vadisi'nde kurulan stantta sergilenecek.
Suriyeli Mohammed Maher Hadri'nin iplerle bez üzerine işlediği Kur'an-ı
Kerim, Ramazan ayında Başakşehirlilerle buluştu. Kontrol edilmesi ve
ciltlenmesi 12 yıl süren Kur'an-ı Kerim, Ramazan ayı süresinde Sular
Vadisi’nde kurulan stantta sergilenecek.
Dünya’da iplerle
işlenen ilk Kur'an-ı Kerim olma özelliği taşıyan eser, altın renkli,
özel bir ip ile siyah bez üzerine işlendi. Sanatçı, Ramazan ayı
süresinde standa ip Kur’an-ı Kerim dışında hattat titizliğinde
hazırladığı farklı eserlerini de sergiliyor. Hadri, aynı zamanda standı
ziyaret edenlere isimlerini özel makinesinde iplerle işleyerek veriyor.
Suriye'nin Halep şehrinde terzilik yaparken içinde Kur'an-ı Kerim yazma
isteği uyandığını dile getiren Hadri, Kur'an yazma hikâyesini ise şöyle
anlatıyor;
"'Küçükken devamlı Kur'an yazmak istiyordum. Terzilik
mesleğini tam öğrendikten sonra Kur'an-ı farklı, özel bir şekilde
yazmak istedim. Eşimle hep istişare ederek planlar yaptım. İple, ilk
olarak, 'veme tevfigi, ille billeh' yazdım. Çok güzel bir görüntü ortaya
çıktı. Sonra Vakıa suresinin tamamını yazdım. Gören herkes çok beğendi.
Bundan sonra Kur'an-ı Kerim'i yazmayı aklıma koydum. Bu konuda eşimden
büyük destek gördüm. Çevremdeki insanlar ise benim deli olduğumu
düşündü. İnsanlara çok garip geldi. Beklemedikleri bir şeydi bu."
Mohammed
Maher Hadri, tamamlanması 12 yıl süren çalışmanın 8. yılında Kur’an-ı
Kerim’in yazımını bitirdi. Sanatçı tarafından özel makinesinde, ince bir
işçilikle yazılan ip Kur’an, tamamlandıktan sonra İslam âlimleri
tarafından 2 yıl süresince incelendi ve onaylandı. Ciltlenmesi ise 2 yıl
sürdü. Hadri, çalışmaya 2000 yılında tasarım yaparak başladığını
belirterek, ''12 cilt olarak tasarım yaptıktan sonra, bez üzerine
iplikle Kur'an-ı Kerim ayetlerini yazmaya başladım. Her bir ciltte 2,5
cüz oluşturdum. Boyu 80, eni 60 santimetre olan sayfaların üzerine
Kur'an-ı işleme işi 8 yılımı aldı. Sonra başa dönerek harf harf kontrol
ettim. Sonra işlediğim bu sayfalar 3 değerli İslam Âlimi tarafından
(Şeyh Ahmet Enis, Mustafa Celleddin, Muhammed Habeş) 2 yılda defalarca
kontrol edildi ve onaylandı. Hocaların kontrolünden sonra 2 yıl da
ciltlerin yapımı sürdü. Her bir cilt 15 kilogram geliyor. Harflerin
işlenmesinde altın renkli, özel bir ip kullandık. 12 yılın sonunda çok
arzu ettiğim esere kavuştum." diye konuştu.
Gençlere bu işi
öğretmek istediğini de belirten Hadri, "Suriye’deki olaylar nedeniyle
her şeyimi kaybettim. Tek kurtarabildiğim Kur’an-ı Kerim oldu. O nedenle
Türkiye’ye geldim. Bu sanatı gençlere öğretmek isterim. Makineyi
öğretirim ama önemli olan kişinin sanatçı bir ruha sahip olması. Oğlumun
bu işi öğrenmesini çok istedim ama onda sanatçı ruhu olmadığı için
öğrenemedi." dedi.